1. Hukuk Dairesi 2008/9027 E. , 2008/10504 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, ıslah dilekçesi ile tapuda davalılar adına kayıtlı 17 parsel sayılı taşınmazın 148.31 m2 lik bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile tapudan terkini isteğinde bulunmuştur. Davalı ..., davanın reddini savunmuş, diğer davalılar duruşmalara gelmemiş, bir cevapda vermemiş…
**1. Hukuk Dairesi 2008/9027 E. , 2008/10504 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, ıslah dilekçesi ile tapuda davalılar adına kayıtlı 17 parsel sayılı taşınmazın 148.31 m2 lik bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile tapudan terkini isteğinde bulunmuştur. Davalı ..., davanın reddini savunmuş, diğer davalılar duruşmalara gelmemiş, bir cevapda vermemişlerdir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın 148.31 m2 lik bölümünün keşfen saptanan kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılardan ... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali, sicil kaydının terkini isteklerine ilşikindir. Dosya içeriği ve toplanan deliller ile kayden davalılara ait çekişme konusu taşınmazın 148.31 m2 lik bölümünün 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca belirlenen kıyı kenar çizgisine göre tanımı aynı yasanın 4.maddesinde yapılan kıyıda kaldığı saptanmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla iç hukuk yönünden, gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. (Anayasa Md. 35/1, AİHS Ek Prot. 1-1). Türk Medeni Yasasının 683. maddesinde de bir şeye malik olan kimsenin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi belirtilmiş, malikin malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava konusu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı Kararında da ifade edildiği gibi, kıyılar doğal nitelikleri itibariyle herkesin kullanımına açık, diğer taraftan da bu nitelikleri nedeniyle özel mülkiyet alanı dışında ve özel mülkiyete konu olamayacak yerlerdir. Kıyılar, herhangi bir tahsis işlemine gerek olmaksızın doğrudan doğruya herkesin serbestçe yararlanmasına sunulmuş sahipsiz kamu mallarıdır. Bunun sonucu; kıyının zamanaşımı yoluyla kazanılması, tapu sicili hükümlerine bağlı tutulması, haczedilmesi mümkün değildir. Kıyılar, bu özelliklerinden dolayı Anayasanın 43.maddesinde ayrı bir bölümde düzenlenmiş, düzenlemede yukarıda sayılan nitelikler vurgulanmıştır. Bilindiği ve yukarıda sözü edilen yasa ve sözleşmelerin hakkı tanımlayan maddelerini takip eden fıkralarda ifade edildiği gibi, mülkiyet hakkı da kamu yararının bulunduğu hallerde sınırlandırılabilir veya tamamen kaldırılabilir.