4. Hukuk Dairesi 2010/5676 E. , 2011/5147 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/08/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya iç…
**4. Hukuk Dairesi 2010/5676 E. , 2011/5147 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/08/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, sahte belgeler ile konulan rehinin kaldırılması nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava dışı Vedat Kaygısız'dan 20.000,00 TL alacağı olan davacının, adı geçenin aracı üzerine rehin şerhi tescil ettirdiği, daha sonra henüz borç ödenmeden davacı adına düzenlenen sahte kimlik belgesi ile davalı noterde düzenlenen ibraname ile rehinin kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece benimsenen, satış sırasında kullanılan belgenin sahteliği konusunda, hukukçu bilirkişiden alınan raporda sahte belgenin aldatma yeteneğinin bulunduğu belirtilmiş ve bu rapora göre işlemin yapıldığı davalı Noter'in sorumlu olmadığına karar verilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 275. maddesi gereğince "mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." Bilirkişi, yargıcın bilgi ve uzmanlığı dışında teknik bilgi gerektiren konularda görüş ve uzmanlığına başvurulan kişi ya da kurumdur. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, sahte olduğu anlaşılan ve gerçeği ile arasında bazı farkların bulunduğu uzmanlık bilgisi gerektirmeyen kimlik belgesinin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığı konusunda Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığı'ndan alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.