Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından yapılan çalışmalar esnasında gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkili şirketin maddi za
DAVACI :VEKİLİ :DAVALI :VEKİLİ :DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)DAVA TARİHİ : 24/06/2022KARAR TARİHİ : 11/10/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil, ... ili ... ilçesinde .. Düğün Salonu ismi ile Düğün Salonu işletmesi ile uğraşmaktadır. Davalı şirket tarafından, .... nolu abonenin bağlı bulunduğu Müvekkile ait Düğün Salonunun elektrik enerjisi kaçak olarak tüketildiği gerekçesi ile farklı dönemlerde ...., ..., ... ve ...kodlu toplamda 121.923,84 TL tutarında 4 adet kaçak tahakkuku, aynı aboneye ilişkin olarak 70 adet "Y" kodu ile başlayan faturalar iki kat hesaplanarak 275.316,60 TL olarak Müvekkilin aboneliğine tahakkuk edilmiş olduğunu, davalı Şirket tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, EPDK Yönetmeliğine aykırı tahakkuk edilen faturalara ilişkin davalı kuruma yapmış oldukları başvuruda davalı şirket tarafından yapılan tahakkukların hatalı olmadığı gerekçesi ile taleplerinin reddedilmiş olduğunu, davalı Şirket tarafından, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, EPDK Yönetmeliğine aykırı tahakkuk edilen; 70 adet "Y" Fatura adı altında iki kat hesaplanarak toplam 275.316,60 TL tahakkuk eden faturaların düzeltilmesi, devamında farklı dönemlerde toplamda 121.923,84 TL tutarında 4 adet kaçak tahakkukunun iptali gerekmekte olup bu hususta davanın kabulüne karar verilmesini, öncelike; davadan sonra tahakkuk edecek olan elektrik faturalarının ödenmesi koşulu ile teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında dava sonunu kadar elektrik enerjisinin kesilmemesinei veya kesilmiş olan elektrik enerjisinin bağlanmasını; dava konusu 4 adet kaçak tahakkuku ve 70 adet "y" faturadan kaynaklı borca ilişkin icra takibi başlatılmamasını başlatılmış ise dava sonuna kadar takibin durdurulmasına yönelik tensip ile birlikte ihtiyati tedbir kararının verilmesini; devamında; Müvekkile ait .... nolu aboneliğe düzenlenen 70 adet "Y" Fatura adı altında iki kat hesaplanarak toplam 275.316,60 TL tahakkuk eden faturaların düzeltilmesi, devamında farklı dönemlerde toplamda 121.923,84 TL tutarında 4 adet kaçak tahakkukların iptaline karar verilmek üzere davanın kabulü ile tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş olduğu anlaşıldı. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi sayın mahkemeyi yanıltmaya yönelik ifadelerle dolu olduğunu, müvekkil şirketten celp edilecek olan belgelerden anlaşılacağı üzere davacının akım trafo uçlarını boşa alarak sayacın akım bilgilerini engellediği tespit edilmiş olduğunu, hal böyle iken kaçak elektrik tüketimi nedeniyle kendisine tahakkuk ettirilen kaçak tahakkuku ile ek tahakkuk bedelleri yönünden davacı tarafından dava açılmış olması davacının kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu, davacı taraf lehine verilmiş olan ihtiyati tedbir kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı adına verilen tedbir kararının, müvekkil şirket alacağı açısından ileride telafisi imkansız ve zor sonuçlar doğuracağından tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, arz ve izaha çalışılan nedenlerle; davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ... tarih, .... Esas, .... Karar sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı ve Mahkememizce de anılan karara atıf yapılmak suretiyle iştirak edildiği üzere; 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar..” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3.maddesinde; “Mal; Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar.Tüketici ise, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan kanunun 3/d maddesinde; “Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için; kanunun amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.Somut olayda; dosya kapsamında yer alan kaçak tespit tutanağı ile diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının abone grubunun “ticarethane’’ olarak belirtildiği, yine davacı vekili tarafından müvekkilinin büfe işlettiği ifade edilmiştir. Buna göre, eldeki davada davacının tüketici sıfatına haiz olmadığı ve davaya bakma görevinin tüketici mahkemesinin görevi kapsamında kalmadığı açıktır.Bu noktada öncelikle çözümlenmesi gereken husus davaya bakma görevinin hangi mahkemeye ait olduğudur.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir.