10. Hukuk Dairesi 2024/7617 E. , 2024/7979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2725 E., 2023/1093 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/192 E., 2022/186 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemes
**10. Hukuk Dairesi 2024/7617 E. , 2024/7979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2725 E., 2023/1093 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/192 E., 2022/186 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davacının sigorta başlangıç tarihinin 06.02.1979 olarak tespiti istemine ilişkindir. II. CEVAP Davalı SGK vekili, çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanması gerektiğini, bildirgenin tek başına çalışmayı kanıtlamadığını, tanık beyanlarının yeterli görülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 06.02.1979 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı SGK vekili, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının 06.02.1979 tarihinde ... Halıcılık San. ve Tic. A.Ş adına tescilli İzmit'de bulunan ... sicil sayılı "halı imalatı" işyerinde çalışmaya başladığının kanıtlandığı; davacının çıraklık sözleşmesi ile Çıraklık Meslek Okulu kaydının bulunmadığı; işe giriş bildirgesinde yer alan "çırak" ibaresinin 05.07.1977 tarihinde yürürlüğe giren 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu kapsamında tanımlanan çırak anlamında kullanılmadığı ve davacının tüm sigorta kollarına tabi olduğu, işe giriş bildirgesinin verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı.." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 06.02.1979 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2'inci, 3/II-B, 6'ncı,60'ıncı maddenin (G) bendi, 108'inci, 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4 üncü, 5 inci, 16 ıncı maddesi, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10 uncu maddesi, 14 üncü maddesi, Geçici 4 üncü maddesi hükümleridir. 506 sayılı Kanunun 108 inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. 506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür. Öte yandan aynı Kanunun 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35'inci maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir. 05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Yasasının 4’üncü maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanunun 5 inci maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir. Kanun'un 16. maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür. 19.06.1986 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10 uncu maddesinde, çırak olabilmek için 13 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak, en az ilkokul mezunu olmak, bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak koşullarına yer verilip, 14 üncü maddesinde, çıraklık süresinin 3-4 yıl olduğu ve bu sürenin mesleklerin özelliğine göre ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça belirleneceği kesintisiz olarak devam edeceği, Geçici 4 üncü maddesinde ise Kanunun 25 inci maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yıl başından itibaren başlanacağı, bu tarihe kadar olan sürede primlerin işyeri sahiplerince ödenmesine devam edileceği düzenlemesi yer almaktadır. Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; Ankara, 1977 Baskı, s;130). 3. Değerlendirme 1.Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının 02.06.1965 doğumlu olup adına verilen 06.02.1979 tarihli işe giriş bildirgesi tarihinde 13 yaşında olduğu, dava dışı ... Halıcılık Tic.A.Ş. ünvanlı 28456 sicil numaralı iş yerinden davacı adına verilen 06.02.1979 tarihinde çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin üzerinde el yazısı ile "çırak" ibaresinin yazılı olduğu, halı imalatı konulu işyerinin 10.02.1978-31.07.1983 arası kanun kapsamında olduğu, işyerinden verilen 1979/1. dönem bordrosunda davacının adının bulunmadığı,meslek eğitim merkezi müdürlüğünün davacı adına bir çıraklık kaydına rastlanmadığının bildirildiği,öte yandan dinlenen tanıklardan ...'ın beyanında,kendisinin adresini hatırlamadığı üst sokağında halıcılık atölyesinde 12 yaşından sonra ilkokul bitince çalışmaya başladığını, birkaç yıl sigortasız olarak halı örme işçisi olarak çalıştığını, çırak olarak başladığını söylemişse de herhangi bir çıraklık eğitimi almadığını, çıraklıktan kastının halı örme işiyle ilgili herhangi bir şey bilmeden orada başladıkları olduğunu, orada işi öğrendiklerini belirttiği, diğer tanık ... beyanında, halı atölyesinde hangi tarihte çalıştığını hatırlamadığını, ancak 18-19 yaşlarında olduğunu, 5 yıl süreyle çalıştığını, işe çırak olarak başladığını, çıraklıktan kastının tecrübesiz halı dokuma işinde hiçbir şey bilmeden işe başlamak olduğunu, işi orada çalışan ustalardan öğrendiğini, yoksa herhangi bir çırak okuluna gitmişliği yada çıraklık eğitimi almışlığının olmadığını, halı atölyesinde başlayanların genelde tecrübesiz olduğunu ve tecrübesiz başlayanlara da aralarında çırak dediklerini, işi öğrenince usta olduklarını, kendisinin 1 ay sonra usta olduğunu gelenlere işi öğretmeye başladığını, davacının kendisinden tahminen 1 ay kadar sonra işe başladığını, onun da kardeşi Yaseminin yanında işi öğrendiğini beyan ettiği görüldüğünden, davacının işe başladığı yani dava konusu ettiği tarihte henüz işi bilmediği, işi öğrenmeye başladığı, işyerindeki ustalardan belli bir süre işi öğrendikten sonra üretime yönelik şekilde çalıştığı anlaşılmakla buna göre, dava konusu 06.02.1979 tarihinde çırak olarak işi öğrenmeye yönelik çalıştığı anlaşılan davacının davasının reddi gerekirken kabulüne ilişkin kurulan hüküm usul ve Kanun'a aykırı olup bozulması gerekmektedir. 2.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.