DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1150 E. , 2024/1012 K. T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1150 Karar No : 2024/1012 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Seyahat Mobilya Gıda Emlak Petrol Ürünleri Elektronik Sigortacılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin.....…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1150 E. , 2024/1012 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1150 Karar No : 2024/1012 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Seyahat Mobilya Gıda Emlak Petrol Ürünleri Elektronik Sigortacılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, tapu senedinde ana gayrimenkulün niteliği "arsa", bağımsız bölümlerinin niteliği "apart tatil ünitesi" olan taşınmazın, kat irtifakı tesis edilmek ve "konut" olarak inşa edilmek suretiyle satılan ve fiilen konut olarak kullanılması nedeniyle teslimleri indirimli orana tabi olarak gerçekleştirilen bağımsız bölümleri "apart tatil ünitesi" niteliğinde olduğundan bu teslimlerin "konut teslimi" olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle 2015 ila 2017 yıllarından sonraki yıllara devreden katma değer vergisinin azaltılması, 2015 ila 2018 yıllarına ilişkin özel usulsüzlük cezaları kesilmesi, 2018 yılının muhtelif dönemlerinde vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri tarh edilmesi gerektiğine yönelik tespitleri içeren vergi inceleme raporlarının iptali ile önceki yıllardan devreden katma değer vergisinin azaltılmasına yönelik tespitler dikkate alınarak 2020 yılının Ağustos dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesinde önceki dönemden devreden katma değer vergisinin 1.717.960,53 TL olarak dikkate alınması gerektiğini bildiren... tarih ve ... sayılı işlemin iptaliyle istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 28. maddesinin 6322 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değiştirilen ve uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte bulunan hali şu şekildedir: "Katma değer vergisi oranı, vergiye tabi her bir işlem için % 10'dur. Bakanlar Kurulu bu oranı, dört katına kadar artırmaya, % 1 'e kadar indirmeye, bu oranlar dahilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası ve inşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkilidir." 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 28. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan ve 30/12/2007 tarih ve 26742 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 24/12/2007 tarih ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki "Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Karar"ın 1. maddesinde, mal teslimleri ile hizmet ifalarına uygulanacak katma değer vergisi oranlarının a) ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere, vergiye tabi işlemler için %18, b) ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, c) ekli (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8 olarak tespit edildiği belirtilmiştir. (I) sayılı listenin (11) numaralı bendinde, net alanı 150 metrekareye kadar konut teslimleri ile belediyeler, il özel idareleri, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve bunların % 51 veya daha fazla hissesine ya da yönetiminde oy hakkına sahip oldukları işletmeler tarafından konut yapılmak üzere projelendirilmiş arsaların (sosyal tesisler için ayrılan bölümler dahil) net alanı 150 metrekarenin altındaki konutlara isabet eden kısmının %1 olarak vergilendirileceği belirtilmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgeler şu şekildedir: i. Davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parsel'de bulunan arsada net alanı 150 m² altında olan yapılar inşa edilmiştir. ii. Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporlarında, taşınmazın niteliği tapu k...da "apart tatil ünitesi" olduğundan yapılan teslimlerin konut teslimi olarak kabul edilemeyeceği tespit edilmiş, bu teslimler nedeniyle %18 oranında katma değer vergisi hesaplanması gerektiği sonucuna ulaşılmış, 2015 ila 2019 yıllarından sonraki yıllara devreden katma değer vergisinin azaltılması suretiyle 2015 ila 2019 yıllarına ilişkin katma değer vergisi beyan tablosu yeniden düzenlenmiştir. iii. Davalı idarece, anılan vergi inceleme raporlarında önceki yıllardan devreden katma değer vergisinin azaltılmasına yönelik tespitler dikkate alınarak 2020 yılının Ağustos dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesinde önceki dönemden devreden katma değer vergisinin 1.717.960,53 TL olarak dikkate alınması gerektiğini bildiren ...... tarih ve ... sayılı işlem tesis edilmiştir. Davacı tarafından 6736 sayılı Kanun ve 7143 sayılı Kanun uyarınca matrah artırımında bulunulduğu dolayısıyla ilgili yıllara ilişkin vergi incelemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. 6736 sayılı Kanun ile 7143 sayılı Kanun'un 5. maddelerinin (3) numaralı fıkralarının (e) işaretli bentlerinde "Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır." kurallarına yer verilmiştir. Davacı tarafından matrah artırımında bulunulması, anılan kurallar uyarınca indirimli orana tabi teslimleri nedeniyle iade işlemleri ve sonraki döneme devreden katma değer vergisi yönünden inceleme ve tarhiyat yapılmasına engel olmadığından, davacının ileri sürdüğü bu iddiaya itibar edilmemiştir. a) Davacı adına tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden yapılan inceleme: Taşınmazlar tapuda "apart tatil ünitesi" olarak tescil edilmiş, yapı kullanma izin belgesinde ise "clup apart" olarak nitelendirilmiştir. Bu durumda, teslimi yapılan bağımsız bölümlerin konut olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmadığından ve yapılan teslimler %18 oranında katma değer vergisine tabi olduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacı tarafından taşınmazların fiili kullanımının konut olduğu ileri sürülmüş ise de teslim edilen taşınmazlara ait tapu senetlerinde ve yapı ruhsatında bağımsız bölümlerin niteliği apart tatil ünitesi olarak belirtildiğinden bu iddiaya itibar edilmemiştir. b) Vergi inceleme raporlarının iptali istemi yönünden yapılan inceleme: Dava konusu edilen vergi inceleme raporları, vergi dairesi tarafından yapılacak tarhiyata ve diğer işlemlere dayanak bir ön işlem niteliğinde olduğundan ve vergi inceleme raporları uyarınca yapılacak cezalı tarhiyatın veya tesis edilen işlemlerin tebliği üzerine, bu işlemlere karşı açılacak davada hukuka aykırılık iddiaları ileri sürülebileceğinden, dava konusu edilen vergi inceleme raporlarının idari davaya konu edilebilecek kesin ve icrai nitelikte bir işlem olmadığı sonucuna varılmıştır. c) Karar Sonucu: Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden davayı reddetmiş, vergi inceleme raporlarının iptali istemi yönünden davayı incelenmeksizin reddetmiştir. Davacının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu vergi mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istemi reddetmiştir. Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 13/12/2022 tarih ve E:2021/4563, K:2022/6361 sayılı kararı: a) Temyiz istemine konu Vergi Dava Dairesi kararının, Mahkeme kararının, ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "Vergi indirimi" başlıklı 29. maddesinin (2) numaralı fıkrasının uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte bulunan halinde, "Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tabi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez. Şu kadar ki, 28 inci madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51'i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödenir. Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edilir. ... Maliye Bakanlığı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." düzenlemesine yer verilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmıştır. Vergilendirme işlemi yapılırken kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin biçimselliğinin ötesine geçilerek taraflar arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin mahiyetinin araştırılması gerekmektedir. Gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunanların ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılabilir. Dosyada yer alan bilgi ve belgeler şu şekildedir: i. Davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parsel'de (... Ada ... Parsel) bulunan arsa üzerinde net alanı 150 m² altında olan bağımsız bölümler inşa edilmiş ve bu bağımsız bölümler kat irtifakı kurulmak suretiyle teslime konu edilmiştir. ii. Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda, tapu kayıtlarına göre bağımsız bölümlerin niteliğinin "apart tatil ünitesi" olduğu belirtilerek taşınmazların konut olarak teslime konu edilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. iii. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile taşınmaz üzerinde irtifak hakkı kurulmasında sakınca bulunmadığı belirtilmiştir. Bunun üzerine ilgili bağımsız bölümler, kat irtifakı tesis ettirilmek suretiyle satılmıştır. iv. Bağımsız bölümleri satın alan alıcılar konutun finansmanında konut kredisi kullanmıştır. v. Alıcıların ikametgah adresi ilgili bağımsız bölümlerin bulunduğu adrestir. Alıcılar tarafından bu taşınmaz üzerinden elektrik ve su kullanımına ilişkin abonelikler yaptırılmıştır. Ayrıca bu taşınmazların, zorunlu deprem sigortaları da bulunmaktadır. vi. Bir alıcının şahsi borcu nedeniyle icra dairesi tarafından satışa çıkarılan bağımsız bölümler de ayrıca mevcuttur. vii. ... Mahallesi Muhtarınca düzenlenen 28/05/2018 tarihli tutanakta tüm bağımsız bölümlerin hak sahipleri tarafından yazlık konut olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. viii. ... Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında ilgili adreste bulunan taşınmazlar için herhangi bir iş yeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığı belirlenmiştir. ix. ... Vergi Dairesi Müdürlüğünce yapılan ... tarihli yoklamada, "... Ada... Parsel'de (... Ada ... Parsel'de)" yapılan inşaatta 1.000 adet mesken bulunduğu, 2014 yılı içinde her blokta yirmi mesken olmak üzere sekiz bloktaki meskenlerin inşaatının tamamlandığı, bu meskenlerin tümünün (2+1) olacak şekilde inşa edildiği, anılan meskenlere firma tarafından bir adet klima takıldığı, başka bir beyaz eşyanın teslim edilmediği, (1) numaralı Blok 9 No.lu bağımsız bölümün, 2015 yılında 90.000,00 TL bedelle ... tarafından satın alındığı tespit edilmiştir. x. Alıcılardan biri olan ... nezdinde 26/04/2017 tarihinde yapılan yoklamada, ilgili şahsın davacı şirketin ilgili yerdeki inşaatından 135.000,00 TL'ye apart daire satın aldığı, 82.500,00 TL kredi çektiği tespit edilmiştir. Diğer alıcılardan ...hakkında yapılan yoklamalarda da benzer tespitler yapılmıştır. Ayrıca...'in yoklama anındaki adreslerinin ... Ada ... Parsel'de (yeni ... Ada ... Parsel'de) yer alan bağımsız bölümler olduğu görülmüştür. xi. Davacı şirketin 2012 yılında yaptığı teslimlerden doğan iade talepleri davalı idarece kabul edilmiştir. xii. Vergi inceleme raporunda dayanak olarak gösterilen İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı özelgesinde imar planında konut alanı olarak tahsis edilmeyen alanlarda konut amaçlı kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmemesi gerektiği yolundaki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğüne ait... tarih ve...sayılı Genelge'nin dayanak alındığı görülmüştür. Ancak bu Genelge, ... tarih ve ...sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırılmıştır. Olayda, davacı şirketin inşa ettiği bağımsız bölümlerin niteliğinin tapu k...da "apart tatil ünitesi", yapı ruhsatında ise "apart otel" olduğu görülmüştür. Bağımsız bölümlerin apart otel olarak yaptırılması amaçlanmış olmakla birlikte konut olarak kullanıma uygun projelendirilen, yapıldıktan sonra da konuta çevrilerek kat irtifakına geçilen ve teslim anında konut olarak kullanıldığı tartışmasız olan taşınmazların tesliminde indirimli oran üzerinden katma değer vergisi hesaplanması gerektiğinden, davacı adına tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemde hukuki isabet görülmemiştir. Bu nedenle temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. b) Temyiz istemine konu Vergi Dava Dairesi kararının, Mahkeme kararının, vergi inceleme raporlarının iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme: Uyuşmazlıkta, vergi inceleme raporlarıyla, 2015 ila 2018 yıllarından sonraki yıllara devreden katma değer vergisinin azaltılması, 2015 ila 2018 yılları için özel usulsüzlük cezaları kesilmesi ve 2018 yılının Nisan ve Haziran dönemleri için bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarh edilmesi önerilmiştir. Anılan raporların devreden katma değer vergisinin azaltılmasına ilişkin işlemler açısından davacı şirketin menfaatini etkileyen idari davaya konu olabilecek, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinde olduğu dikkate alındığında anılan raporların iptali istemi yönünden davacı adına yapılan tarhiyata ilişkin açılan davalar ile iade istemine reddine dair işlemlere karşı açılan davalarda verilen kararlar dikkate alınmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. c) Karar Sonucu: Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararını bozmuştur. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Teslime konu bağımsız bölümler, kat irtifakı tesis edilmek ve "konut" olarak inşa edilmek suretiyle satıldığından ve bağımsız bölümler fiilen konut olarak kullanıldığından teslimlere uygulanacak katma değer vergisi oranının fiili kullanım durumuna göre belirlenmesi gerekmektedir. Davalı idarece, 2012 yılında yapılan teslimlerin konut teslimi olarak kabul edilmesi suretiyle talep edilen katma değer vergisi iadesi gerçekleştirilmiş ancak gelinen aşamada görüş değişikliğine gidilerek sonraki yıllarda yapılan iade istemi reddedilmiştir. Görüş değişikliğine gidilerek vergilendirme yapılması Anayasa'nın 73. maddesinde düzenlenen vergilerin kanuniliği ilkesine, hukuki güvenlik ve hukuki öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olduğundan herhangi bir iş yeri açma ve çalışma ruhsatına bağlanmayan taşınmazların konut olarak kullanıldığının kabulü gerekmektedir. İnşa edilen taşınmazlardan biri hakkında icra müdürlüğünce satışı esnasında %1 katma değer vergisi oranının uygulanmasına karşın davalı idarece diğer taşınmazlar yönünden yapılan teslimler bakımından %18 katma değer vergisi oranının esas alınması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Belirtilen nedenler ve Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen kararın dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 28. maddesinde, yürütme organına katma değer vergisi oranının, teslime konu edilen taşınmazların fiili kullanım durumuna göre belirlenebileceğine yönelik herhangi bir yetki verilmemiştir. Nitekim, anılan yetkiye dayanılarak çıkarılan 24/12/2007 tarih ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki Karar'da da taşınmaz teslimlerinde uygulanacak oran, taşınmazların fiili kullanım durumuna göre değil hukuki durumuna göre belirlenmiştir. 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yer alan "Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder." şeklindeki kuralın, vergi kanunlarında verilen yetkiye istinaden tesis edilen düzenleyici işlemler yönünden de uygulanacağı izahtan varestedir. Buna göre Karar'da yer alan "konut" ifadesinin lafzi yorum yöntemine göre yoruma tabi tutulması gerekir. Dolayısıyla Karar'daki "konut" ifadesi, konut olarak inşa edilmek üzere yapı ruhsatına bağlanan taşınmazları kapsamaktadır. Bu durumda yapı ruhsatında belirlenen niteliğe ve bağımsız bölümlere ait tapu siciline göre "apart tatil ünitesi" olan taşınmazların "konut olarak kullanılması", bu taşınmazların tesliminde "hukuki duruma" göre konut olan taşınmazlara ilişkin katma değer vergisi oranının uygulanmasına imkan sağlamaz. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Diğer taraftan, ısrar kararının, Mahkeme kararının, vergi inceleme raporlarının iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrası yönünden de temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1-Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 2-... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3- Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri ve Kanun'a ek (3) sayılı Tarife uyarınca maktu harç alınmasına, 4-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.