T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1692 - 2026/79 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1692 KARAR NO : 2026/79 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23.06.2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/10…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1692 - 2026/79 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1692 KARAR NO : 2026/79 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23.06.2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/1095 E., 2025/704 K. TALEP : Konkordato KARAR TARİHİ : 22.01.2026 YAZIM TARİHİ : 22.01.2026 Konkordato talep eden vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Konkordato talep eden vekili özetle: Müvekkili şirketin kurulduğu 2021 yılından beri faaliyetlerini önemli ölçüde kar ederek sürdürdüğünü, yıllarca birçok kamu kurum ve kuruluşları dahil özel sektöre yüzlerce mal ve hizmet verildiğini ve tamamının bitirildiğini, ülkeyi etkisi altına alan enflasyonist ortam ve durgunluk nedeniyle, girdi maliyetlerinin önemli oranda arttığını, mal tedâriğinin hızlı bir şekilde sağlanması için finans ihtiyacı duyulmuş ise de kredi temininde zorluk yaşanmaya başlandığını, aynı zamanda özellikle kısa vadeli banka kredi borçlarının yarattığı finans yükü ile ticari alacakların tahsilatlarındaki gecikmeler nedeniyle ödeme güçlüğü içerisine düşüldüğünü, enflasyonun etkisi ile zor duruma düşülmesi, tedarikçi firmaların alım şartlarını zorlaştırması ve ödeme vadelerini kısaltması nedeniyle, ürün tedariğinin çok daha maliyetli tutarlar ile yapılmaya başlandığını, teklifte sunulan düzenlemelerle alacaklılardan tenzilat talep edilmeksizin faizsiz vade tekliğinde bulunulduğunu, kanunun maksadının bu yöntemle öncelikli olarak alacaklıların alacağına kavuşmasını esas aldığını ve alacaklıların yararına öncelik veren bir kurum olduğunu, taleplerinin İİK m. 285 ve devamı maddelerinde belirtilen konkordato kapsamına ve kanun gerekçesine uygun olduğunu, ayrıca şirketin marka değeri ve iş yapma potansiyeli ile ülke ekonomisine de faydası olduğunu, elindeki tecrübeli kadro ve yöneticilerin 30 yıllık tecrübesi ile önemli projelere imza attığı ve hali hazırda bir çok sipariş olduğu dikkate alındığında konkordato taleplerinde alacaklılar ile şirketin karşılıklı menfaatlerinin yanı sıra ülke ekonomisi ve kamu yararının da olduğunu iddia ederek, geçici mühlet, akabinde de kesin mühlet ve konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...2004 sayılı İİK 292; "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir. a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, c)Borçlu, 297 ncı maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa, d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.” düzenlemesini havidir. Bu itibarla, konkordato projesinin gerçekleşme imkanının bulunmadığının komiserler kurulunda açıkça belirtildiği, bu durumda kesin mühlet verilmesinin alacaklıların zararına olduğu, anlaşıldığından, davacı şirketin konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiştir. 2004 sayılı İİK'nun 308. maddesinde; "Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Konkordato komiserler kurulu raporu incelendiğin de; kesin mühlet tarihinden bugüne kadar projede belirlenen işlere başlanılmadığı, herhangi bir üretim de yapılmadığı, diğer bir ifade ile süreç içerisinde şirket tarafından herhangi bir fon yaratılmadığı, komiserler kurulu tarafından yapılan tespitte Aksaray’daki fabrikadaki makine ve tesisatların Komiserler Kurulunun bilgisi dışında bilinmeyen bir adrese taşındığı, bu durumun alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik bulunduğu, bu nedenle borçlu şirketin iyi niyetli olmadığı, bu haliyle konkordatonun başarıya ulaşmasına ilişkin koşulların bulunmadığı, davacı şirketin borca batık olduğu değerlendirilmiş ve şirket hakkında iflas kararı verilmesi yönünde vicdani kanaatine varan Mahkememiz takdiren şirketin iflasına..." karar verilmiştir. Konkordato talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle: Konkordato komiser heyeti raporunda, kesin mühlet tarihinden itibaren ticari faaliyette bulunulmadığı ve bu nedenle konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı yönünde değerlendirme yapılmış ise de, bu değerlendirmenin müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği inşaat ve havalandırma sektörünün mevsimsel niteliği göz ardı edilerek yapıldığını, kesin mühlet süresinin kış dönemine denk gelmesi nedeniyle fiili üretim ve uygulama yapılmasının objektif olarak mümkün olmadığını, müvekkili şirketin mühlet süresi boyunca pasif kalmadığını, şirket envanterinde yaklaşık 50 ton hammadde bulunduğunu, bu hammaddenin döviz kurunun düşük olduğu dönemde temin edildiğini, işlenerek satışa konu edilmesi halinde %70’e varan kâr marjı ile ciddi nakit akışı sağlanmasının mümkün olduğunu, bu hususun ara raporda dikkate alınmadığını, müvekkili şirket pasifinde yer alan ve toplam 5.649.000 TL bedelli 12 adet çekin piyasadan geri alındığını, ayrıca ... İnşaat A.Ş. ile yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin karşı tarafça ifa edilmemesi nedeniyle 9.500.000 TL bedelli çeklerin de iade alındığını, bu çeklerin şirket borçlarından düşülmesi gerekirken raporda bu önemli azalmanın hesaba katılmadığını, müvekkili şirketin toplam 6.393.376,05 TL tutarında KDV iade alacağının bulunduğunu, YMM onaylı belgelerin dosyaya sunulmasına rağmen bu alacakların aktif yapıya etkisinin raporda değerlendirilmediğini, son üç aylık işçi ücretlerinin ödenmediği yönündeki tespitin gerçeği yansıtmadığını, işçilerin ücretlerinin bir kısmının SGK, kalan kısmının ise üst işveren ... Tarım Kimya Gıda Pazarlama San. ve Tic. A.Ş. tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin, mühlet süresi içinde maruz kaldığı ciddi tehditler ve çalışanların can güvenliği riski nedeniyle fabrikasını Aksaray’dan Ankara’ya taşımak zorunda kaldığını, ara raporda dahi müvekkil şirketin alacaklıları zarara uğratma kastıyla hareket etmediğinin kabul edildiğini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağına dair kanaatin rapor tarihi itibarıyla erken olduğunu, ilk derece mahkemesince itiraz ve beyanların dikkate alınmadan kesin mühletin kaldırılması ve iflas kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, İİK m. 285 vd. uyarınca geçici mühlet, akabinde kesin mühlet ve neticesinde konkordatonun tasdikine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; konkordato talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile kalan 116,60 TL harcın konkordato talep edenden alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) Konkordato talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK m. 293/3 göndermesi ile uygulanması gereken m. 164/2 uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22.01.2026 Başkan Üye Üye Katip