11. Hukuk Dairesi 2019/3688 E. , 2020/2365 K. "" MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2017 tarih ve 2015/285 E- 2017/419 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/05/2019 tarih ve 2018/1100 E- 2019/572 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi…
**11. Hukuk Dairesi 2019/3688 E. , 2020/2365 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2017 tarih ve 2015/285 E- 2017/419 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/05/2019 tarih ve 2018/1100 E- 2019/572 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin her türlü gübre solüsyonları ile tarım ve bahçecilikte kullanılan verimi artırmaya yönelik kimyasal solüsyonların imal ve satışı ile uğraşan, tanınan bir kuruluş olduğunu, müvekkilinin faaliyetlerini tescilli markaları ile sürdürdüğünü, Türkiye’de 13.08.1999 tarih ve 99 013286 sayılı "KTS", 12.12.2011 tarih ve 2011/108974 sayılı "KTS", 30.12.2013 tarih ve 2013/108034 sayılı "KTS" ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, müvekkili şirket ile aynı işkolunda olan davalının "KTS" markasının müvekkiline ait olduğunu bildiğini, ancak "KTS" markalarının aynısını ve/veya iltibas yaratacak düzeyde çok yakın benzerlerini müvekkilinden izin almaksızın imal edip satışa arz ettiğini, davalı her ne kadar kanunu dolanmak gayesi ile "KTS" ibaresinin yanına üretici firma adını eklemiş ise de davalının ürünlerini satmasını sağlayan unsurun "KTS" markası olduğunu, davalı eylemlerinin marka tescilinden doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı eylemlerinin haksızlığının tespitine, haksız rekabetin men’ine, markaya tecavüzün ref ve men’ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 10.000 TL manevi, şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini ıslah ederek 20.000 TL'ye yükseltmiştir.