TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2023 NUMARASI : 2022/521 Esas 2023/186 Karar DAVA : Rücuen Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2022 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2026 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı …
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1897 Esas 2025/1449 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1897 KARAR NO : 2025/1449 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2023 NUMARASI : 2022/521 Esas 2023/186 Karar DAVA : Rücuen Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2022 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2026 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı aracın trafikte seyir halinde iken davalıya ait rögar kapağının yerinden çıkması sonucu karıştığı trafik kazasında hasara uğradığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, sigortalıya ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.056,55 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kasko sigortalı aracının trafikte hız kurallarına uyup uymadığının önem arz ettiğini, normal seyir halinde olan bir sürücünün rögar kapağının üstünden geçerken rögar kapağının açılmasının söz konusu olmayacağını, araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı kasko sigortalısına ait aracın trafikte seyir halindeyken rögar kapağının yerinden çıkması suretiyle hasara uğraması ile sonuçlanan tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, oluşan trafik kazasında dava dışı araç sürücüsünün kusurunun bulunmayıp, kazanın rögar kapağının asfalt ile koruma altına alınan kasketine iyi oturtulmaması ve sabitlenmemesi sebebiyle yerinden çıkması suretiyle meydana geldiği, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin yanında ASKİ Genel Müdürlüğü'nün Bakanlar Kurulunun 11/03/1987 tarih ve 87/11594 sayılı kararının 1. maddesi ile Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olarak kurulduğu, Teşkilat Yönetmeliğinin 4. maddesinde yer alan "Ankara Belediyesi sınırları içinde Kuruluş Kanunu ve Diğer Kanunlarla verilen su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek" olarak yapılan görev belirlemesi karşısında, hasara neden olan rögar kapağının, ASKİ'nin bakım ve sorumluluğunda olduğu da nazara alınarak gerekli denetimi yapmayan davalının kazanın oluşumunda %100 kusurlu bulunduğu, davalının hasar gören sigortalı araçta oluşan hasarın boyutu ve olay tarihi itibariyle piyasa rayiçleri dikkate alındığında yerinde ve uygun olduğu teknik bilirkişi raporuyla anlaşılan 20.056,55 TL miktarlı ödeme nedeniyle davalıya rücu etmekte haklı olduğu, 20.056,55 TL hasar bedelinin davalı tarafça karşılanması gerektiği, davalının tacir olduğu, avans faizi ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.056,55 TL'nin 26/04/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin üzerine düşen görevini yerine getirerek rögar kapaklarını düzenli bir şekilde kontrol ederek kullanışlı hale getirdiğini, konu ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda söz konusu yerde rastlanılan bir arıza kaydının olmadığını, kırılmadan veya çalınmadan dolayı herhangi bir baca kapağı değiştirme işlemi yapılmadığını, kazadan dolayı olay günü Bölge Şube Müdürlüğüne herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, müvekkilini ilgilendiren bir kazada personellerinin imzasının bulunduğu bir tutanağın olmadığının tespit edildiğini, araç sürücüsünün ise aracının hızını yol, trafik ve görüş durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak dava konusu trafik kazası sonucu oluşan hasarın artışına sebebiyet verdiğini, Kara Yolları Trafik Kanunun 52. maddesinin b bendi uyarınca araç sürücülerinin hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmakla yükümlü olduğunu, oysaki araç sürücüsü görüşe açık yolda, aracının hızını yol ve trafik durumunun seyrine göre ayarlamaksızın, kısa mesafede frenle durabilecek bir hızla seyretmeyerek Karayolları Trafik Kanunun 52. maddesinin b bendine aykırı davranarak dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde araç kullanmak suret ile dava konusu kazanın oluşmasına ve hasarın artışına sebebiyet verdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; TTK'nun 1472. maddesi uyarınca kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek, eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kaza tespit tutanağı, kasko sigortalı aracın hasarlı fotoğrafları, kasko sigorta poliçesi, kasko ekspertiz raporu, davacı ödeme dekontu, yargılama aşamasında makine mühendisi ve sigortacı bilirkişi heyetinden alınan 15/01/2023 tarihli bilirkişi rapor, ibraname, sigortalı araç ruhsatı dosya içerisinde yer almaktadır. Davacı tarafından sigortalı aracın tamirini yapan servise 26/04/2022 tarihinde 20.056,55 TL ödendiği banka dekontuyla sabittir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunda; davalının hizmet alanı içerisindeki mevcut içme ve kullanma suyu, atık su ve yağmursuyu hatlarını ve şebekelerini aktif halde tutmak için gerekli çalışmaları yapmak ve yaptırmanın davalı kurumun görev, yetki ve sorumluluğunda bulunması sebebiyle davalının herhangi bir arıza ihbarını beklemeden mevzuatın yüklemiş olduğu sorumluluk dahilinde rögar kapaklarının sağlam, montajlarının düzgün, zaman içerisinde bağlantı noktalarının aşınıp aşınmadığını denetlemek zorunda olduğu, meydana gelen olayda, olay yerinde oynar durumda bulunan rögarın kapak montajını düzgün yapmayan ve denetlemeyen davalının olayın meydana gelmesine neden olduğundan ve bu bağlamda KTK'nun 13. maddesini ihlal etmesinden dolayı olayda %100 oranında kusurlu bulunduğu, rögar kapaklarının denetimi davalıya ait bulunduğundan dolayı yolun bakım ve onarımından sorumlu kuruluşun herhangi bir kusuru bulunmadığı, olay mahallinde seyir halinde bulunan sigortalı araç sürücüsünün seyri sırasında rögar kapağına karşı mevcut şartlarda alabileceği herhangi bir tedbirinin olmaması nedeniyle kusuru bulunmadığı, 20.056,55 TL tazminat ödemesinin araçta oluşan hasar, olay tarihi itibarıyla piyasa rayiçlerine göre yerinde olduğu tespit edilmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracın trafikte seyir halinde iken davalıya ait rögar kapağının yerinden çıkması nedeniyle rögar kapağına çarpması sonucu hasara uğradığını, sigortalıya ödenen hasar bedelinden davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın trafikte seyir halinde iken rögar kapağının yerinden çıkması nedeniyle rögar kapağına çarpması sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından sigortalıya ödendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. İstinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, sigortalı araçta hasar oluşmasında davalının kusurunun bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklanmaktadır. Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmesi davalının meydana gelen trafik kazasında kusurlu olması halinde mümkündür. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunda, davacının kasko sigortacısı olduğu aracın trafikte seyir halinde iken davalıya ait rögar kapağının yerinden çıkması sonucu rögar kapağına çarparak hasara uğradığı, davalının herhangi bir arıza ihbarını beklemeden mevzuatın yüklemiş olduğu sorumluluk dahilinde rögar kapaklarının sağlam, montajlarının düzgün, zaman içerisinde bağlantı noktalarının aşınıp aşınmadığını denetlemek zorunda olduğu, meydana gelen olayda, olay yerinde oynar durumda bulunan rögarın kapak montajını düzgün yapmayan ve denetlemeyen davalının olayın meydana gelmesine neden olduğundan ve bu bağlamda KTK'nun 13. maddesini ihlal etmesinden dolayı olayda %100 oranında kusurlu bulunduğu tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliğe sahiptir. Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun kusur yönünden ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gibi, olayın gerçekleşme şekline de uygun bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu sigortalı araçta meydana gelen hasar tespiti yönünden ayrıntılı ve denetime elverişli incelemeyi içermemekte ise de, davalı vekilinin istinaf itirazının sadece kusura yönelik olduğu anlaşıldığından bu husus istinaf incelemesine konu edilmeyerek eleştirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 1.370,06 TL istinaf karar harcıdan peşin alınan 343,00 TL nispi istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 1.027,06 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -