11. Hukuk Dairesi 2024/1673 E. , 2025/352 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1917 Esas, 2023/1966 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/595 E., 2023/378 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar …
**11. Hukuk Dairesi 2024/1673 E. , 2025/352 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1917 Esas, 2023/1966 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/595 E., 2023/378 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Banka'nın Sivas Kızılırmak Şubesi nezdinde Türk Lirası, USD ve altın cinsinden hesapları bulunduğunu, 29.12.2020 tarihinde adı geçen Şubeye para çekmek için gittiğinde, davalı ...'ın hesabına, TL cinsi hesabından 120.000,00 TL, USD cinsi hesabından 5.400,00 USD ve altın cinsi hesabından ise 100 gram altının aktarıldığını fark ettiğini, oysa müvekkili davalı ...'u tanımadığı gibi yapılan bu işlemlerden de haberdar olmadığını, davalı Banka'nın, müvekkilinin bankada kayıtlı cep telefonuna bu işlemlere ilişkin hiçbir bilgilendirme mesajı göndermediğini, müvekkilinin yapılan bu işlemlere ilişkin suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma devam etmekle birlikte olayın henüz aydınlatılamadığını, müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmayıp objektif özen yükümlülüğüne aykırı davranan davalı Banka'nın müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkilinin hesabından bilgisi ve rızası dışında başkası hesabına aktarılan 120.000,00 TL, 5.400,00 USD ve 100 gram altının olay tarihi olan 27.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte aynen iadesine, bu talebin yerinde görülmemesi halinde ise dava tarihindeki Merkez Bankası güncel kuru üzerinden hesaplanan 272.710,00 TL'nin olay tarihi olan 27.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; davaya konu işlemleri şüpheli bulan müvekkilinin davacı hesabına otomatik olarak SİM blokesi koyduğunu ancak davacının gerekli tüm bilgileri üçüncü kişilerle paylaşarak bu blokenin kaldırılmasını sağladığını, davacın bu hususu müvekkili ile yaptığı telefon görüşmesinde ikrar ettiğini, müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmayıp olayın tamamen davacının kusuru sebebiyle gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şahıs, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının USD hesabında bulunan 5.400,00 USD'nin ve altın hesabında bulunan 100 gram altının, 28.12.2020 tarihinde o tarihteki kur üzerinden TL'ye çevrilerek davacının vadesiz hesabına aktarıldığı, sonrasında bu hesaba aktarılan TL'nin davalı ... adına havale/EFT yapılarak gönderildiği, davacının başka bir vadesiz hesabında bulunan 120.000,00 TL'nin ise 27.12.2020 tarihinde yine davalı ... adına havale/Eft yapılarak gönderildiği, davacının telefon numarasına gönderilen SMS'lerin, hesaplarındaki limit güncelleme, mobil şube aktifleştirme, şifre belirleme ve şifre değiştirme işlemlerine ilişkin olduğu, hesaptan para çıkışı işlemlerine ilişkin her hangi bir SMS kaydı, güvenlik kontrolü, log kayıtlarının bulunmadığı, böylece davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini tam olarak uygulamadığının tespit edildiği, ayrıca kısa aralıklarla, art arda dolar ve altın hesabından satış işlemleri yapılmasını ve hesapta hiç para kalmayacak şekilde davalı ... hesabına havale/Eft işlemleri yapılmasını davalı bankanın yüksek riskli görerek ilave teyit alma amaçlı önlemlere başvurması gerektiği, ancak bu şekilde güvenik tedbirlerinin uygulandığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla davalı bankanın kusurlu olduğuna kanaat getirildiği, diğer yandan, her ne kadar, davalı banka, BDDK'dan aradıklarını söyleyen kişilere hesap bilgilerini verdiğine ilişkin davacının müşteri hizmetlerini arayarak beyanda bulunduğuna dair ses kayıtlarının olduğunu, bu nedenle davacının hesap ve şifre bilgilerini koruyamadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de, ilgili ses kayıtlarının bankadan celbine ilişkin 11.10.2022 tarihli cevabi yazıda, davacının BDDK'dan arandığını beyan ettiğine dair görüşmenin 11.04.2021 tarihinde gerçekleştirildiğinin bildirildiği, oysa davaya konu edilen işlemlerin 27.12.2020 ila 28.12.2020 tarihleri arasında gerçekleştiği, davalı Banka'nın zikredilen savunmasını ispat edemediği, öte yandan, davacının telefonuna gelen şifreleri üçüncü kişilerle paylaştığına dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, buna karşın bilirkişi raporunda bahsedildiği üzere, müşteri hizmetleri ile EFT-havale limitlerinin yükseltilmesine ilişkin konuşmalara dair ses kayıtlarının incelenmesinde, konuşan erkek şahsın sesinin diğer kayıtlardaki seslerden farklı olduğu ve davacının kızlık soyadına ilişkin güvenlik sorusunu doğru yanıtlayarak işleme devam ettiğinin tespit edildiği, bu durumda davacının kişisel bilgilerini koruyamayarak üzerine düşen yükümlülüğü tam olarak yerine getiremediği ve zararın oluşumunda %20 oranında müterafik kusuru bulunduğu, bu hale göre, oluşan zararın %80'i oranında davalı bankanın sorumluluğu olduğu ve diğer davalı ...'ın ise sebepsiz zenginleştiğinden bu davalı yönünden bedelin tamamına hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 120,000,00 TL'nin; davalı ... bakımından 27.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı banka bakımından (davalı bankanın sorumluluğu 96.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 27.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.400,00 USD'nin davalılardan (davalı bankanın sorumluluğu 4.320,00 USD ile sınırlı olmak üzere) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, altın hesabındaki 100 gram altının davalılardan (davalı bankanın sorumluluğu 80 gr altın ile sınırlı olmak üzere) müteselsilen tahsili ile davacıya aynen iadesine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı banka vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı Banka vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı banka vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı tüketicinin ayıplı hizmetten ve haksız fiilden kaynaklı zarar talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.01.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.