8. Ceza Dairesi 2021/1133 E. , 2023/1580 K. NCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/302 E., 2016/643 K. SUÇ : İftira HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihind…
**8. Ceza Dairesi 2021/1133 E. , 2023/1580 K.** **"İçtihat Metni"** NCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/302 E., 2016/643 K. SUÇ : İftira HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir. 2. Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/302 Esas, 2016/643 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; 1. Eksik inceleme yapıldığına, 2. Şikayet hakkının kullanıldığına, 3. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine, 4. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın avukatı aracılığıyla savcılığa verdiği dilekçede, müvekkili adına düzenlenmiş veresiye fişlerinin katılan ... tarafından bono şeklinde düzenlenip üzeri doldurarak müvekkiline hile yolu ile imza attırıp bu durumu ... diğer katılan ...'e ciro edilerek dolandırıldığını belirtmek suretiyle katılanlar hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla iftira ettiği iddiasına ilişkindir. 2. 31.3.2015 tarihli İzmir Kriminal Polis Uzmanlık raporuna göre senedin ön yüzündeki ... ibareli el yazısı ve bu yazılar altında bulunan borçlu imzası ile ...'nun mukayese yazı ve imzaları arasında uygunluk bulunduğu gözlenmiş olup yazı ve imzaların ... ... mahsülü oldukları, senedin arka yüzündeki ... ...'e ödeyiniz ibareli el yazıları ve altındaki ciranta imzasının ... el mahsülü olduğu, senedin ön yüzündeki ... yazısı ve imzası dışında kalan diğer yazıların ... ve ... ... mahsülü olmadığı kanaatine varılmıştır. 3. 07.04.2015 tarihinde kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından katılanlar hakkında takipsizlik kararı verilmiş, itiraz üzerine itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden Sanığın şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü vakıalar itibariyle başvurunun şikayet ve ihbar hakkı kapsamında kalmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. B.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden 1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; 31.03.2015 tarihli İzmir Kriminal Polis Uzmanlık raporu, bilgi sahibi Y.S.'nin beyanları, takipsizlik kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin atılı suçun sübutu ve suç niteliğini kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. Dosya kapsamına göre suçu aynı kasıtla ve ... eylemle birden çok mağdura yönelik işlemiş olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 4. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara itirazın reddine kesin olarak karar verildiği tarihi olan 22.05.2015 yerine, 20.10.2014 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/302 Esas, 2016/643 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.