Başvuru, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma başvurusunun iptal edilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma başvurusunun iptal edilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/10/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Suriye uyruklu olan başvurucu 2003 yılında Suriye'de bir Türk vatandaşı ile evlenmiştir. Başvurucu ve ailesi Suriye'de yaşanan iç savaş sonrası 2010 yılında Türkiye'ye gelmiş ve burada yaşamaya başlamışlardır. Başvurucu ve eşinin Türkiye'de iki çocuğu dünyaya gelmiştir. Başvurucuya Türkiye'de geçici koruma kimlik belgesi verilmiş ve başvurucunun belgede uyruğu Suriye olarak belirtilmiştir. Başvurucu, Gaziantep İl Göç İdaresi Müdürlüğüne (Göç İdaresi) başvurarak uyruk bilgisinin "vatansız" olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Göç İdaresi anılan talebi olumlu değerlendirerek geçici koruma kimlik belgesinde ve idari kayıtlarda başvurucunun uyruğunu vatansız olarak güncellemiştir. Başvurucu 8/2/2018 tarihinde evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma başvurusunda bulunmuştur. Bu başvuruya istinaden geçici koruma kimlik belgesi sahibi olan başvurucuya, geçerli bir ikamet izin belgesi alması gerektiği bildirilmiştir. Bunun üzerine başvurucu, ikamet izin belgesi başvurusunda bulunmuş ve kendisine insani ikamet izni verilmiştir. Başvurucuya insani ikamet izni ile vatandaşlık başvurusuna devam edemeyeceği ve aile ikamet izni veya kısa dönem ikamet izni alması gerektiği bildirilmiştir. Akabinde başvurucu 12/11/2018 tarihli dilekçeyle vatandaşlık işlemlerinin insani ikamet iznine istinaden devam ettirilmesini talep etmiştir. Buna cevaben İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü 7/12/2018 tarihli işlemiyle, geçerli ikamet izni ibraz edilmediğinden, 6/4/2010 tarihli ve 27544 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in (Yönetmelik) maddesinin (ç) bendi uyarınca başvurucunun evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma başvurusunun karar öncesi iptal edilerek işlemden kaldırılmasına karar vermiştir. Başvurucu bu işlemin iptali talebiyle dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu 12/7/2003 tarihinden beri kanunlara ve Türk kültürüne uygun şekilde aile birliğini devam ettirdiğini belirtmiştir. Bununla birlikte evlilik nedeniyle vatandaşlık kazanmanın şartları arasında ikamet hususunun geçmediğini ifade eden başvurucu, insani ikamet izninin de evlilik yoluyla vatandaşlık başvurusunda geçerli olarak sayılması gerektiğini ve vatandaşlık başvurusunun iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 29/11/2019 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararda başvurucuya geçici koruma kimlik belgesi ve insani ikamet izni verildiği, geçici koruma kimlik belgesinin sadece Türkiye'de kalış hakkı sağladığı belirtilmiştir. Bunun yanında bahse konu belgenin mevzuatta düzenlenen ikamet izni veya bunun yerine geçen belgelere eş değer sayılmadığı, uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanımadığı ve Türk vatandaşlığına başvuru hakkı sağlamadığı vurgulanmıştır. Netice itibarıyla geçerli ikamet tezkeresini ibraz edememesi nedeniyle başvurucunun vatandaşlık başvurusunun karar öncesi iptal edilerek işlemden kaldırılmasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Başvurucu bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Daire) 9/9/2020 tarihinde İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Nihai karar 1/10/2020 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. 9/5/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun "Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz. (2) (Ek: 19/10/2017-7039/28 md.) Bu Kanun uyarınca sonradan Türk vatandaşlığının kazanılmasında uygulanacak temel ilke ve esaslar ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınmak suretiyle Bakanlıkça belirlenir." 5901 sayılı Kanun’un "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması" başlıklı maddesi şöyledir: “(1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;a) Aile birliği içinde yaşama,b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır. (2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz. (3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler." 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "İnsani ikamet izni"kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Aşağıda belirtilen hâllerde, diğer ikamet izinlerinin verilmesindeki şartlar aranmadan, Bakanlıkça belirlenen sürelerle sınırlı olmak kaydıyla ve Genel Müdürlüğün onayı alınarak valiliklerce insani ikamet izni verilebilir ve bu izinler uzatılabilir:a) Çocuğun yüksek yararı söz konusu olduğundab) Haklarında sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı alındığı hâlde, yabancıların Türkiye’den çıkışları yaptırılamadığında ya da Türkiye’den ayrılmaları makul veya mümkün görülmediğindec) 55 inci madde uyarınca yabancı hakkında sınır dışı etme kararı alınmadığındaç) 53 üncü, 72 nci ve 77 nci maddelere göre yapılan işlemlere karşı yargı yoluna başvurulduğundad) Başvuru sahibinin ilk iltica ülkesi veya güvenli üçüncü ülkeye geri gönderilmesi işlemlerinin devamı süresincee) Acil nedenlerden dolayı veya ülke menfaatlerinin korunması ile kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından Türkiye’ye girişine ve Türkiye’de kalmasına izin verilmesi gereken yabancıların, ikamet izni verilmesine engel teşkil eden durumları sebebiyle diğer ikamet izinlerinden birini alma imkânı bulunmadığındaf) Olağanüstü durumlarda (2) İnsani ikamet izni alan yabancılar, iznin veriliş tarihinden itibaren en geç yirmi iş günü içinde adres kayıt sistemine kayıt yaptırmak zorundadır." 6458 sayılı Kanun'un "Geçici koruma" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir. (2) Bu kişilerin Türkiye’ye kabulü, Türkiye’de kalışı, hak ve yükümlülükleri, Türkiye’den çıkışlarında yapılacak işlemler, kitlesel hareketlere karşı alınacak tedbirlerle ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar arasındaki iş birliği ve koordinasyon, merkez ve taşrada görev alacak kurum ve kuruluşların görev ve yetkilerinin belirlenmesi, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." 22/10/2014 tarihli ve 29153 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Geçici Koruma Yönetmeliği'nin "Ülkede kalış hakkı" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Geçici koruma kimlik belgesi, Türkiye’de kalış hakkı sağlar. Ancak bu belge Kanunda düzenlenen ikamet izni veya ikamet izni yerine geçen belgelere eşdeğer sayılmaz, uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanımaz, süresi ikamet izni toplamında dikkate alınmaz ve sahibine Türk vatandaşlığına başvuru hakkı sağlamaz."