3. Hukuk Dairesi 2024/3886 E. , 2025/3728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1152 E., 2024/1923 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/204 E., 2023/86 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rap
**3. Hukuk Dairesi 2024/3886 E. , 2025/3728 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1152 E., 2024/1923 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/204 E., 2023/86 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin .... eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumca 22.04.2022 tarihli yazı ile eczanede 16.12.2021 tarihinde yapılan denetimde, 155 adet reçete için reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edildiği, yine aynı reçetelerin 95 tanesi için mükerrer olarak Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak sahte reçete fatura ettiği iddiası ile ayrı ayrı bir kez uyarılmasına ve toplam 215.736,98 TL cezai şart bedeli ile 155 adet reçete bedeli olan 32.511,85 TL'nin ödeme tarihi itibariyle hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, söz konusu kararın hukuka ve usule aykırı olduğunu, müvekkilinin Kurumu zarara uğratmak kastının bulunmadığını ileri sürerek; davalı Kurumca müvekkili hakkında uygulanan cezai şart ve reçete bedellerinin tahsili ile uyarı işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurumca davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin mevzuata ve Protokol hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın reçete içeriği ilaçların 60 günü geçkin süre içerisinde eczanede tespitine dayandığı, somut olarak davacının sahte reçete düzenlediğine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı, reçete sahibi olan hastalardan bir kısmının tanık olarak dinlendiği, ilaçların haberleri olmadan sisteme kaydının yapıldığına ve reçete içeriği ilaçları almadıkları ve kullanmadıklarına dair ait hasta beyanları bulunmadığı, reçetelerin hastaların bilgileri dahilinde 418 kodu ile sisteme girildiği, ilgili Protokolün (5.3.10) maddesinde belirtilen eczacı ya da eczane çalışanlarınca kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte rapor fatura edilmesi işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, uygulamada eczanelerin 418 kodu ile sisteme girilen ilaçları hasta/hasta yakınlarına geldiklerinde verilmek üzere ayırdıkları, bu ilaçların raporlu ilaçlar olması sebebiyle hasta/hasta yakınlarının gün geldiğinde eczaneye gelerek "ilaçlarım bitti benim ilaçlarımı verin" demesinin hayatın olağan akışı gereği olduğu, bu nedenle davalı Kurum işlemi ve kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurumun 28.04.2022 tarihli kararı ile bu karar gereğince tesis edilen cezai işlemin iptaline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; lehine hükmedilen vekalet ücretinin nispi şekilde belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının imzaladığı sözleşme hükümleri ile bağlı olduğunu, davacı tarafından, kaydı yapılan ve denetim yapılana kadar geçen 60 günden fazla süreye rağmen ilaçların hastalara teslim edilmemiş olmasının ve bir kısım ilaçların hastaların talebi olmadan kaydı yapıldığının tespit edilmesi üzerine dava konusu işlemin tesisi edildiğini, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürerek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Kurum işlemi ile ilgili çekişmenin önlenmesi istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle ilgili protokolün (5.3.10) maddesinde belirtilen eczacı ya da eczane çalışanlarınca kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak kuruma sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte rapor fatura edilmesi işlemi ile ilgili eylemin ispat edilememiş olmasına, davanın maktu harçla açıldığı ve davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2020 yılı Protokolünün (5.3.5.) maddesinde; "Kurum, İl Sağlık Müdürlüğü veya Eczacı Odası tarafından eczanede yapılan denetimde, reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde ilaç bedelinin 2 (iki) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır. Tekrarı halinde ilaç bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 3 (üç) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Ancak, Kurum tarafından yapılacak soruşturma neticesinde hastaya teslim edilmek üzere hastanın ilaç alım tarihinden itibaren 60 (altmış) günü geçmeyecek sürede ilaçların eczanede bekletildiğinin saptanması halinde bu madde hükmü uygulanmaz." 4.3.6. maddesinde ise; "Protokolün (5.3) numaralı maddesindeki fiillerin tespit edildiği reçetede fiili ilgilendiren reçete veya ilaç bedelleri ödenmez (5.3.3, 5.3.6 ve 5.3.14 maddeleri hariç). Kurumca yapılan yersiz ödemeler varsa, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte eczacının Kurumda tahakkuk etmiş alacağından mahsup edilir. Eczacının alacağının yersiz ödeme tutarını karşılamaması veya alacağının olmaması halinde, genel hükümlere göre tahsil edilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Sözleşme serbestisi kapsamında taraflarca imzalanarak uygulamaya konan protokolün, söz konusu düzenlemesi gereği; ilaçların, hastaya teslim edilmek üzere alım tarihinden itibaren 60 günü geçecek şekilde eczanede bekletildiğinin saptanması, ceza uygulanmasına yeterli olup, maddenin ihlali için ilaçların başka kişilere satılması veya Kurumun zarara uğratılmasının aranmadığı, her ne kadar davacı tarafça cezaya konu reçetelerin tamamının, pandemi döneminde devamlı olarak ilaçlarını takip etmesini isteyip ilaçlarını müvekkile ait eczaneden alan hastalara ait olduğu, pandemi dönemi boyunca devam reçeteleri karşılanarak hastalara teslim edildiği ancak sisteme girildiği halde, devam eden pandemi nedeniyle gelip ilaçlarını alamayan hastaların bulunduğu ileri sürülmüş ise de; ülkemizde 2020 yılının Mart ayının 2. yarısından itibaren görülen Covid-19 virüsünün etkilerinin 01.07.2021 tarihine kadar devam ettiği, bu dönem içerisinde ülkemiz genelinde bir takım kısıtlamalar uygulansa da, pandemi sebebi ile insanların artık toplu olarak hareket etmek yerine bir kişi olarak dışarı çıktıkları ve bütün ihtiyaçlarını tek seferde karşıladıkları, özellikle hastane/eczane ve sağlık kuruluşlarına ulaşımın kısıtlama muafiyeti kapsamında yer aldığı, bu nedenle covid-19 etkilerinin devam ediyor olmasının mazeret olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki bir kısım reçete tarihlerinin de Covid-19 kapanma döneminin bittiği 01.07.2021 tarihi sonrası düzenlendiği, davacıya ait eczanede denetiminin ise 16.12.2021 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, bu doğrultuda inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı vekili tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Uyuşmazlık, davalı kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Davalı kurum tarafından davacı eczane ile ilgili olarak 2020 yılı protokolünün 5.3.5 , 5.3.10, 6.17 ve 4.3.6 maddeleri uyarınca 1 kez uyarı ve 215.736,98 cezai şart bedeli ile protokolün 4.3.6 maddesi uyarınca reçete bedeli olan 32.511,85 TL'de dahil olmak üzere toplam 248.248,83 TL'nin davacıdan tahsili istenilmiştir. Olayımız, dava konusu 13 adet e-reçete ve 142 adet 418 kodu ile davacı eczacı tarafından sisteme kaydı yapılan toplam 155 adet reçete karşılığı ilaçların 60 günü geçkin süre içerisinde eczanede tespitinin yapılması üzerine işlem yapılmıştır. 418 kod, pandemi nedeniyle hastaların hekime giderek reçete düzenlettirmeden eczanelere başvurmak suretiyle raporlu ilaçlarını temin edebilmesi amacıyla Kurum tarafından sisteme yüklenen Medula işlemidir.Hak sahiplerine ait beyanlar dikkate alındığında, 418 kodu ile sisteme kaydı yapılan reçetelerin hastaların bilgileri dahilinde yapıldığı anlaşılmıştır. 13 adet e-reçeteli ilacın 60 günü geçkin süre eczanede bulunması ile ilgili olarak da, e-reçetenin düzenlenmesi hekime verilen şifre ile hekim tarafından Medula sistemine giriş yapılmak suretiyle oluşturulmaktadır. E-reçetenin oluşturulma aşamasında ve ilaçların hasta veya yakınına verilmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, reçete içeriği ilaçların 60 günü geçkin süre içerisinde eczanede tespitine dayanmaktadır. Davacının sahte reçete düzenlediğine ilişkin bir iddia , bilgi ve belge yoktur. Protokolün 5.3.5 maddesinde "Kurum, İl Sağlık Müdürlüğü veya Eczacı Odası tarafından eczanede yapılan denetimde, reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde ilaç bedelinin 2 (iki) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır" denilmiştir. Cezai işleme konu ilaçlar, Covit-19 salgını döneminde sigortalıların Eczane ve ilaçlara kolay erişimi için oluşturulmuş özel 418 koduyla (pandemi nedeniyle kurumca sistemde oluşturulan) temin edilen ilaçlardır. Salgın hastalık döneminde ilaca erişim Eczaneler bakımından da sıkıntılı olduğundan hastalarının mağdur olmaması için önceden hazırlıklı olan Eczanelerin davaya konu işlemle cezalandırılması adalet hakkaniyet ve vicdanla bağdaşmaz. Eczacı bu kodla hastaların raporlu ilaçlarını süresi içersinde sisteme girmiş, hasta adına reçete oluşmasını temin etmiştir. Uygulamada eczaneler bu ilaçları hasta/hasta yakınlarına geldiklerinde verilmek üzere ayırmaktadırlar. Bu ilaçların raporlu ilaçlar olması sebebiyle hasta/hasta yakınlarının gün geldiğinde eczaneye gelerek "ilaçlarım bitti benim ilaçlarımı verin" demesi hayatın olağan akışı gereğidir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında davalı kurum işlemi ve kararı yerinde değildir. Yukarıda açıkladığım sebeplerle Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup onanması gerektiğinden daire çoğunluğunun Bozma görüşüne katılmamaktayım. . 01.07.2025