7. Hukuk Dairesi 2010/2668 E. , 2011/1772 K. Taraflar arasında görülen dava sonucundan verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle davalı ...'na aleyhindeki hükmün 01.02.2010 günü tebliğ edildiği, davalının da 03.02.2010 tarihinde gerekli temyiz harcını yatırmak suretiyle temyiz ettiği, davalı ...'nun temyizinin süresinde olduğu anlaşıldığından yerel mahkemenin 19.03.2010 tarih 2007/223-16 E.K. sayılı Ek Kararının kaldırılmasına, temyiz isteminin süresinde olduğunun ka…
**7. Hukuk Dairesi 2010/2668 E. , 2011/1772 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucundan verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle davalı ...'na aleyhindeki hükmün 01.02.2010 günü tebliğ edildiği, davalının da 03.02.2010 tarihinde gerekli temyiz harcını yatırmak suretiyle temyiz ettiği, davalı ...'nun temyizinin süresinde olduğu anlaşıldığından yerel mahkemenin 19.03.2010 tarih 2007/223-16 E.K. sayılı Ek Kararının kaldırılmasına, temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüne karar verildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 136 ada 24 parsel sayılı 10841,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü ... ... ile ... ve ... ... adlarına tespit edilmiştir. Tespit maliki ... mirasçısı davacı ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tamamının adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu taşınmazın 2/4 payının davacı ... adına, 2/4 payının tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ile davalı ... tarafından temyiz talebinin reddine dair 19.03.2010 tarihli Ek Karara yönelik olarak temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu 136 ada 34 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ise de; mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, bir yerel bilirkişi dinlenilmiş tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanına göre tespitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde taşınmaz başında tutanak bilirkişileri dinlenilmemiş varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiştir. Öte yandan davalı taraf yargılama sırasında tapu kayıtlarına dayanmış ise de; mahkemece dayanılan tapu kayıtları yöntemine ... biçimde mahalline uygulanarak kapsamları belirlenmemiştir. Yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı tarafın tutunduğu Şubat 1958 tarih, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75 ve 76 sayılı tapu kayıtları tüm tedavüllleri ile birlikte getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, taşınmazın tapu kayıtları kapsamında kaldığının saptanması halinde; davacının satın aldığını iddia ettiği payların 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesi hükmü ile mirasçılık ilişkisi açısından geçerliliği tartışılmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde; taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kök miras bırakan ... ...'nın tüm mirasçılarını gösterir nüfus kayıtları getirtilerek davacı ile paylarının satın alındığı iddia edilen ... ... ve ... ...'un kök miras bırakan ... ...'nın birlikte mirasçısı olup olmadıkları belirlenmeli, ayrıca davacının zilyetliğinın başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna ... bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de; tespit maliki ve tarafların miras bırakanları ..., ... ve ... ...'nin ölüm tarihi itibariyle tüm mirasçıları belirlendiği halde, taşınmazların ..., ... ve ... ... mirasçılarının payları belirlenerek ve isim tashihi davaları da göz önüne alınarak adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi dahi isabetsiz, davalılar İbrahim ve ...'nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 91,05 TL harcın davalı ..., 182.10 TL harcın davalı ...'na istek halinde iadesine, 23.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.