(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/12074 E. , 2007/14370 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 19.2.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev yönünden reddine dair verilen 31.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağ…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/12074 E. , 2007/14370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 19.2.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev yönünden reddine dair verilen 31.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 64 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün sahibi olduğunu ve burada eczanesinin bulunduğunu, davalılardan ...'ın 63 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, ... tarafından iki taşınmaz arasına duvar örüldüğünü, izinsiz ve ruhsatsız olan bu duvarın kendi eczanesinin görünümünü engellediğini, ayrıca 63 parselde eczanesi olan diğer davalının da duvara tabelasını asarak eczanesinin zarar görmesine neden olduğunu ileri sürerek duvarın yıkılması ve tabelanın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın Türk Ticaret Kanunun 56 ve devamı maddelerinde sözü edilen haksız rekabetin önlenmesi istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmiştir. Bir davada olayları anlatmak tarafların, hukuki nitelemeyi yapmak ise mahkemenin görevidir (HUMK.76). Dava dilekçesi incelendiğinde davacı komşu taşınmaz maliki ...'ın iki taşınmaz arasına yaptırdığı duvarın yüksek olması nedeniyle eczanesinin görünümünün kapandığı ve müşteri kaybına neden olduğunu ileri sürmektedir. ... davacı ile haksız rekabet ilişkisi içine girebilecek ticari bir işle uğraşmamaktadır. Davacının iddiasına göre de bitişik taşınmazın malikidir. Diğer davalı ise davacı ile aynı işi yapmakta ise de eylemi taşınmaz maliki diğer davalının yaptırdığı duvarda eczanesine ait tabelayı asmaktır. Davacı bu tabela nedeniyle de eczanesinin görünümünün engellendiği ve zarar gördüğünü belirtmektedir. Mahkeme davacı ve davalılardan ...'in eczacı olması nedeniyle davanın dayanağının haksız rekabet ilişkisi olduğunu kabul etmiştir. Ancak taraflar arasındaki uyuşmazlık iki eczane arasındaki yüksekçe örüldüğü ileri sürülen duvarın varlığı nedeniyle ortaya çıkmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, isteğin gerek ileri sürülüş ve gerekse nitelendiriliş itibariyle Türk Medeni Kanunun 737.maddesinde deyimini bulan komşuluk hukukuna ilişkin olduğu açıktır. Gerçekten Türk Medeni Kanunun 737/I.maddesinde, “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.” denilmektedir.