Hukuk Genel Kurulu 2015/2709 E. , 2017/314 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.05.2012 gün ve 2010/1208 E., 2012/375 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 05.07.2013 gün ve 2012/25851 E.-2013/16708 K. sayılı kararı ile; "…Taraflar arasındaki uyuşmazlık…
**Hukuk Genel Kurulu 2015/2709 E. , 2017/314 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.05.2012 gün ve 2010/1208 E., 2012/375 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 05.07.2013 gün ve 2012/25851 E.-2013/16708 K. sayılı kararı ile; "…Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıya ait işyerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise, ne kadar süre ile çalıştığı konularında toplanmaktadır. Mahkemece karara esas alınan hesap bilirkişisi raporunda, davacının 15.09.1996-16.06.2010 tarihleri arasında okulların açık bulunduğu dönemlerde davalı Bakanlığa bağlı Yavuz Selim İlköğretim Okulu'nda çalıştığı kabul edilerek dava konusu işçilik alacakları hesaplanmıştır. Oysa davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Davacının davalıya ait işyerinde çalıştığına dair hiçbir yazılı belge bulunmadığı gibi, Sosyal Güvenlik Kurumuna da hiçbir hizmet bildirimi yapılmamıştır. Sadece soyut iki davacı tanığı beyanlarına dayanılarak davacının iddia ettiği sürelerde davalıya ait işyerinde çalıştığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesine dayanan bir ilişki bulunup bulunmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi için davacıya Sosyal Güvenlik Kurumunun da davalı safında yer alacağı hizmet tespiti davası açması için önel verilmeli, hizmet tespiti davası açıldığı takdirde sonucu beklenmeli, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle karar bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkilinin Yavuz Selim İlköğretim Okulunda 1996 yılının Eylül ayından 2010 yılı Haziran ayına kadar olan çalışma süresi boyunca sigortasız çalıştığını, 2010 Haziran ayında iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davanın öncelikle zamanaşımından reddinin gerektiğini, esas yönünden ise müvekkilinin hiçbir sorumluluğu ve kusurunun bulunmadığını, davacının işten kendisinin ayrıldığını, dava konusu tazminat ve ücretleri talep etmeye hakkı olmadığını, en yüksek mevduat faizi ile alacakları talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.