Başvuru, kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkının; kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan ek tazminat davasının reddi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkının; kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan ek tazminat davasının reddi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 29/6/2016 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Kamulaştırma Kararı Süreci ve Taşınmaza İlişkin Bilgiler Başvurucular, Ankara'nın Çankaya ilçesinin Çankaya Mahallesinde bulunan 1955 ada 63/A parsel sayılı taşınmazın hissedarıdır. Anılan taşınmaz başvuruculara kök murisleri olan N.T.nin ölümü sonucu miras yoluyla intikal etmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılmıştır. Buna göre 324 m² miktarındaki 1955 ada 63 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü başka adalardaki parsellere taşınmış, 185 m²si zayiat olarak ayrılmıştır. Ayrıca bu taşınmazın 500 m² bölümü de düzenleme harici alan olarak kalmıştır. Önceki planda iskân harici bırakılan söz konusu 500 m² alan ise daha sonra yol ve yeşil alan olarak ayrılmıştır. Yol ve yeşil alan olarak ayrılan 500 m²lik anılan taşınmaz bölüm Ankara Büyükşehir Belediyesince (Büyükşehir Belediyesi) 1977 yılında kamulaştırılmıştır. Bu kısmın kamulaştırma nedeniyle tapuda ferağ işlemi de aynı yıl yapılmıştır. Başvurucuların murisleri olan N.T., yol ve yeşil alana ayrılan 500 m²lik hissesinin İdarece kamulaştırılması kararına karşı 7/12/1977 tarihinde Büyükşehir Belediyesi aleyhine Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde maddi hatanın düzeltilmesi ve kamulaştırma bedel artırılması davası açmıştır. Mahkeme, ilgili tarihli kararıyla davanın aynen kabulüne ve kamulaştırma işlemlerindeki hataların düzeltilmesine ve tapunun intikal tarihinden geçerli %5 faiz yürütülmesine karar vermiştir. Davalı Büyükşehir Belediyesinin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, resen emsal sorulmadığı, kıyaslamanın usulüne uygun yapılmadığı, el koyma tarihinin fiilen elkoyma olup olmadığı saptanmadığı ve bilirkişi raporunun yetersizliği gerekçeleriyle derece mahkemesi kararını bozmuştur. Bozma kararına uyan Mahkeme 9/7/1979 tarihli kararıyla imarın 1955 ada 63 no.lu parselinin gerçek yüzölçümünün 2685 m² olduğu, zor alım işleminin 31/8/1956 tarihli ve 6830 sayılı mülga İstimlâk Kanunu'nun maddesi gereğince bu şekilde düzeltilmesine ilişkin bölüm Yargıtayca onanmış olmakla hüküm tesisine gerek olmadığı ve ayrıca imarın 6049 ada 13, 12, 14 no.lu parsellerinde 1955 ada 63 no.lu parselinin kamulaştırma bedelinin 850 eski TL iken 140 eski TL artırılarak 000 eski TL olarak tespitine hükmetmiştir. Sonuç olarak mezkur kararla başvurucuların kök murisinin parseldeki hissesinin (Büyükşehir Belediyesince kamulaştırılan ve yol ile yeşile ayrılan 1500 m²lik kısım ile önceki planda zayiat olarak ayrılan 1185 m²lik kısım toplamı olmak üzere) toplam 2685 m² olarak düzeltilmesine ve toplam 2685 m² miktar hisse üzerinden kamulaştırma bedelinin artırılmasına hükmedilmiştir. Anılan karar Yargıtay Hukuk Dairesince 1979 yılında onanmış ve kesinleşmiştir.B. Başvurularca Açılan İlk Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Davası Süreci Başvurucular, mezkur taşınmaza herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın idare tarafından fiilen el atıldığı iddiasıyla 5/6/2008 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açmışlardır. Başvurucular dilekçelerinde taşınmazın arsa vasfında olup konumu itibarıyla Ankara'nın en değerli bölgesi olduğunu belirterek kamulaştırmasız el atma nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin faizi ile birlikte idareden tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkeme dava konusu taşınmaz mahallinde uzman bilirkişiler marifeti ile keşif yapmış, teknik bilirkişi kurulunun 21/2/2011 tarihli raporunu özel ve teknik bilgi yönünden karar vermeye yeterli olduğu kanaatine vararak 21/6/2012 tarihli kararı davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkeme kararında başvuruculara yapılacak ödeme miktarının bilirkişi raporuna göre 550 TL olduğunu belirlemiş ancak dava ıslah edilmediği için taleple bağlı kalarak 500 TL'nin davalı idareden tahsiline karar vermiştir. Mahkeme kararında ayrıca muris N.T. adına kayıtlı 1185 m²lik yerin tapusunun iptali ve davalı idare adına kayıt ve tesciline hükmedilmiştir. Anılan karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 3/6/2013 tarihli kararıyla onanmış ve kesinleşmiştir. Başvuruya Konu Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Ek Tazminat Davası Süreci Başvurucular bu defa, ilk davada tahsil edilmeyen bakiye bedel 550 TL'nin ilk dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili için 21/4/2014 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde ek dava açmışlardır. Mahkeme 4/9/2014 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkeme kararında önceki davada 050 TL'den hüküm altına alınan 500 TL düşüldüğünde başvurucuların talep edeceği miktar 550 TL olarak hesaplanmış, daha önce belirlenen 500 TL başvurucuların hisselerine düşen bedelden eşit olarak düşülmüştür. Anılan karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 20/4/2015 tarihli kararıyla onanmıştır. Büyükşehir Belediyesinin karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi bu defa, kendi onama ilamını kaldırarak Büyükşehir Belediyesinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün bozulmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde şu hususlara yer verilmiştir:i. Dava konusu taşınmazın "40800 sayılı plana göre 1185 m²si zayiat, 1500 m²si ise iskân haricidir." şerhi kesinleşmiş mahkeme kararı ile kaldırılmış ise de dava konusu taşınmazın 1500 m²lik kısmının Büyükşehir Belediyesince kamulaştırılması üzerine başvurucular murisi tarafından Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/206-1975/552 Karar sayılı dosyasında 1500 m²+1185 m²ye ilişkin olarak kamulaştırma bedelinin artırılması ve maddi hatanın düzeltilmesi istemli dava açıldığı belirtilmiştir.ii. Mezkur davanın sonunda hükmedilen bedellerin başvurucuların murisine ödendiği ifade edilmiştir.iii. Bu şekilde taşınmaz için kamulaştırma işleminin kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu durumda 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun maddesinde düzenlenen otuz günlük hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekçesi ile hükmün bozulması gerekirken hatalı olarak onandığının anlaşıldığı ileri sürülmüştür. Bozma kararına uyan Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi 24/12/2015 tarihinde bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme kararının gerekçesinde, bozma kararı doğrultusunda başvurucuların murisinin Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/256-1975/552 Karar sayılı dosyasında taşınmazın 685 m²lik kısmına ilişkin olarak kamulaştırma bedelinin artırılması için dava açtığı, hükmedilen bedellerin ödendiği, kamulaştırma işleminin kesinleştiği anlaşılmakla hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği hususlarına yer verilmiştir. Başvurucuların temyiz istemini inceleyen Yargıtay Hukuk Dairesi 30/5/2016 tarihinde ilk derece mahkemesi kararını onamış ve karar kesinleşmiştir. Nihai karar 22/6/2016 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular 29/6/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. 6830 sayılı mülga Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"İstimlâki kararlaştırılan yerlerin tapu ve tapu kaydı yoksa vergi kayıtları ile ve ayrıca haricen yapılacak tahkikatla tesbit edilen mal sahibi, zilyed ve diğer alâkalılarından ikametgâhı tesbit edilmiş olanlara istimlâk olunacak gayrimenkulun plân veya ebatlı krokisi, istimlâk kararı ve takdir olunan kıymeti ve istimlâkin hangi idare lehine yapıldığı ve açılacak davalarda husumetin kime tevcih edileceği 15 gün içinde noter marifetiyle tebliğ olunur. Tebligatta Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri tatbik olunur…" 6830 sayılı mülga Kanun'un "Müddetler ve merci" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "İstimlâk olunacak gayrimenkulun sahibi zilyed ve diğer alâkalılar veya istimlâki yapan idare tarafından 13 üncü madde gereğince ikametgâhlarında tebligat yapılmış olanlar tebliğ tarihinden itibaren 15 gün, bunlar haricindekiler son ilân tarihinden itibaren 30 gün içinde istimlâk muamelesine karşı Şûrayı Devlette ve takdir edilen bedellee maddi hatalara karsı da gayrimenkulun bulunduğu mahal asliye hukuk mahkemesinde dâva açabilirler......" 2942 sayılı Kanun'un "Dava hakkı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Kamulaştırmaya konu taşınmaz malın maliki tarafından 10 uncu madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açılabilir....İdare, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği günden itibaren otuz gün içinde maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açabilir...."