Başvuru, tutukluluğun uzun bir süredir devam ettiği ve kanunda öngörülen süreyi aştığı gerekçesiyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası hakkındadır.
Başvuru, tutukluluğun uzun bir süredir devam ettiği ve kanunda öngörülen süreyi aştığı gerekçesiyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası hakkındadır. Başvuru, 23/10/2013 tarihinde Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde, başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 24/3/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarını işlediği iddiasıyla 15/9/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince 18/9/2009 tarihinde tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 7/10/2009 tarihli ve E.2009/990 sayılı iddianamesiyle başvurucu hakkında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Bu dava İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2009/226 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 18/10/2012 tarihli ve E.2009/226, K.2012/268 sayılı kararıyla başvurucunun suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan beraatine, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan 10 yıl hapis ve 000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu 9/7/2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tahliye talebinde bulunmuştur. Bireysel başvuru dosyasına sunulan belgelerden başvurucunun bu talebi hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 3/4/2014 tarihli ve E.2014/1389, K.2014/2332 sayılı ilâmıyla başvurucu hakkında verilen hükmü onamıştır. Başvurucu, 23/10/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları şöyledir: “(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(1)(2) (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz. (4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması, b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.” 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),… (4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.”