6. Ceza Dairesi 2008/22151 E. , 2012/11698 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığınd…
**6. Ceza Dairesi 2008/22151 E. , 2012/11698 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Yağma bir kimsenin menkul bir malının cebir, şiddet veya tehdit kullanılarak alınmasıdır. 765 sayılı TCK'nın 495/1. maddesine göre “Failin menkul bir malın zilyedine veya cürüm mahallinde bulunan bir başkasına karşı cebir kullanılarak veya tehdit ederek bir malı alması gerekmektedir.” Aynı kanunun 495/2. madde ve fıkrasında “Bir malın yağmalanması esnasında veya akabinde fiili icra veya itmam etmek veya malı kaçırmak yahut kendisi veya şerikini cezadan kurtarmak için mal sahibine veya vaka mahalline gelen başkasına karşı cebir ve şiddet veya tehdit icra eden kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur.” denilmektedir. Bu fıkrada tanımlanan suç, “Yağmaya dönüşen hırsızlık”, “Dolaylı yağma” vs. şekillerde isimlendirilmektedir. Hırsızlığı icra etmek veya tamamlamak veya malı kaçırmak ya da cezadan kurtarmak maksadıyla hırsızlık esnasında veya akabinde cebir veya tehdide başvuran failin eylemi yağmaya dönüşmekte ve kendisi de bir yağmacı gibi cezalandırılmaktadır. Yağmaya dönüşen hırsızlık bir başka suçun nitelikli veya özel şekli değildir. Suç üstü rastlanan “Hırsızlık esnasında veya akabinde yağma” ya eşit ceza verme suçun özel koşulunu oluşturur. Bu suç kendine özgü bir yapı içerip yağmanın tipe uygun eylem unsurunu oluşturan cebir/tehdit ve alma, burada farklı bir zamansal sınırlama içerisinde birleşmektedir. Failin bir şeyi alacağı anda fark edilip, kaçmak istediği sırada yakalamaya çalışan mağdura ya da üçüncü şahıslara zor kullanması da hırsızlık suçunu yağma suçuna dönüştürmektedir. Somut olaya gelince; Gece vakti saat 23.45 sıralarında ...’nın işyerinin sağlam ve muhkem vasıfta kabul edilen kapısını açmak için uğraştığı sırada yanına gelen tanık ...’nın ne yaptığını sorması üzerine, üzerinden bıçak çıkartarak tanığa hitaben “Sen bir şey mi söylüyorsun?” diyen ve tanığın geri çekilmesini fırsat bilip işyerine girmeye çalışmadan olay yerinden uzaklaşan sanığın eyleminin, zor kullanmak suretiyle işyerine girip bir şey çalmaya kalkışma aşamasına ulaşmadığı; yağma suçunun oluşabilmesi için cebir ve tehditin malın alınması sırasında veya hırsızlık suçu tamamlanmadan malın götürülmesi sırasında malın geri alınmasını önlemek amacıyla kullanılması gerektiği; dolaylı yağma suçunun oluşabilmesi için de bir malın yağmalanması esnasında veya akabinde kendisi veya şerikini cezadan kurtarmak için mal sahibine veya vaka mahalline gelen başkasına karşı cebir ve şiddet veya tehdit icra etmek gerektiği; somut olayda sanığın fiilinde tanığa bıçak çekme kastının olay yerinden kaçabilmeye yönelik olduğu, bir malı ya da parayı almadan gerçekleştirilen bu tipteki eylemin 765 sayılı TCK kapsamında hırsızlığa kalkışma ve tehdit suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde uygulama yapılması, Kabule göre de; 2- Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.