20. Hukuk Dairesi 2017/6023 E. , 2019/6996 K. "" MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 07.03.2007 tarihli dava dilekçesinde hudutlarını bildirdiğ.... mahallesinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı …
**20. Hukuk Dairesi 2017/6023 E. , 2019/6996 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 07.03.2007 tarihli dava dilekçesinde hudutlarını bildirdiğ.... mahallesinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; 17/11/2009 tarihli fen bilirkişisi rapor ve ekli krokisinde (C) harfi ile gösterilen 254.66 m² ve (D) harfi ile gösterilen 150.44 m²'lik kısımların davacı adına kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen 1476,77 m² ve (B) harfi ile gösterilen 40.60 m²'lik kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve .....arafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.02.2014 gün ve 2013710887 E. - 2014/2519 K. sayılı kararıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; 17/11/2009 tarihli fen bilirkişisi rapor ve ekli krokisinde (C) harfi ile gösterilen 254.66 m² ve (D) harfi ile gösterilen 150.44 m²'lik kısımların davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; dosya içinde bulunan dava konusu yere ait olan fotoğraflar ile karara dayanak alınan orman ve ziraat bilirkişi raporları birbirleri ile çelişkilidir. Dosyada bulunan dava konusu yere ait olduğu belirtilen fotoğraflarda, davalı taşınmaz, büyük oranda taşlık ve kayalık olup, tarım yapılabilir nitelikte değildir ve üzerinde ağaç olmamasına karşın ziraat ve orman bilirkişi raporlarında taşınmazın (C ve D) harfleri ile gösterilen kısmında halihazırda buğday ekili olup dağınık halde 20-25 yaşlarında zetin ağaçları olan tarım arzisi olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, ziraat bilirkişisi raporu kendi içinde de çelişkiler içermektedir. Şöyle ki; 23.11.2009 tarihli raporun ilk sayfasında (C ve D) harfleri ile gösterilen taşınmazın imar ve ihyası tamamlanmış tarım arazisi, (A ve B) harfleri ile gösterilen alanın ise imar ve ihya görmemiş taşlık kayalıklarla kaplı yer olduğu belirtildikten sonra raporun sonuç ve kanaat kısmında taşınmaz bir bütün olarak değerlendirilmiş ve taşınmazın taşlık ve çalılık olarak bırakılan tapulama dışı alanda kaldığını, eğiminin % 2-3 olduğunu, imar ve ihyasının tamamlandığını belirtmiştir.