7. Hukuk Dairesi 2013/12359 E. , 2014/1238 K. "" Mahkemesi : İzmir 7. İş Mahkemesi Tarihi : 18/02/2013 Numarası : 2010/699-2013/82 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin t…
**7. Hukuk Dairesi 2013/12359 E. , 2014/1238 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : İzmir 7. İş Mahkemesi Tarihi : 18/02/2013 Numarası : 2010/699-2013/82 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine 2-Davacı, davalı işyerinde genel müdür olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak sonlandırıldığını sözleşmenin beşinci maddesi uyarınca bakiye sürenin ücretinin ödenmesi gerektiğini, yaklaşık 45 günlük ücreti ile ihbar ve kıdem tazminatı alacaklarının da ödenmediğini, bu nedenle İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2010/1204 sayılı takip dosyasında icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamı ile davalının %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum istemiştir. Davalı, davanın dayanağı olan 2.2.2009 tarihli iş sözleşmesinin bağlayıcılığının bulunmadığını, TTK m.539 uyarınca limited şirketlerde müdür atama yetkisinin ve azletme yetkisinin ortaklar genel kuruluna ait olduğunu ve bu yetkinin başka kişi ya da kuruma devrinin mümkün olmadığını, emredici yasa hükümleri ve şirket ana sözleşmesi gereği ortakların şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunmadığını, ortaklar kurulunun şirketi temsilde birlikte hareket etmesi gerektiğini, dava konusu sözleşmenin imzalanması hususunda alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin davacı tarafından haksız ve tek taraflı olarak feshedildiğini, ortaklar kurulu tarafından alınmış bir karar bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, itirazın iptaline, talep yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.