8. Hukuk Dairesi 2024/4741 E. , 2024/5866 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/730 E., 2024/155 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, Sakarya ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 145 ada 4 par…
**8. Hukuk Dairesi 2024/4741 E. , 2024/5866 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/730 E., 2024/155 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, Sakarya ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 145 ada 4 parsel sayılı 2.270,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1982 yılından beri fındık bahçesi olarak ... oğlu ...' ın kullanımında olduğu " şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına 12.06.2012 tarihinde tespit ve 06.08.2012 tarihinde tescil edildikten sonra 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca 13.11.2013 tarihinde ...’a satılarak bu kişi adına tescil edilmiş ve bilahare bu kişi tarafından 02.03.2015 tarihinde ...’a satılmış; aynı yer 145 ada 5 parsel sayılı 5.771,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1990 yılından beri fındık bahçesi olarak ... oğlu ...' ın kullanımında olduğu " şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına 12.06.2012 tarihinde tespit ve 06.08.2012 tarihinde tescil edildikten sonra 6292 sayılı Kanun uyarınca 19.01.2015 tarihinde ...’a satılarak bu kişi adına tescil edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; Sakarya ili ... ilçesi ... Köyü 145 ada 5 parselin maliki ve 10 yıldır kullanıcısı olduğunu, taşınmazın 19.06.2009 tarihinde zilyetlik devir sözleşmesi ile ...’dan satın alındığını, ancak taşınmazın yaklaşık 300 m2'lik kısmının ...' ın oğlu ... adına yazıldığını, onun ise bu yeri davalı ...’a sattığını, yapılan tapulama işlemlerinin devir sözleşmesine aykırı olarak kötüniyetli olduğunu, davalı ile aradaki sınırın belli olduğunu, buna göre çapın düzenlenmediğini, sınır üzerinde ağaç kazıklarının da mevcut olduğunu ileri sürerek, taşınmazın bu bölümünün davalının taşınmazı olan 145 ada 4 parselden iptali ile kendi adına tescilini ve kendi taşınmazı olan 145 ada 5 parsele ilavesini talep etmiş, yargılama sırasında 13.04.2015 tarihinde yapılan keşif esnasındaki beyanında da; dava konusu taşınmazın davalı tarafından satıldığının öğrenildiğini, mahkemece seçimlik hakkın anlatıldığını, davaya tazminat davası olarak devam etmek istemediğini, yeni malike karşı tapu iptal ve tescil davası olarak devam edeceğini beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne dair önceki karar, dahili davalı ...' ın temyizi üzerine Dairemizce; " dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce 6292 sayılı Kanun uyarınca satıldığı, idari işlem niteliğindeki satış işleminin idarece geri alındığı ya da idari yargıda iptal edildiği anlaşılamadığına göre eldeki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği " gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.