başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu tarihli ve sayılı mülga esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu kapsamında tarihinden itibaren sigorta primi ödemeye başlamış tarihinde sosyal güvenlik kurumuna eski adı çalışmasını sonlandırdığını bildirerek haklarını askıya aldırmıştır başvurucu tarihinde tekrar çalışmaya başladığını belirterek sosyal güvenlik kurumuna sgk kurum başvurmuş tarım sigortalısı olarak priml
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu tarihli ve sayılı mülga esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu kapsamında tarihinden itibaren sigorta primi ödemeye başlamış tarihinde sosyal güvenlik kurumuna eski adı çalışmasını sonlandırdığını bildirerek haklarını askıya aldırmıştır başvurucu tarihinde tekrar çalışmaya başladığını belirterek sosyal güvenlik kurumuna sgk kurum başvurmuş tarım sigortalısı olarak primlerini yatırmaya devam etmiştir kurum bu dönemde başvurucuya önceki yıllara ait asıl prim borcu ve faizden oluşan yaklaşık tl borç çıkarmıştır başvurucu asıl borca işlenen faizin iptaliyle kalan ana alacak için af kanunları dikkate alınarak yapılandırma imkanının tanınması talebiyle yüksekova asliye hukuk mahkemesinde mahkeme dava açmıştır başvuru numarası karar tarihi mahkeme tarihli kararıyla davayı reddetmiştir mahkemenin tarihli hüküm celsesi tutanağı ve gerekçeli kararında kanun yolu ve süresiyle ilgili olarak davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren gün içinde yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı ibaresi yazılmıştır gerekçeli karar tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş başvurucu tarihinde anılan kararı temyiz etmiştir yargıtay hukuk dairesi tarihli kararında belirttiği somut olayda davacı vekiline tarihinde tebliğ edilen mahkeme kararının davacı vekilince tarihinde temyiz ettiği görülmektedir şu duruma göre davada günlük temyiz süresi geçmiştir gerekçesiyle başvurucunun temyiz dilekçesini süre yönünden reddetmiştir ret kararı tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur iv hukuk a ulusal hukuk tarihli ve sayılı mahkemeleri kanununun maddesinin ikinci fıkrası şu şekildedir yoluna başvurma süresi karar yüze karşı verilmişse nihai kararın taraflara tefhimi yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür sayılı kanunun geçici maddesi şöyledir bölge adliye mahkemelerinin tarihli ve sayılı adlı yargı derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş görev ve yetkileri hakkında kanunun geçici nci maddesi uyarınca resmi gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında yapılan temyiz başvuruları kesinleşinceye kadar yargıtay tarafından sonuçlandırılır bu kararlar hakkında mahkemeleri kanununun bu kanunla yapılan değişiklikten önceki temyize ilişkin hükümleri uygulanır tarihli ve sayılı hukuk muhakemeleri kanununun geçici maddesi şöyledir bölge adliye mahkemelerinin tarihli ve sayılı adli yargı derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş görev ve yetkileri hakkında kanunun geçici nci maddesi uyarınca resmi gazete de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar sayılı kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar sayılı kanunun tarihli ve sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki ila üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur bu kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar sayılı kanunun bu kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır tarihli ve sayılı mülga hukuk usulü muhakemeleri kanununun humk dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir temyiz süresi on beş gündür temyiz süreleri ilamın taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme maddesinin ilgili kısmı şöyledir başvuru numarası karar tarihi herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir avrupa hakları mahkemesi mahkemeye erişim hakkının sözleşmenin maddesinde yerini bulan güvencelerin doğal bir parçası olduğunu bkz partners b no bu kapsamda herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını bir mahkeme veya yargı önüne getirme hakkının güvence altına alındığını bkz krallık b no sözleşmenin maddesinde mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkının güvence altına alınmadığını ancak devletin kendi takdirine bağlı olarak taraflara kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı tanıması durumunda kanun yolu başvurusunu inceleyen mahkeme önünde uygulanan muhakeme usulünün bu ilkelere uygun olması gerektiğini belirtmiştir bkz b no bu değerlendirmeye benzer şekilde bir hukuk davasında yargıtay bozma ilamına yönelik itirazın süre yönünden reddedilmesi nedeniyle yapılan başvuruyu mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirerek kanun yolu incelemesinde uygulanacak usulün sözleşmenin maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir bkz b no mahkemeye erişim hakkına yönelik birtakım sınırlandırmaların kabul edilebileceğini ancak sınırlamaların meşru bir amaca yönelik olmadığı veya kullanılan yöntem ile ulaşılması hedeflenen amaç arasında makul bir orantısallık ilişkisinin bulunmadığı durumlarda kısıtlamaların sözleşmenin maddesinin birinci fıkrasına uygun olmayacağını belirtmiştir bkz krallık b no ulusal hukuk kurallarını yorumlama görevinin yerel mahkemelere ait olduğunu rolünün bu yorumların sözleşme ile uyumluluğunu denetlemekle sınırlı olduğunu bu durumun temyiz başvurusunda öngörülen süre sınırlamaları ile ilgili yapılan yorumlar açısından da geçerli olduğunu süreye ilişkin kuralların adaletin ve özellikle de yasal kesinliğin düzgün şekilde uygulanmasını amaçladığını bkz perez de rada b no bununla birlikte mahkemelerin usul kurallarını uygularken bir yandan adil yargılanma hakkını ihlal edebilecek aşırı şekilcilikten ve usul kurallarının ortadan kaldırılması sonucunu doğurabilecek aşırı esneklikten kaçınmaları gerektiğini belirtmiştir bkz b no v