12. Ceza Dairesi 2012/12041 E. , 2012/11273 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 50/4,52/2,maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay tarihinde maktül ...’ın işçi olarak çalıştığı ... Plastik Sanayi Ticaret Limited Şirketi isimli işyerinde girişe göre sağ tarafta bulunan plastik enjeksiyon ma
**12. Ceza Dairesi 2012/12041 E. , 2012/11273 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 50/4,52/2,maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay tarihinde maktül ...’ın işçi olarak çalıştığı ... Plastik Sanayi Ticaret Limited Şirketi isimli işyerinde girişe göre sağ tarafta bulunan plastik enjeksiyon makinelerinin 5 ve 6 nolu makina arasında yerde 50 cm çapında kan izinin olup makine üzeri ve çevresinde başka kan izi bulunmadığının 21.10.2005 günlü olay yeri inceleme ve tespit tutanağında belirtilmesi, ölenin oğlu olan mağdurun maktülün 30-35 gündür o işyerinde makine bölümünde çalıştığını bildirmesi, aynı işyerinde işçi olarak çalışan tanık ...’ın saat 16.00 sıralarında maktül ile arasında 20 metre olduğunu, arkadaşlar arasında panik olduğunu, olay yerine gittiğinde ...’ın yerde yattığını, kullandığı makinenin çalıştığını, kafasının yanında pıhtılaşmış kan gördüğünü, çalışılan makinelerde anahtarlı güvenlik sistemi olup kapak açıldığında makinenin çalışmayacağını, çalışan kişiye zarar verme imkanı bulunmadığını, makinenin boyunun bir metre kadar olduğunu başına bir nesnenin düşme ihtimali bulunmadığını, kafatası kırığının kendisine de normal gelmediğini, aynı işyerinde ustabaşı olarak çalışan tanık ...’ın, maktülün makinenin pres bölümünde çıkan mamülleri ayırdığını, kendisinin yerde yatarken görüp diğerlerine haber verdiğini, baygın olduğunu, neden bayıldığını anlayamadıklarını, bulunduğu yer ile zeminin aynı yer üzerinde olduğunu, yükseklik farkı bulunmadığını, çalışma sırasında işçilerin birbirlerini görmediklerini, dışarıdan bir şahsın maktülün yanına gelmesi için koridoru geçmesi gerektiğini, o şekilde hemen kendileri tarafından farkedileceğini, makinenin hareketli aksamının çarpma imkanı olmadığını, ortamın gürültülü olduğunu, maktülün sesini duyurabilmesi için çok yüksek sesle bağırması gerektiğini, keşifte de; “olay günü 15.00 sıralarında kendisinin makinelerin kalıplarını değiştirdiği sırada maktülü yerde gördüğünü, etrafında başka cisim bulunmadığını, enjeksiyon makinesinin üzerinde hareketli vinç sistemi olmadığını, kalıp değişimi de olmadığını, diğer çalışanların davranışlarında şüpheli bir durum olmadığını, maktülün enjeksiyon makinesinden çıkan ürünleri istifledikleri asma kata götürme görevi olmadığını, o işin meydancının görevi olduğunu, maktülün ürünleri kendi makinesinin yanına bıraktığını, ölümün nasıl gerçekleştiğini görmediğini, düşme sonucu olduğunu da söylemediğini, keşifte dinlenip sanığın amcası olduğunu söyleyen ve yeminsiz dinlenen ...’ün ölenin mal yükleme ile ilgisinin bulunmadığını, sadece makinede çalıştığını, maktülün iki gün önce işe başladığını, kulağında duyma rahatsızlığına karşı cihaz bulunduğunu beyan etmeleri; Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 09.12.2005 günlü raporuna göre “sol kulak sayvanında 3 cm’lik yırtık görüldüğü, Oksipital ortada 1 cm’lik kesi, sağ tragus önünde 2 cm çapında ekimoz olduğu ve buradan kan geldiğinin görüldüğü, saçlı deri altında frontal solda ve sağ temporo parietal bölgede 11x10 cm ebadında parçalı çökme kırığı ve bunun arkasından başlayan kırık hattının arkaya seyirle oksipital solda sonlandığı , sol temporal kemikte kaideden çıkıp squamöz sütürde sonlanan iki ayrı kırık hattı görüldüğü, her iki temporal adale grubu kanamalı bulunduğu, kafa kaide kemiklerinde her iki petroz kemikten gelip sella tursikada birleşen kırık görüldüğü, kişinin ölümünün künt travmaya bağlı kafatası kırığı ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu” kanaatinin bildirilmesi, bilirkişi ön raporuna göre; “ölenin yüksekten merdiven üzerinden mi? veya daha yüksek yerden mi düştüğü hususunun açıklığa kavuşturulmasının gerekli olduğunun” bildirilmesi, bilirkişi raporuna göre ise ; “Otopsi raporunda belirtilen kafatası kırıklarının maktülün işyeri zemini üzerinde dururken baş dönmesi veya başka bir sebeple başını bastığı zemine çarpması neticesi oluşması mümkün olmayacak şekilde ağır olduğunun anlaşılmış, ancak dosya içerisinde mevcut bilgiler ışığında maktülün ne şekilde kazaya uğradığına ilişkin yeterli veri bulunmadığından kanaatin oluşmadığı, aynı işyerinde yüksekten düşme riski taşıyan korkuluğu bulunmayan asma kat bulunduğunun” açıklanması, sanığın olayın nasıl olduğunu görmediğini, düşerek yaralandığını duyduğunu, kanaatine göre yüksek tansiyon sonucu başının dönmesi sonucu düşmüş olup iş kazası olmadığı savunması karşısında; Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından olay tarihinde ve saatinde maktülle aynı işyerinde çalışan işçilerin tamamının tanık olarak dinlenmesi, ölenin bu kadar ağır yaralanmasının iş güvenliğinin ihmal edilmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının gerekirse tanıklarla olay yerinde yeniden keşif yapılarak araştırılması, belirtilen makinelerin bu şekilde yaralanma meydana getirip getirmeyeceğinin uzman bilirkişiye sorulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.