4. Ceza Dairesi 2015/22760 E. , 2019/18500 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Silahla tehdit, yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteğinin reddi Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A) Sanık ... hakkında müşteki ...'i yaralama suçundan kurulan hükmün süresinden sonra temyiz edilmesi nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz…
**4. Ceza Dairesi 2015/22760 E. , 2019/18500 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Silahla tehdit, yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteğinin reddi Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A) Sanık ... hakkında müşteki ...'i yaralama suçundan kurulan hükmün süresinden sonra temyiz edilmesi nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itirazın, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, Yerel Mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA, B) Sanık ... hakkında tehdit ve müşteki ...' yü yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle uyumlu olmayan "… suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, kasta dayalı kusurun ağırlığı, failin amaç ve saiki..." gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla tayini, 2) Sanığın aşamalarda müşteki ...'yü yaraladığını kabul etmemesi, müştekinin kovuşturmada yaralanmasının olaya müdahale eden kolluk güçlerinin kendisini yere yatırdığı esnada oluştuğunu, kollukta verdiği ilk ifadesinde kargaşada kim tarafından yaralandığını bilmediğini, savcılık aşamasında ise sanığın kendisini bıçakla yaraladığını beyan etmesi, olaya ilişkin tutanakta eylemin anlatılmayıp bıçaktan bahsedilmediği, tutanak mümzi tanıklardan yanlızca ...'ın sanıkta bıçak gördüğünü, diğer tutanak mümzi tanıkların ise sanıkta bıçak görmediklerini beyan etmeleri, olayın temyiz dışı müşteki sanıklarının da bu hususta çelişkili beyanda bulunmaları karşısında; müştekinin çelişkili beyanlarının ne suretle sanık savunmasına üstün tutulduğu yeterince açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında yaralama suçundan hüküm kurulması, 3) Temyiz dışı müşteki sanıklardan ...'in kovuşturma aşamasında sanığın balkonda elinde tüfekle beklediğini, kendilerini görünce tüfeği müşteki ...'ye yönelttiğini ve tehditlerde bulunduğunu beyan etmesi, dosya kapsamından da sanığın olaydan kısa süre önce müşteki ... ile tartıştığının anlaşılması karşısında; sanığın silahla tehdit eyleminin ne suretle tüm müştekilere yönelik olduğu yeterince açıklanıp tartışılmadan TCK'nın 43. maddesi uyarınca hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 4) Kabule göre ise; Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.