11. Ceza Dairesi 2008/19629 E. , 2012/254 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte çek düzenlemek, sahte ikametgah belgesi düzenlemek ve sahte mühür yapıp kullanmak HÜKÜM : 1- Sahte çek düzenlemek suçu nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62. maddeleri gereğince. 1 sene 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 2- Sahte ikametgah belgesi düzenlemek suçu nedeniyle; 765 sayılı TCK'nun 355. maddesi yollamasıyla 356, 80, 59/2. maddeleri gereğince 2 ay 27 gün hapis ce…
**11. Ceza Dairesi 2008/19629 E. , 2012/254 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte çek düzenlemek, sahte ikametgah belgesi düzenlemek ve sahte mühür yapıp kullanmak HÜKÜM : 1- Sahte çek düzenlemek suçu nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62. maddeleri gereğince. 1 sene 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 2- Sahte ikametgah belgesi düzenlemek suçu nedeniyle; 765 sayılı TCK'nun 355. maddesi yollamasıyla 356, 80, 59/2. maddeleri gereğince 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. I- Sanık müdafiinin sanık hakkında “sahte ikametgâh ilmuhaberi düzenlemek” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanığa yüklenen “sahte ikametgah ilmuhaberi düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 13.01.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanık müdafiinin sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: Suça konu çeklerin 09.04.2000 tarihinde sanığın kaldığı otel odasında bir poşet içerisinde sahte para, ikametgâh ilmühaberleri, nüfus cüzdan fotokopileri, yazar kasa fişleri, kaşe ve mühürlerle birlikte ele geçirilmesi, sanığın soruşturma sırasında bu çekleri Aralık 1999 tarihinde Sakarya’da bir kahvehanede tanıştığı ... isimli kişiden aldığını beyan etmesi, yargılama sırasında ise poşeti işyerinde bulduğunu sahibi çıkar diye kendisinde tuttuğunu savunması, asılları emanette bulunan çeklerin zapt etme tutanağındaki bilgiler ile uyumlu okunaklı fotokopilerinin soruşturma fezlekesinin 14 numaralı eki olarak dosya arasında bulunması ve incelendiklerinde 16.02.2000 keşide tarihli 401108 seri numaralı çekin Türk Ticaret Kanunda belirtilen tüm unsurları taşıdığının anlaşılması, hesap sahibi olan ...’un muhatap bankaya verdiği 14.02.2000 tarihli dilekçesinde seri numarası itibari ile suça konu çeklerin de aralarında bulunduğu bir kısım çeklerini kaybettiğini bildirmesi, dilekçesindeki imza ile çeklerdeki adına atfen atılan keşideci imzalarının bariz şekilde birbirinden farklı olması karşısında; mahkemenin yüklenen suçun tüm yasal unsurları itibariyle oluştuğunu kabul eden takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği ve temel cezanın alt sınırdan tayini durumunda 765 sayılı TCK.nun 342/1, 59/2 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62. maddeleri uyarınca hükmolunacak cezalar eşit ise de 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve kararda gösterilmemiş olsa bile hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluğuna ilişkin güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanığın lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1” ve “TCK.nun 62” ibareleri çıkartılıp yerlerine sırası ile “765 sayılı TCK.nun 342/1” ve “765 sayılı TCK.nun 59/2” ibareleri eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.