11. Hukuk Dairesi 2023/4712 E. , 2024/6603 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/596 Esas., 2023/571 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/96 E., 2021/14 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetk…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4712 E. , 2024/6603 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/596 Esas., 2023/571 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/96 E., 2021/14 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "TAÇ" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “BAŞ TACI+şekil” ibaresinin marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurduğunu, 2018/91656 kod numarasını alan başvuruya yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalının marka başvurusunda vurgunun "taç" ibaresi üzerinde olduğunu, diğer yandan davacının markalarının tanınmışlığı yanında davalının marka başvurusunun tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-1600 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, dava şartlarının yokluğu nedeni ile davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının davasının somut bir delile dayanmadığını, davanın kabulü halinde davacı tarafın sebepsiz yere zenginleşeceğini ve hakkaniyete aykırı bir hüküm tesis edileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, başvuru kapsamındaki 23. sınıf “Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler.” mallarının davacının adına tescilli itiraza mesnet markaların kapsamında aynen yer aldığı, davalının dava konusu marka başvurusu kelime ve şekil markası olup "BAŞ TACI" ibaresinden oluştuğu, başvuruda ayrıca taç şeklinde bir şekil unsurunun da bulunduğu, bu şekil unsuru ile davalının marka başvurusunda yer alan "taç" ibaresine vurgu yapıldığı, bu ibarenin ön plana çıkarıldığı, davacının itiraza mesnet markalarının esaslı unsurunun "TAÇ" ibaresi olduğu, davalının marka başvurusunda "taç" kelimesi her ne kadar bir isim tamlaması olarak "baş" kelimesi ile birlikte kullanılmış olsa da davalının marka başvurusundaki şekil unsuru ile "taç" ibaresinin vurgulanmış olmasının davalının marka başvurusunu davacının "TAÇ" ibareli seri markalarına yakınlaştırdığı, öte yandan taraf markalarının 23. sınıfta yer alan aynı malları kapsadığı, Avrupa Birliği Adalet Divanının yerleşik içtihatlarına göre de markalar arasında karıştırılma tehlikesinin olup olmadığının tespitinde dikkate alınması gereken üç ... unsurun markaların ilgili olduğu mal veya hizmetler arasındaki benzerlik, markalar arasındaki benzerlik ve önceki tarihli markanın markasal gücü olduğu, markaların kapsamında yer alan malların aynı olmasının, taraf markalarını yakınlaştırdığı, markaların benzer olduğu kanaatine varıldığı, davacının "TAÇ" markasının tanınmışlığının davalı kurum tarafından da kabul edildiği, huzurdaki davada, orta düzey bir tüketicilerin “TAÇ” markasını öğrendikten ve belleğine kaydettikten sonra, “BAŞ TACI” markasındaki “TAÇ” ibaresi baskın çıkıp ve “seçici tutmayla” davalının markasındaki “BAŞ” kısmını görme algısının azalabileceği, başvuru kapsamında yer alan malların davacının markalarının davacının markalarının tanınmış olduğu alanda olduğu, dolayısı ile somut olayda davalının markasının tescili halinde haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerin gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu, somut olayda SMK'nın 6/5. maddesinde öngörülen koşulların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 2020-M-1600 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2018/91656 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun esas unsurunun "BAŞ TACI", davacının itiraza mesnet markalarının esas unsurunun ise "TAÇ" ibaresinden oluştuğu, başvurudaki "taç" şeklinin markadaki dikkati "taç" ibaresine yoğunlaştırdığı, bunun da başvuruyu itiraza mesnet markalara yaklaştırdığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.06.2021 tarih ve 2021/6515 E.-2021/5296 K. sayılı ilamında "TACİM" ibaresinin, 03.03.2020 tarih ve 2022/766 E.-2022/1458 K. sayılı ilamında da "TAÇ Mutfakların Baş Tacı" ibaresinin davacının itiraza mesnet markaları ile benzer bulunduğu, başvurunun tescil ettirilmek istendiği 23. sınıfın 01. alt sınıfındaki emtianın davacının markaları kapsamında aynen yer aldığı, bu şartlarda taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, başvuru kapsamındaki “Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler.” malları bulunduğundan, davacının itiraza mesnet markaları da ev tekstili ürünleri bakımından tanınmış olduğundan SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engelinin oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.