(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1635 E. , 2009/2521 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.03.2005 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil olmazsa muhtesatın tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra do…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1635 E. , 2009/2521 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.03.2005 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil olmazsa muhtesatın tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil ve 115 ada 10 parsel üzerindeki bina mülkiyetinin tespiti ile kütüğün beyanlar hanesine belirtilmesi istemlerine ilişkindir. Davalılardan Bülent dışındakiler davanın reddini savunmuş, davalı ... davayı kabul etmiştir. Mahkemece, davacının her iki istemi de reddedilmiştir. Hükmü, davacı ile ... dışındaki davalılar temyiz etmiştir. 1-Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 06.01.1986 tarihli vasiyetnameden sonra aynı taşınmazın vekaleten 30.07.1991 tarihinde davalı ...’a satıldığı böylelikle kayıt malikinin vasiyetnameden döndüğü anlaşılmaktadır. Bu haliyle somut uyuşmazlıkta temliken tescil isteminde bulunan davacının iyiniyetli taraf olduğunu kabul etme olanağı bulunmamaktadır. Yapılan bu saptama gözetilerek davadaki ilk kademe istemin reddi doğrudur. Muhdesat belirtmesine ilişkin yasal dayanak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesidir. Gerçekten anılan hükme göre taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesine gösterilmesi mümkündür. Ne var ki; anılan kanunun 33. maddesi gereğince 19. maddeye dayanılarak muhdesat belirtmesi yapılması genel mahkemeden istenemez. Çünkü Kadastro Kanununun, genel mahkemelerde uygulanacak hükümleri arasına 19. madde alınmamıştır. Dolayısıyla mahkemenin muhdesat belirtme isteminin reddedilmiş olmasında da yasaya aykırılık yoktur. Davacının muhdesat tespitine ilişkin istemi ise bir tespit talebinden ibarettir. Tespit davasının dinlenebilmesi için davacının dava konusu hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının mahkemece hemen tespitinde hukuki bir yararı bulunması gerekir. Eğer bu tür bir hukuki yarar yoksa davacı isteğini tespit talebi olarak ileri süremez. Tespit istemli talep hukuki yararın varlığı aşamasında dile getirilebileceğinden mahkemece davacının tespit istemine ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi yerine bu istemin esası incelenerek davanın reddi açıklanan nedenle doğru olmamıştır. Karar sadece bu sebeple davacı yararına bozulmalıdır. 2-Davalılardan ... dışındakilerin temyizine gelince; Temliken tescil istemiyle açılan davalarda, dava değeri yapının oturduğu zemin değeriyle sınırlıdır. Esasen bu tür iddialarda binanın mülkiyeti çekişmeli olmadığından, avukatlık ücretinin zemin değeri belirlenerek nisbi tarifeye göre hesaplanması gerekir. Mahkemece bu yöntem bir yana bırakılarak avukatlık ücretinin maktu tayin ve takdiri de yanlıştır. Kararın açıklanan nedenle de ... dışındaki davalılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına, 2. bent uyarınca da davalılardan ... dışındaki davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.