11. Hukuk Dairesi 2023/689 E. , 2024/4266 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1715 Esas, 2022/1456 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/169 E., 2019/618 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ka…
**11. Hukuk Dairesi 2023/689 E. , 2024/4266 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1715 Esas, 2022/1456 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/169 E., 2019/618 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 30. sınıfta yer alan emtiaları kapsayacak şekilde 2016/17497 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından başvurunun ilânına "..." ibareli markalarına dayanılarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve müvekkiline ait 2014/03953 sayılı "..." ibareli marka ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle başvuru kapsamından "Çaylar, buzlu çaylar, sakızlar" mallarının çıkarıldığını, oysa dava konusu başvurunun, müvekkili markalarının ayırt edici unsuru olan "..." ibaresini içerecek şekilde oluşturulduğunu, markanın baskın unsurunun "..." kelimesi olduğunu, "SWISS" ibaresinin İngilizce’de İsviçre anlamına geldiğinden tescil edilemeyecek işaretlerden bulunduğunu ve ayırt ediciliğinin olmadığını, bu nedenle dava konusu marka ile müvekkili markalarının ayırt edilmeyecek derecede benzer bulunduğunu, tüketicilerin taraf markalarını ilişkilendireceğini ve davaya konu başvuruyu, müvekkilinin "..." ibareli markasının serisi olarak algılayacağını, YİDK’nın "..." markası ile "..." markasını benzer görmesine rağmen "..." markasını başvuru markası ile benzer görmemesinin çelişkili olduğunu, öte yandan taraf markalarının aynı sınıfları kapsadığını, markaların kullanılacağı malların da birebir aynı olduğunu, müvekkilinin ... esas unsurlu markasının tanınmış marka bulunduğunu, bu nedenle davalının ... markasının imajını haksız olarak kendine transfer edeceğini, markanın tanınmışlığından haksız olarak yararlanacağını, marka imajına zarar vereceğini ve ayırt edici karakterini zayıflatacağını, davalının kötü niyetli olduğunu iddia ederek YİDK'nın 2017-M-2211 sayılı kararının iptaline, tescili hâlinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaların benzer olmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2016/17497 sayılı "..." ibareli davalı ... başvurusu ile "..." ibareli davacı markalarının emtia listelerinin “30/01 Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. 30/03 Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. 30/08 Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. 30/10 Şekerlemeler, İsviçre menşeli çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.30/12 Dondurmalar, yenilebilir buzlar.” emtiası bakımından aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili mallardan oluştuğu, bu sebeple de markalar arasında iş bu mallar itibariyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu, ... ibareli davacı markasının tanınmış marka olduğu ve davalı ... başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2017-M-2211 sayılı kararının, "30/01- Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. 30/03-Pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. 30/08-Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. 30/10-Şekerlemeler, İsviçre menşeli çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. 30/12-Dondurmalar, yenilebilir buzlar." malları yönünden kısmen iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında, markalar arası benzerliğin ve 30. sınıfta yer alan bazı mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin kabul edildiğini, ancak aynı sınıfta yer alan bazı mallar yönünden karıştırılma ihtimalinin kabul edilmediğini, başvuru kapsamında kalan emtia ile müvekkili markalarının kapsamında yer alan malların aynı tür emtialar olduklarını, zira bu emtiaların benzer alıcı kitlesine sahip olup mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme, dağıtım kanallarının ortak olması şartlarını sağladığını, 30. sınıf malların özelliğinin değeri düşük, fazla zaman ayırmadan anlık kararla alınabilen, küçük yaştaki çocuklara hitap eden, bu nedenle kolayca markaların karıştırıldığı mallar olduğunu, bu sebeple davalı şirket marka başvurusunun tümden reddedilmemesinin yerinde olmadığını, markalar arası yüksek benzerlik bulunduğu hâllerde emtialar arası benzerliğin de buna göre değerlendirilmesinin gerektiğini, müvekkili markasının dondurma ürünlerinde tanınmışlığı ortada iken bunun kabul edilmemesinin isabetli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun, bütünü itibariyle bırakılan izlenim açısından dikkate alındığında, davacıya ait "..." ibareli itiraz markası ile bir benzerlik göstermediğini, bu marka yönünden iltibastan söz edilebilmesinin imkansız olduğunu, dava konusu “...” ibareli marka başvurusu bütünü itibariyle bırakılan izlenim açısından dikkate alındığında, davacıya ait “...” ibareli itiraz konusu marka ile kısmen benzerlik gösterse de, iltibas kapsamında olduğu düşünülen malların başvuru markasının kapsamından zaten çıkarıldığını, geriye kalan mallar yönünden ise bir benzerlik/iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığını, diğer bir deyişle başvuru kapsamında kalan malların, itiraz gerekçesi markanın kapsamında bulunan hizmetlerle aynı/benzer nitelikte bulunmadıklarını belirterek İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2014/03953 sayılı "..." ve 2011/25986 sayılı "..." ibareli markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, İsviçre menşeli çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Dondurmalar, yenilebilir buzlar." malları yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu ve bu ibarenin 30. sınıf mallar yönünden ayırt edicilik taşıdığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3439 E., 2020/1112 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, öte yandan yukarıda sayılan malların da davacının itirazına mesnet markalarla aynı/benzer olduğu, çünkü sayılan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan malların aynı tüketici kitlesine hitap eden, birbirine alternatif olan, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip bulunan, aynı mağazada ve aynı raflarda satışa sunulan, birbirlerini tamamlayıcı mallar bulundukları, dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporunda, emtia benzerliğine ilişkin yapılan değerlendirmelerin yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı, sayılan mallar dışında kalan mallar yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşulun oluşmadığı, davacı markalarının tanınmış olduğunun dosya kapsamında ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekili ile davalı TPMK vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ... davalı Kurumlara ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.