İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan 28/10/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin aleyhine davalı ... tarafından , İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün... Esas (yeni esas İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yo…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1423 KARAR NO : 2025/1854 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/07/2023 NUMARASI : 2021/623 E. - 2023/540 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan 28/10/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin aleyhine davalı ... tarafından , İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün... Esas (yeni esas İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu takip ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak iki adet senet üzerindeki imzaların, müvekkiline ait olmadığını, müvekkili hakkında başkaca birçok icra takipleri de başlatıldığını, müvekkilinin tehdit edilerek bu takiplere itiraz etmesinin engellendiğini, müvekkilinin ismi ve takliden, sahte imzası kullanılarak bir çok senedin piyasaya sürüldüğünü, senetleri kendi içlerinde birbirlerine ciro ettiklerini, müvekkilinin sahte imza ile aleyhine icra takipleri başlatıp tehdit eden ve içlerinde davaya konu takibi başlatan davalının ve işbu davaya konu senet üzerinde alacaklı görünen ...'ın da bulunduğu kişiler aleyhine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2014/18293 Soruşturma numaralı dosyasında iddianame düzenlenerek İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/368 E. Sayılı dosyası ile resmi belgede sahtecilik suçundan dava açıldığını ve halen devam ettiğini, bu nedenlerle ; davanın kabulü ile alacaklısı ... olan 15.11.2009 ödeme tarihli, 585.000,00 TL bedelli senet ve alacaklısı ... olan 7.11.2009 vade tarihli, 625.000,00 TL bedelli senetteki imzaların müvekkiline ait olmaması sebebi ile müvekkilinin işbu senetlerden borçlu olmadığının tespiti ile müvekkili açısından İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takibin iptaline, davalıların %20’de aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili tarafından sunulan 27/12/2021 tarihli cevap dilekçelerinde özetle; Davacının, davayı 10 yıllık süre içerisinde açmadığını, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının, müvekkili tarafından tehdit edilmek suretiyle sindirilmiş olduğunu ve takibe itiraz etmesine engel oldukları yönündeki beyanların doğru olmadığını, müvekkili tarafından 12-04-2014 tarihli Mali Suçlar Şube Müdürlüğü'ne hitaben, davacının 21.06.2013 tarihli şikayetine cevaben vermiş olduğu yazılı ifadesinde, belirttiği üzere müvekkilinin, ... ... ile 2014 yılından önceki tarihlerde, telefonla 20-30 kez görüştüğünü, davacının avukatı Av. ...'nun ofisinde 2 kez görüştüğünü, Etiler'de bulunan Günaydın Restoran'da 3-4 kez görüştüğünü beyan ettiğini, davacının, müvekkili aleyhine açtığı benzer davalarda da hiçbir somut delil göstermemesine rağmen yıllarca tehdit edildiğini ileri sürerek takriben 11 yıl sonra ancak dava ikame ederek imza inkarında bulunduğunu, davacının, satmayı vaat ettiği taşınmazlar için aldığı paralara karşılık senetler verdikten sonra, profesyonel imza inkarı yapmayı meslek haline getirdiğini, davacının, borçlarına mahsuben İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Suadiye Mahallesinde kain taşınmazı satış için İstanbul 28. Noterliği vasıtasıyla 12-05-2009 tarihinde 09506 yevmiye numarası ile düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlediğini, sözleşmeye istinaden satış gerçekleşecek iken, davacıdan kaynaklı sebeplerle satış gerçekleşemediğini, bu nedenlerden dolayı; davacının taraflarına tehdit altında olduğuna dair hiçbir somut delil gösteremediğini, vermeyi taahhüt ettiği taşınmazlar karşılığı senetler verip profesyonel imza inkarcılığı ile borçlarından kurtulmayı amaçladığını, işbu davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden ve senetteki imzaların ... ...'un eli ürünü olması nedeniyle esastan reddini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davacı tarafça açılan davanın reddine, Davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu raporunda, inceleme konusu senetlerdeki imzanın basit tersimli olduğu; karşılaştırma belgelerinde müvekkiline ait imzaların da basit tersimli olduğunun belirtildiğini, dava konusu senetlerde yer alan imza ile karşılaştırmaya tabi tutulan belgelerde yer alan imzalar arasında ''uygunluk'' ve ''benzerlikler'' bulunduğu belirtilerek dava konusu senetlerde yer alan imzanın ''kuvvetle muhtemel'' müvekkilin eli ürünü olduğu sonucuna varıldığını, imzaların, imza itirazında bulunan kişiye ait olup olmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek kesin ve net şekilde belirlenmesi gerektiğini, bu raporun denetime elverişli olmadığı gibi Yargıtay kararları uyarınca hükme esas alınamayacağının sabit olduğunu, rapora itirazları sonrasında dosyanın yeniden imza incelemesi yapılması için bilirkişiye verildiğini, alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, inceleme konusu yapılan senetlerden Alacaklısı A. ..., Borçlusu ... ... olan, 15.09.2009 düzenleme ve 16.01.2010 vade tarihli, 300.000 TL bedelli senet bakımından müvekkil tarafından İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/301 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını ve yargılamasının devam ettiğini, söz konusu senedin işbu davanın konusu olmadığını, davalı vekili ... tarafından dosyaya ibraz edilen 475.000 TL bedelli senedin ise müvekkili tarafından hiçbir zaman görülmediğini ve imzalanmadığını, dosya içerisinde mevcut 247.000 TL bedelli senedin de müvekkili tarafından imzalanmadığını ve bu senet içinde menfi tespit davası ikame edileceğini, yeniden bilirkişi raporu alındığını, 19.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda yine dava konusu olmayan 475.000 TL bedelli senet üzerinde inceleme yapıldığını, son olarak 22.06.2023 tarihli bilirkişi raporunun ibraz edildiğini, tüm raporların kopyala yapıştır yöntemiyle oluşturulduğunu, mahkeme tarafından rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, delillerinin tamamı toplanmadan alınan eksik ve hatalı bilirkişi raporu baz alınarak dosyada karar verildiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın Kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, açıla dava son derece iyi niyetten uzak ve yasal gerekçeden yoksun olduğunu, 11 yıl hareketsiz kalan davacı taraf, bin bir yasal güçlükle alınan satış sürecini kesintiye uğratmak maksadıyla davayı açtığını, düzenlenen ATK ve 12.06.2023 tarihli heyet raporları ile icraya konu senetlerin davacı tarafından imzalandığı hususu sübuta erdiğinden davanın haksızlığı ortaya çıktığını belirterek da acının istinaf isteminin reddi ile mahkemece verilen karanın onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili hakkında İstanbul 1. İcra Müdürlüğü’nün... Esas (yeni esas ...) sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe dayanak 7.11.2009 vadeli 625.000 TL ve 15.11.2009 vadeli 585.000 TL bedelli bu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin ismi ve taklit imzası kullanılarak birçok sahte senet düzenlendiğini, bu senetlerin davalı ... ve alacaklı görünen ... gibi kişilerce birbirlerine ciro edilerek piyasaya sürüldüğünü, müvekkilinin tehdit edilip bu takiplere itiraz etmesinin engellendiğini, bu nedenle söz konusu kişiler hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/368 E. sayılı dosyasında yargılama yapıldığını beyanla müvekkilinin bu senetlerden borçlu olmadığının tespitine takibin iptaline ve %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, usulden reddi gerektiğini, davacının tehdit edilerek susturulduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının 2009 yılında Kadıköy Suadiye’deki taşınmazını satış vaadi sözleşmesiyle teminat gösterdiğini, satış gerçekleşmeyince karşılık olarak senetler verdiğini, şimdi ise bu borçlardan kurtulmak için imza inkârında bulunduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.Dava konusu icra dosyası alacağının yarısı takip alacaklısı tarafından temlik alan ...'a temlik edildiğinden mahkemece temlik alan ... davalı sıfatıyla davaya dahil edilmiştir.Davalı alacaklı ...'ın 10.06.2025 vefat ettiği, veraset ilamı ve yasal mirasçılarından alınan vekaletname ibraz edilmiş olduğu görülmüştür. İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında ; alacaklı ... tarafından borçlular ... ..., ... aleyhine, 18.04.2009 düzenleme tarihli, 625.000,00-TL bedelli 07/11/2009 vadeli ve18.03.2009 düzenleme tarihli, 585.000,00-TL bedelli 15/11/2009 vadeli bonolardan kaynaklı toplam 1.210.000,00-TL asıl alacak, 42.070,97-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.252.070,97-TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı , takip dayanağı senetlerde borçlunun ... ..., lehtarın Ahmet ... olduğu, lehtar tarafından davalı ...'a ciro edildiği görülmektedir. İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/368 esas sayılı dosyasında ; müşteki ... ... tarafından şüpheliler ..., ...hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan ceza yargılaması sonucunda vefat ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği ve dosyanın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 10/01/2023 tarihli raporu'nda özetle; Raporun 15/09/2009 düzenleme tarihli, 24/12/2009 ödeme tarihli, 247.000 TL bedelli senette borçluya atfen atılı imzalar mukayese dışı tutularak yapılan incelemede; inceleme konusu senetlerde borçluya atfen atılı basit tersimli imzalar ile ... ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ... ...'un eli ürünü olduğu kanaati bildirilmiştir. Grafolog Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Karşılaştırma belgelerindeki davacı şirket yetkilisi ... ...'a ait imzaların kendi arasında yapılan incelemede, bu imzaların aynı şekilde tersim edilen birbirleriyle uyumlu imzalar oldukları saptandığını, imzaya; sola-aşağı doğru başlangıca yakın bölümünde zikzak gösteren bir çizgi ile başlatılmakta, sivri bir dönüşle sağa doğru gidilip tekrar sivri bir dönüşle sola-yukarı çıkıldıktan sonra künt bir dönüşle sağa-yukarı gidilip sağa yatık derin ve uzun 'm' şeklinde bir kısımdan sonra sola devamla tekrar sivri bir dönüş yapılıp sağa-yukarı doğru yay şeklinde bir çizgi ile imza sonlandırıldığını, inceleme konusunda 1 ve 2 noda belirtilen alacaklısı A. ..., borçlusu ... ... olan, 18.03.2009 düzenleme tarihli, 15.11.2009 ödeme tarihli, 585.000TL bedelli ve alacaklısı A. ..., borçlusu ... ... olan, 18.04.2009 düzenleme tarihli, 07.11.2009 ödeme tarihli, 625.000 TL bedelli bonolardaki ... ...'a atfen atılmış olan borçlu imzaları ile karşılaştırma belgelerindeki davacı ... ...'a ait imzalar arasında; başlatılış ve sonlandırılış özellikleri, tersim biçimi, genel hacim, kısımların oranları, genel doğrultu ve eğim, hız, işleklik ve baskı derecesi değişiklikleri bakımından önemli derecede uygunluk ve benzerlik mevcut olduğunu, inceleme konusunda alacaklısı A. ..., Borçlusu ... ... olan, 18.03.2009 düzenleme ve 15.11.2009 vade tarihli, 585.000 TL bedelli, alacaklısı A. ..., Borçlusu ... ... olan, 18.04.2009 düzenleme ve 07.11.2009 vade tarihli, 625.000 TL bedelli senetlerdeki ... ...”a atfen atılmış olan borçlu imzalarının, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan uygunluk ve benzerliklere nazaran davacı ... ...'un eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. İmza incelemesine esas heyet raporu, uzman bilirkişiler tarafından borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belge asıllarının mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle, senetlerdeki imzaların kaligrafik ve karakteristik özellikleri dikkate alınarak usulüne uygun yapıldığı, denetime elverişli ve yeterli olduğu , kesin kanaat bildiren teknik raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.Dosya kapsamına göre; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu iki adet bonoya dayalı takip yapıldığı, imza incelemesine ilişkin ATK raporunda imzaların kuvvetle muhtemel ... ...'un eli ürünü olduğu kanaati bildirildiği, bu rapor kesin kanaat içermediğinden bilirkişi heyetinden rapor alındığı ve rapora göre senetlerdeki keşidecisi olan davacı adına atılmış olan imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, önceki ATK raporu kesin kanaat içermediğinden mevcut raporlar arasında çelişki bulunmadığı, ayrıntılı inceleme içeren heyet raporu dikkate alındığında davalı alacaklı tarafından senetlerdeki imzanın borçluya ait olduğunun ispat edildiği bu nedenlerle menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarih ve 2021/623 E., 2023/540 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025