7. Hukuk Dairesi 2022/4149 E. , 2022/4988 K. "" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30/11/2015 tarihinde verilen dilekçeyle inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali, tescil ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/10/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafında…
**7. Hukuk Dairesi 2022/4149 E. , 2022/4988 K.** **"İçtihat Metni"** 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30/11/2015 tarihinde verilen dilekçeyle inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali, tescil ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/10/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. KARAR Davacı asil, dilekçesinde, Beyoğlu 26. Noterliği’nin 03.05.2004 tarih, 06518 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle dava konusu daireyi satın aldığını, 22.05.2007’de taşınmaz maliki tarafından davalıya arsa hissesi olarak devredildiğini, davacının davalı olan eşinde hiçbir vekaletinin ve imzasının olmadığını, kira bedelini davalının aldığını, tarafların arasındaki boşanma davasının devam ettiğini, evin tamamının çalışma hayatının ürünü olduğunu, satıştan itibaren 10 yıl geçmediğini, satışın geçersiz olduğunu, hakkı olan evi geri istediğini belirterek tapu kaydının iptaline, bu güne kadar alınan kira bedellerinin tarafına ödenmesine, davanın masraflarının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, müvekkilinin bebeği çok küçük olduğu ve lohusa olduğu dönemde evlenmeden önce satın aldığı ve bedelini ödediği taşınmazın tapuda devir işlemleri için Tapu Sicil Müdürlüğü'ne gidemediğini, davalının taşınmazı önce kendi adına tescil ettireceğini, davacının sağlığı düzeldiğinde de davacıya devredeceğini söyleyerek taşınmazı kendi adına tescil ettirdiğini, davacının eşine güvendiğini, taşınmazın ileride tapuda kendisine devredeceğine inandığını, taşınmazın gerçek maliki davacı iken, tarafların karı koca olması ve evliliğin güven ilişkisine dayanması nedeniyle tescil daha sonra davacıya devredilmek üzere önce davalı adına tescil edildiğini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının dava konusu taşınmazı arsa sahibi ...'tan satın aldığını, davacının taşınmaz maliki olmayan bir şahısla imzaladığı satış vaadi sözleşmesinin tapu iptaline dayanak teşkil etmeyeceğini, davacının tapu kaydının gerçeği yansıtmadığını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davacının iradesini sakatlayan bir durum olmadığını, müvekkilinin satış tarihinde rayiç bedeli ödeyerek taşınmazı satın aldığını, yolsuz tescil, hata, hile, ikrah unsurlarına dayalı bir fiil olmadığını belirterek davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.