23. Ceza Dairesi 2016/6872 E. , 2016/8435 K. "" ... şüpheliler hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/07/2014 tarihli ve 2014/98086 soruşturma, 2014/98567 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/11/2014 tarihli ve 2014/1954 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21.12.2015 gün ve 26787/84711 sayılı kanun yararına bozma talebine daya…
**23. Ceza Dairesi 2016/6872 E. , 2016/8435 K.** **"İçtihat Metni"** ... şüpheliler hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/07/2014 tarihli ve 2014/98086 soruşturma, 2014/98567 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/11/2014 tarihli ve 2014/1954 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21.12.2015 gün ve 26787/84711 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/01/2016 gün ve 2015/425777 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteminde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre müştekinin iddialarının teyidine yönelik hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: