Ceza Genel Kurulu 2018/486 E. , 2020/276 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 246-419 Sanık ... hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle Bandırma (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 04.06.2014 tarihli ve 232-453 sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Bandırma Ağır Ceza Mahkemesince 12.12.2014 tarih ve 246-41…
**Ceza Genel Kurulu 2018/486 E. , 2020/276 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 246-419 Sanık ... hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle Bandırma (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 04.06.2014 tarihli ve 232-453 sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Bandırma Ağır Ceza Mahkemesince 12.12.2014 tarih ve 246-419 sayı ile sanığın, nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-h, 150/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, sanık ile müdafisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 30.05.2018 tarih ve 8686-4211 sayı ile zorunlu müdafiye ödenen avukatlık ücretinin yargılama gideri olarak sanığa yükletilmesi yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 03.10.2018 tarih ve 58606 sayı ile; "...Sanığın, mağdur babası Hamit'ten tehditle gece zaman diliminde 20.00 TL istediği savı özellikle mağdurun annesi tanık ...'ün anlatımıyla sabit olmamıştır. Hafif bir tehlikeyle tehdit, yani şahsen ve malen büyük bir tehlike oluşturmayan tehditler yağma cürümünün oluşması bakımından yeterli değildir. Sanık mağduru 'malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle' TCK'nın 106/1 madde ve fıkrası bağlamında tehdit etmiştir. Mağdur kovuşturma evresinde, soruşturma evresinde kolluk görevlilerine yaptığı açıklamaların doğruluğu hakkında ısrarcı olmamıştır. Mağdur kovuşturma evresinde kolluk ifadesinden rücu etmiştir. Mağdur, sanık oğlu hakkındaki şikâyetinden de vazgeçmiştir. Mağdur ve sanık oğlu arasında sağlıklı bir baba oğul ilişkisinin de olmadığı anlaşılmaktadır. Mağdurun sanık oğlunu küçükken döverek burnunu kırdığı iddiası savunma tarafından sürekli olarak gündemde tutulmuş, mağdur aksini iddia etmemiş, susarak olayı kabullenmiştir. Süreçte toplanmış yazılı ve sözlü kanıtların bütünsel olarak incelenip, irdelenmesinde sanığın üzerine atılı gece zaman diliminde nitelikli yağma suçu kanıtlanamamıştır. Taraflar arasında bir husumet olduğu da gerçektir. Sanığın hukuksal durumunun TCK'nın 106/1. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, nitelikli yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi mevcut kanıt durumuna aykırı düşmektedir." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 17.10.2018 tarih ve 3261-6241 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI