Başvuru, idari soruşturma sürecinde usulüne uygun ifade alınmaması nedeniyle savunma hakkının; mahkemeden istenilen belgelere ulaşma imkânı sağlanmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, idari soruşturma sürecinde usulüne uygun ifade alınmaması nedeniyle savunma hakkının; mahkemeden istenilen belgelere ulaşma imkânı sağlanmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 17/7/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında (Komutanlık) astsubay olarak görev yapmakta iken ahlak dışı davranışlarda bulunduğuna ilişkin şikâyet üzerine hakkında idari tahkikat başlatılmıştır. Başvurucunun ve bazı personelin ifadeleri alınmıştır. Başvurucu, sorulan soruları ayrıntılı olarak yanıtlamış ve 23/11/2012 tarihli ifade tutanağını imzalamıştır. İdari soruşturma neticesinde düzenlenen raporda; başvurucunun bekâr arkadaşlarıyla ev tuttuğu, daha sonra arkadaşlarından O.Y.T.nin -eşiyle birlikte düğüne kadar üç ay kalmak üzere- bu eve taşındığı ve bu süreçte arkadaşının eşiyle gayriahlaki ilişki içinde bulunduğu, düğünden sonraki süreçte de bu ilişkilerinin devam ettiği, başvurucunun ifadelerinde de bu hususu teyit ettiği, bahse konu olayın ve davranışların Türk toplumunun gelenek ve göreneklerine uymayan, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeline yakışmayan ve TSK'nın itibarını sarsacak ahlak dışı hareketler olduğu tespiti yapılarak başvurucu ve O.Y.T. hakkında TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmesi teklif edilmiştir. Bu teklif doğrultusunda 18/1/2013 tarihli Millî Savunma Bakanlığının kararnamesiyle başvurucu hakkında 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun maddesi uyarınca TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmiştir. 14/2/2013 tarihinde başvurucunun TSK ile ilişiği kesilmiştir. Başvurucu 4/3/2013 tarihli dilekçe ile Komutanlıktan hakkındaki soruşturmayla ilgili evrakı bilgi edinme hakkı kapsamında istemiş, Komutanlık 29/3/2013 tarihli yazı ile talep edilen belgelerin fotokopilerinin hazırlanarak gönderildiğini belirtmiştir. Başvurucu,TSK'dan ayırma kararına karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) iptal davası açmıştır. Başvurucu; dava dilekçesinde TSK'dan ayrılmasını gerektirecek disiplinsizliğinin ve ahlaki zafiyetinin olmadığını, idari soruşturmanın sadece ifadelere dayandığını, iddiaların somut delille ispatlanmadığını, buna rağmen en ağır yaptırımın uygulandığını, idari soruşturmanın hukuka aykırı yürütüldüğünü ve yasal hakları hatırlatılmadan ifadesinin alındığını belirterek anılan idari işlemin iptalini istemiştir. Başvurucu 10/6/2013 tarihinde AYİM'e verdiği dilekçe ile idare tarafından gönderilen cevap dilekçesine ek gizli belgeler olduğunu tespit ettiğini, bu belgelerin incelemesine izin verilmesini istemiştir. AYİM Genel Sekreterliği 2/7/2013 tarihli yazı ile inceleme talebinin değerlendirildiğini ve uygun bulunmadığını belirtmiştir. Başvurucu 3/7/2013 tarihli dilekçe ile gizli belgeleri inceleme talebinin reddine dair karara itiraz etmiştir. İtiraz, AYİM Birinci Dairesince değerlendirilmiş ve 9/7/2013 tarihli kararla üçüncü kişilerin bilgileri karartılarak başvurucu vekiline gizli zarf içinde gönderilen belgelerin incelettirilmesine karar verilmiştir. AYİM Başsavcılığı 14/11/2013 tarihli görüşünde başvurucunun ahlaki yapısının ve yaşayışının TSK'nın itibarını sarsacak dereceye ulaştığını ve statüsü itibarıyla kamu görevlisi olma nitelik ve yeterliliğini kaybettiğini belirterek başvurucu hakkında ayırma işlemi tesis edilmesinin ölçülü ve hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığını ifade etmiştir. AYİM Birinci Dairesi 4/3/2014 tarihli kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir; "...davalı idarece 1602 sayılı AYİM Kanunu'n 52'nci maddesi kapsamında savunma ekinde gizlilik dereceli olarak gönderilen belgeler içerisinde yer alan ve disiplin hukuku çerçevesinde değerlendirilmek üzere idari tahkikat kapsamında alınmış olduğu ve bu şekilde tespit edilen ifadesi esnasında iradesinin fesada uğratıldığı, yanıltıldığı ya da ifadesinin hukuka aykırı bir şekilde veya yasak yöntem ve usullerle alınmış olduğuna dair dosya kapsamında herhangi somut bir bilgi ve belge bulunmadığı görülen davacı tarafından imzalanmış bulunan davacıya ait 2012 tarihli ifade tutanağı ile yine bu kapsamda alınmış olduğu anlaşılan [O.Y.T.]'ye ait 2012 tarihli davacının ifadesinde geçen olayları doğrulayan ve teyit eden beyanlara ve idari soruşturma raporuna nazaran; davacının 3 bekar astsubay arkadaşı ile birlikte kalmakta olduğu eve, ev arkadaşı [O.Y.T.]'nin nikah yapmasını müteakip eşini getirdiği ve düğün yaptığı tarihe kadar 3 ay (Mart-Mayıs 2012 arası) eşi ile bu evde kaldığı, bekar evinde kalan [O.Y.T.]'nin evli olduğu bayan ile [başvurucunun] aralarında samimiyet oluştuğu, telefonda karşılıklı birçok mesajlaşmalarının olduğu ve mesajlarda birbirlerine "aşkım" vs. şeklinde hitap ettikleri; [O.Y.T.]'nin Haziran 2012'de gemide görevli olduğu dönemde ... [başvurucunun] söz konusu bayanıailesinin yanına götürdüğü ve evleneceğim kız" diye tanıttığı; [O.Y.T.] ile evli olan bayanın 2012 tarihinde boşanma kararıyla evi terk ettiği ve davacının kaldığı evde kalmaya başladığı hususları hep birlikte gözönüne alındığında davacının söz konusu davranışlarının, TSK'nın itibarını sarsacak ahlak dışı hareketler kapsamında olduğu, bu mevcut durumu itibarı ile TSK'daki kamu hizmetini devam ettirmesine olanak kalmadığı, bu itibarla; tesis edilen ayırma işleminde idarece takdir yetkisinin objektif kıstaslara bağlı kalınarak, kamu yararı amacına yönelik olarak ölçülü bir şekilde kullanıldığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." Karar düzeltme talebi AYİM Birinci Dairesinin 17/6/2014 tarihli kararı ile kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek reddedilmiştir. 17/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. 28/12/1998 tarihli ve 23567 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin (Sicil Yönetmeliği) mülga maddesinin ilgili kısmı şöyledir:'' Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı Kuvvetlerde kalmaları, son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyen astsubaylar hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır:...e) Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması, ... '' 926 sayılı Kanun'un maddesinin olay tarihindeki ilgili kısmı şöyledir:"Kadrosuzluk, yetersizlik, disiplinsizlik, ahlaki durum ... ile aşağıda belirtilen esas ve şartlar dahilinde astsubaylar hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi yapılır." 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"... (Değişik dördüncü fıkra: 19/6/2010-6000/20 md.) Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler taraf ve vekillerine açıktır. Şu kadar ki; mahkeme tarafından getirtilen veya idarece gönderilen bilgi, belge ve dosyalardan, başka şahıs ve makamların özel bilgileri ile şeref, haysiyet ve güvenliğinin korunması veya idarenin soruşturma metotlarının gizli tutulması maksatlarıyla taraf ve vekillerine incelettirilmemesi kaydı konulanlar ile personelin özlük dosyasındaki dava konusu haricindekiler taraf ve vekillerine incelettirilemez. (Ek fıkra: 19/6/2010-6000/20 md.) Taraf ve vekillerine incelettirilemeyecek nitelikteki bilgi ve belgeler; bulundukları yer itibarıyla taraf ve vekillerine açık olan diğer evraktan ayrılamaz nitelikte iseler, taraf ve vekillerine incelettirilecek suretleri, ilgili bölümleri idare tarafından karartılarak ayrıca gönderilir. (Ek fıkra: 19/6/2010-6000/20 md.) Davacı taraf veya vekili, karartılan veya verilmeyen bilgi ve belgelerin savunmaya esas teşkil edecek unsurlar olduğu iddiası ile mahkemeye itiraz edebilir. Yapılan bu itiraz, mahkeme tarafından incelenerek haklı görülen hususlarda, mahkemenin belirleyeceği çerçevede daha önce karartılan veya verilmeyen bilgi ve belgeler karşı tarafa incelettirilebilir. (Ek fıkra: 19/6/2010-6000/20 md.) Bu hükümlere göre elde edilen ve gizlilik derecesine sahip bilgi ve belgeler, taraf ve vekillerince mahkeme haricinde, diğer bir maksatla kullanılamaz. Aksine davranışta bulunanlar hakkında ilgili kanun hükümleri saklıdır."