7. Hukuk Dairesi 2013/13447 E. , 2013/19774 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirind
**7. Hukuk Dairesi 2013/13447 E. , 2013/19774 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, asıl işveren ... tarafından gerçekleştirilen hizmet ihalesi kapsamında değişik alt işverenler bünyesinde ve en son davalı şirket bünyesinde 03/10/2002 tarihinden 03/11/2011 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, davacının son brüt ücretinin 904,60 TL olduğunu, emeklilik nedeniyle iş akdini feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı şirket vekili, öncelikle davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının şirketlerinde 01/01/2009 tarihi ile 03/11/2011 tarihleri arasında çalıştığını, kendi bünyelerinde çalıştığı döneme ilişkin tüm alacaklarının ödendiğini, davalı ... vekili, davacı ile aralarında herhangi bir iş akdi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, davacının 03/10/2002-03/11/2011 tarihleri arasında davalı işyerinde alt işverenlere bağlı olarak hizmet akdi ile çalıştığı, emeklilik nedeniyle iş akdini feshettiği gerekçesiyle 8.162,55 TL net kıdem tazminatının 563,28 TL'nin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen, bakiyesinin ise sadece davalı ... Bakanlığından tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6.maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Değinilen Yasanın 120. maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. İşyeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların istenmesi mümkün olmaz. Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasa'nın 14 ncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Somut olayda, davacının 03/10/2002-03/11/2011 tarihleri arasında davalı ...’nın temizlik işlerini yapan taşeronlarda giriş ve çıkış yapılmak suretiyle çalıştığı ve emekli olmak suretiyle ayrıldığı sabittir. Yaşlılık aylığı almak üzere işyerinden ayrılan davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağı yönündeki mahkeme kararı isabetlidir. Ancak, Dairemiz kararlarında kabul edildiği üzere, son alt işveren olan davalı Akdeniz Temizlik ve İlaçlama .... ve Dan.Tic.Ltd.Şti. işyerini devralan işveren olduğu ve davacının feshi bu işverenin yanında çalışırken gerçekleştiği için davalı şirketin tüm çalışma süresi gözetilerek hesaplanan kıdem tazminatından müteselsilen sorumlu olduğu açıktır. Bu nedenle, davalı şirketin, davacının şirketleri nezdinde geçen çalışma süresi ile sınırlı olarak sorumlu tutulması hatalıdır. O halde davacı ve davalı ... vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. 3-Davalı ... vekilinin temyizi yönünden ise, davacının dava dilekçesinde kıdem tazminatına 19/12/2011 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmasına rağmen, mahkemece, 03/11/2011 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi HUMK'nun 74. (6100 Sayılı HMK’nun 26.) maddesindeki taleple bağlılık ilkesine aykırı olup, hükmün talep aşımı nedeniyle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.