11. Hukuk Dairesi 2022/7111 E. , 2024/3239 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1951 Esas, 2022/2075 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/227 E., 2022/175 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tara…
**11. Hukuk Dairesi 2022/7111 E. , 2024/3239 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1951 Esas, 2022/2075 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/227 E., 2022/175 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yaklaşık 5 yıldır kozmetik sektöründe kendi markasını oluşturduğunu, markanın İtalya'da faaliyet gösterdiğini, davacının davaya konu marka ismiyle birden çok ödül aldığını, söz konusu markanın davacının aynı zamanda ticaret unvanı olarak da kullanıldığını, markanın 2018 yılında davacı adına tescillendiğini, davacı adına tescilli marka ile davaya konu ve davalı adına tescilli marka arasında açıkça iltibas bulunduğunu, taraf markaları arasında görsel, biçimsel, sesçil ve anlamsal benzerlikler olduğunu, davacı müvekkiline ait marka ile davalının hükümsüzlüğe konu markası arasında herhangi bir fark bulunmadığını, uyuşmazlıkta ayrıca kötü niyetli tescilin söz konusu olduğunu, markanın yaratılmış marka olması, herkesin aklına gelmesinin ticari hayatın olağan akışı ile bağdaşmaması hallerinde kötü niyetin varlığının kabulü gerektiğini, davalının dava konusu markayı kendi adına tescil ettirmesinde kötü niyetli olduğunu, My Lamination markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, davalı eylemlerinin tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile 2019/97830 sayılı davalıya ait markanın müvekkiline ait olduğunun tespitine, tescilinin iptaline, hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP