11. Hukuk Dairesi 2009/6271 E. , 2010/13163 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/641-2008/674 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2009/6271 E. , 2010/13163 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/641-2008/674 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle müvekkilinden para aldıklarını, istenmesine rağmen paranın ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK mevzuatını ihlal ettiklerini, durumun soruşturmalarla sabit olduğunu, davalı şirketle ortaklık ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek, müvekkiline hisse senedi satılamayacağının, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 50.000 DM karşılığı 488.28,37 YTL’den şimdilik 6.500,00 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketlerden hiçbirinde ortaklığı bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketlere husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ortak olsaydı dahi davalı ... ve diğer yöneticiler aleyhine ortaklık payı iadesi davası açılamayacağını, husumet yöneltilemeyeceğini, TTK’nun 329. ve 405. maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketlerin tasfiye halinde olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketlerde hissedar olmadığı, davalı şirketlere husumet düşmeyeceği, davacı ortak olsaydı dahi TTK’nun 405/2 nci maddesi uyarınca hisse sahibi kişilerin şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı yöneticilerin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalıların davacı iradesini fesada uğratan eyleminden söz edilmediği, anılan davalılara da husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.