Başvurucu, idari para cezası verilmesine karşı yaptığı itirazın dosya üzerinden karara bağlandığını, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması yönündeki taleplerinin karşılanmadığını, idarenin cevabının kendisine tebliğ edilmediğini, Mahkeme kararlarının yeterli gerekçe içermediğini belirterek, adil yargılanma hakkının, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri ile gerekçeli karar hakkını da içerecek biçimde ihlal edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılanma talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, idari para cezası verilmesine karşı yaptığı itirazın dosya üzerinden karara bağlandığını, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması yönündeki taleplerinin karşılanmadığını, idarenin cevabının kendisine tebliğ edilmediğini, Mahkeme kararlarının yeterli gerekçe içermediğini belirterek, adil yargılanma hakkının, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri ile gerekçeli karar hakkını da içerecek biçimde ihlal edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılanma talebinde bulunmuştur. Başvuru, 4/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 14/10/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 12/12/2014 tarihinde edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığı tarafından 11/2/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunulan görüş, başvurucuya 23/2/2015 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını 25/2/2015 tarihlerinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. A. Olaylar Başvuru dilekçesi ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Altınova Belediye Başkanlığınca, başvurucunun sahibi olduğu tersanedeki iki adet boya deposunun kaçak yapı olduğu gerekçesiyle mühürlendiğine ilişkin 22/4/2013 tarihli yapı durdurma tutanağı hazırlanmıştır. Belediye Başkanlığının 24/4/2013 tarihli kararıyla da söz konusu kaçak yapılar (boya deposu/hangar) nedeniyle, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun ile 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun maddelerine göre, başvurucuya 276,80 TL idari para cezası uygulamıştır. Başvurucu 9/7/2013 tarihinde, söz konusu yapıların (sundurma) onaylı yerleşme planında yer aldıkları ve boya holleri olarak adlandırıldıkları, her halükarda 3194 sayılı Kanun’un maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ayrı bir yapı ruhsatı gerektirmedikleri gerekçesiyle para cezasına itiraz etmiştir. Başvurucu itirazını, sunmuş olduğu evrak ile yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesine dayandırmıştır. Yalova Sulh Ceza Mahkemesi, başvurucunun itirazına karşı ilgili idarenin yazılı görüşünü almıştır. İdarenin görüşünün başvurucuya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Sulh Ceza Mahkemesi, 6/9/2013 tarihli ve 2013/678 Değişik İş sayılı kararı ile başvurucunun itirazını reddetmiştir. Mahkeme kararının ilgili bölümleri aşağıdaki gibidir:“İtiraz eden itiraz dilekçesinde özetle ve sonuç olarak: kendisi hakkında haksız şekilde uygulanmış bulunan idari yaptırım kararının hukuka uygun olmadığı iddiası ile kaldırılmasını talep etmiştir.İdari yaptırımı uygulamış olan idare birimine itiraz dilekçesi tebliğ edilmiş, itiraza konu olan tüm kayıt, tutanak ve evrak örneği ilgili kurumdan getirilerek dosya içerisine konulmuştur.İdari yaptırımı uygulamış olan idare birimi cevap yazısında özetle ve sonuç olarak: İtiraz eden hakkında verilmiş bulunan idari yaptırım kararının hukuka uygun olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.Dosya kapsamına göre: İtiraz edenin itiraz dilekçesi ve ekleri, idari yaptırım kararını uygulayan idari birimin cevap yazası ve ekleri, idari yaptırıma ilişkin düzenlenen tutanak, kayıt ve evrak örnekleri, dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; itiraz eden hakkında verilmiş bulunan idari yaptırım kararında herhangi bir hukuka aykırılık durumu tespit edilememiş olması nedeniyle yerinde görülmeyen itiraz başvurusunun reddi yönünde karar vermek gerekmiştir.” Başvurucu, uyuşmazlık konusunun karara bağlanabilmesi için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken, sadece davalı Belediye tarafından sunulan evraka bakarak ve dosya üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, söz konusu sundurmaların “boya deposu” veya “hangar” şeklinde nitelendirilemeyeceği, onaylı yerleşim planında mevcut oldukları ve boya holü olarak belirtildikleri, idarenin denetiminden birkaç gün sonra da söküldükleri ve sundurmaların 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca ayrı bir yapı ruhsatı gerektirmediği gerekçesiyle karara itiraz etmiştir. Başvurucu, resen bulunacak nedenlerin de gözetilmesini talep etmiştir. Yalova Asliye Ceza Mahkemesi 25/10/2013 tarihli ve 2013/345 Değişik İş sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında ve hâkimin takdirinde usul ve kanuna bir aykırılık bulunmadığını ve başvurucunun itirazının hukuki dayanaktan uzak olduğunu belirterek itirazı reddetmiştir. Nihaî karar, başvurucuya 7/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 4/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 3194 sayılı Kanun’un “Yapı ruhsatiyesi” kenar başlıklı maddesinin (1) – (3) numaralı fıkraları şöyledir“Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz.Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir.” 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Başvuru yolu” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:“(1) İdari para cezası … ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. ...” 5326 sayılı Kanun’un “Başvurunun incelenmesi” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:“(1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda; a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine, b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu idari yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine, c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin bulunmaması halinde başvurunun usulden kabulüne, Karar verilir. ... (3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap verir. Başvuru konusu idari yaptırıma ilişkin işlem dosyasının tamamının bir örneği, cevap dilekçesi ile birlikte mahkemeye verilir. Mahkeme, işlem dosyasının aslını da ilgili kamu kurum ve kuruluşundan isteyebilir. Cevap dilekçesi, idari yaptırım kararına karşı başvuruda bulunan kişi sayısından bir fazla nüsha olarak verilir. (4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re'sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir. Dinleme için belirlenen günle tebligatın yapılacağı gün arasında en az bir haftalık zaman olmasına dikkat edilir. Dinleme sırasında taraflar veya avukatları hazır bulunur. Mazeretsiz olarak hazır bulunmama, yokluklarında karar verilmesine engel değildir. Bu husus, tebligat yazısında açıkça belirtilir. (5) Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklığa, bilirkişi incelemesine ve keşfe ilişkin hükümleri, bu başvuru ile ilgili olarak da uygulanır.” 5326 sayılı Kanun’un “İtiraz yolu” kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde yapılır.(2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir.” 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Keşifte, tanık veya bilirkişinin dinlenmesinde bulunabilecekler” kenar başlıklı maddesinin (1) ve (4) numaralı fıkraları şöyledir: “(1) Keşif yapılması sırasında şüpheli, sanık, mağdur ve bunların müdafii ve vekili hazır bulunabilirler.…4) Bu işlerde hazır bulunmaya hakkı olanlar, işin geri bırakılmasına neden olmamak koşuluyla, işlerin yapılması gününden önce haberdar edilirler.”