12. Ceza Dairesi 2013/3923 E. , 2013/25527 K. Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1-2-a-b, 22/3, 62, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen …
**12. Ceza Dairesi 2013/3923 E. , 2013/25527 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1-2-a-b, 22/3, 62, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafinin kusur kabulüne yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanıklardan ...'in yetkili temsilcisi ve sorumlusu olduğu, ...'ın ise makina mühendisi ve şirket müdürü olarak çalıştığı ... Filtre San. Ltd. Şti. isimli işyerinde katılanın 15.02.2007 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı, katılan işçiye iş güvenliği eğitimi ile iş güvenliği talimatlarının verildiğine ilişkin 19.02.2007 tarihli tutanaklarda katılanın imzasının bulunduğu, 2007 yılının Mayıs ayında katılanın metal filtre kutusu yapımında kullanılan pres makinasında çalışmaya başladığı, çift kontrol kollu olması gereken pres makinasının olay zamanı tek kontrol kolunun olduğu, olay günü bu makina ile çalışan katılanın sol eli ile bu kolu kontrol ederken dikkatsizliği neticesi sağ elini çalışmakta olan prese doğru uzattığı, sağ el 2.parmağının pres altında sıkıştığı ve katılanın bu parmağını kaybettiği, dosya kapsamında bulunan 25.06.2009 tarihli bilirkişi raporu ile 29.10.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporundan ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, katılan işçiye yeterince iş güvenliği eğitimi vermeyen, kazanın yaşandığı pres makinasına ikinci kontrol kolunu yaptırmayan sanıkların asli kusurlu oldukları, katılan işçinin de dikkatsiz ve tedbirsiz çalışarak sağlığını tehlikeye atması nedeni ile tali kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Olaya kusurlu davranışları ile sebebiyet veren sanıkların, katılanın yaralanmasına taksirli davranışları ile neden oldukları anlaşılmıştır. Her ne kadar hükümde sanıkların katılanın yaralanmasına bilinçli taksir ile neden oldukları kabul edilmiş ise de, olay öncesi sanıkların istemedikleri yaralanma neticesini dikkatsizlikleri ve özensizlikleri neticesi öngöremedikleri, dolayısıyla katılanın yaralanmasına bilinçsiz taksirleri ile neden oldukları anlaşılmıştır. 5237 sayılı TCK'nın 89/5. maddesi gereğince bilinçli taksirle işlenen taksirle yaralama suçları hariç, taksirle yaralama suçlarının şikayete ve şikayetin TCK'nın 73/1.maddesi gereğince 6 aylık hak düşürücü süreye tabii olduğu, bu sürenin fiil ve failin kim olduğunun bilinmesi veya öğrenilmesinden itibaren başlayacağı, Mayıs 2007 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan katılanın 17/02/2009 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek şikayetçi olması karşısında, TCK' nın 73/1-2. maddesinde öngörülen sürenin geçtiği ve soruşturma koşulunun gerçekleşmediği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de; 1-TCK'nun 61/2.maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin temel cezanın tayininden sonra uygulanması yerine,nitelikli haline göre yapılan artırımdan sonra uygulanması, 2-Sanık hakkında hesaplanan adli para cezasını taksitlendirmede uygulanan TCK.'nın 52/4.maddelerinin hükümde gösterilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13/11/2013 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Muhalefet Şerhi: CMK'nın 158/6. maddesi hükmü nazara alınarak yargılamaya devamla verilen hükmün bilinçli taksirin oluşmadığı görüşüyle bozulması yerine şikayet yokluğu nedeniyle düşme öneren çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum.