İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine, İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/218 KARAR NO: 2026/355 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 09/12/2025 NUMARASI:2025/1116 Esas (Derdest) DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine, İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkili ... şirketinin ortağı olarak sözlemeyi sınırlı kefil olarak imzaladığını ve kefaletinin 600.000,00 TL ile sınırlı olarak kararlaştırıldığını, davalı taraf daha sonra asıl borçlu olan şirketin Konkordato ilan etmesinden sonra müvekkili aleyhine tüm borç üzerinden icra takibi başlatıldığını ve tüm ısrarlarımıza rağmen davalı şirketin tüm borç üzerinden müvekkili aleyhine icrai işlemlere devam ettiğini ve hali hazır da dosya kapak hesabının 2.481.364,96 TL olarak devam ettiğini, müvekkilinin 600.000,00 TL ile sınırlı sorumlu iken davalı yanın yaklaşık 2 milyon TL alacak tutarını müvekkilinden haksız bir şekilde tahsil etme amacı güttüğünü belirterek davalı varlık şirketinin müvekkilinden haksız bir şekilde tahsilat yapmaya çalıştığını, müvekkilinin, Genel Kredi Sözleşmesindeki sınırlı sorumluluğu olan 600.000,00 TL dışındaki borç olan 1.881.364,96 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, dosyaya konu alacağın kredi sözleşmesinden kaynaklı bir alacak olduğundan ve müvekkilinin kredi sözleşmesinde sınırlı sorumluluğu olduğundan müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlara uğrama ihtimaline binaen fazla talep edilen 1.881.364,96 TL yönünden dosyanın öncelikle teminatsız olarak mahkememiz aksi kanaatte ise belirlenecek teminat oranında durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 09.12.2025 tarihli ara karar ile "... davacı ile davalı arasında ticari ilişki olup olmadığının ancak yargılama ile belli olacağından istemde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden, yaklaşık ispata yönelik delil olmadığından ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 600.000,00 TL ile sınırlı sorumlu iken davalı yan, yaklaşık 2 milyon TL alacak tutarını müvekkilinden haksız bir şekilde tahsil etme amacı güttüğünü, dosyaya konu alacak kredi sözleşmesinden kaynaklı bir alacak olduğundan ve müvekkilinin kredi sözleşmesinde de sınırlı sorumluluğu olduğundan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlara uğramasına sebebiyet vereceğini, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2025/1116 E. Sayılı dosya üzerinden 09.12.2025 tarihinde verilmiş olan ihtiyati tedbir talebinin reddine kararının kaldırılarak müvekkilinin telafisi imkansız zararlar ile karşı karşıya kalmaması adına tedbir taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Talep; derdest İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve bu ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden az olmamak kaydıyla göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.6100 Sayılı HMK'nın 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.İİK 72. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden, geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklığının yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut olayda davacı tarafça asıl borçlunun konkordato ilan etmesinden sonra tüm borç üzerinden icra takibi başlatıldığı ve kefalet miktarından daha fazla bir talepte bulunulduğu iddia edilerek kefalet miktarı dışındaki borç yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ve İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına yönelik takibin durdurulması talep edilmiş ise de İİK 72/3 maddesinin 1. cümlesinin amir hükmü gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez. Bu hali ile ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yaklaşık ispata yönelik delil olmadığından ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026