T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/311 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/418 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/12/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/535 E - 2025/771 K DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 03/04/2026 YAZILDIĞI…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/311 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/418 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/12/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/535 E - 2025/771 K DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 03/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tıbbi malzeme satışı yapan müvekkili şirketin bayisi olan davalının 05/02/2016 tarihli 17.820,00 TL bedelli fatura bedelini ihtarnameye rağmen ödemediğini, cevabi ihtarnamesinde faturaya konu ürünleri aldığını ve bedelini ödediğini savunduğunu, ancak daha sonra bu ikrarından dönerek faturaya konu ürünlerin kendilerine hiç gönderilmediği ve buna ilişkin bir sipariş bulunmadığı savunmasını ileri sürdüğünü, müvekkilinin fatura nedeniyle alacaklı olduğunu, ayrıca mülkiyeti müvekkiline ait olan kullanım ödüncü sözleşmesi çerçevesinde davalıya verilen 3 adet yüksek osteotomi setinden 1 adedinin davalı tarafından iade edilmesine rağmen geride kalan 2 setin iadesinin yapılmadığını belirterek fatura bedeli 17.820,00 TL'nin davalıdan tahsiline, setlerin müvekkile aynen iade edilmesine, aynen iade edilmediği takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ticari ilişki kapsamında davacıdan alınan ve bedeli ödenmeyen hiçbir malzeme bulunmadığını, davaya konu faturanın kargo vasıtasıyla müvekkile gönderildiğini ancak faturaya konu ürünler için daha önce fatura kesilerek bedelinin ödenmesi nedeniyle itiraz edildiğini, davacının aradan yaklaşık 3 ay geçtikten sonra ihtarname ile fatura bedelini kötüniyetli olarak talep ettiğini, iadesi talep edilen 2 adet yüksek osteotomi setinin müvekkile sarf malzemesi satabilmesi için konsinye olarak bedelsiz verildiğini, bu setler olmadan sarf malzemelerinin tek başına bir işe yaramayacağını ve kullanılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece 15/12/2020 Tarih, 2016/666 Esas, 2020/726 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 12/07/2023 Tarih 2021/594 Esas, 2023/1063 Karar sayılı ilamı ile eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, kaldırma kararı gereğince taraflardan açıklama istendiği ve bilirkişi raporları alındığı, ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının mükerrer fatura savunmasını ispat edemediği, iadesi talep edilen tıbbi yüksek osteotomi seti yönünden her nekadar bu mallar davacı tarafından davalıya satışı yapılan sarf malzemeleri ile birlikte kullanılabilecek nitelikte ise de mülkiyetinin davacıya ait olduğu, bu nedenle iade talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının faturaya konu malları müvekkiline teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, teslime yönelik sevk irsaliyesi sunulmadığını, tek başına fatura düzenlenmesinin ve faturaya itiraz edilmemesinin malların teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini, kargo gönderilerinin içeriğinin belirsiz olması nedeniyle teslimi ispata elverişli olmadığını, faturanın müvekkilinin usulüne uygun tutulan defterlerinde kayıtlı olmadığını, dava konusu faturanın sehven davacı tarafından gönderildiği düşünülerek iade edildiğini, davacının 3 ay sonra ihtarname ile fatura bedelini talep ettiğini, faturaya konu malların peyder pey gönderilerek zaten faturalandırıldığını ve bedelinin ödendiğini, peyder pey gönderilen mallara ilişkin birçok fatura düzenlendiğini, faturaya konu 11 adet fikstatörün tek seferde gönderilmesinin amacına ve ticari akışa aykırı olduğunu, bu malların hasta başına istenilen ürünler olduğunu, iadesi talep edilen setlerin sarf malzemeleri ile birlikte kullanılan ve tek başına ekonomik fayda sağladığını, davacı tarafından satışı yapılan sarf malzemeleri ile birlikte kullanılabilecek nitelikte olduğunu, bu setler olmadan sarf malzemelerinin kullanılamayacağını, raporun hatalı ve eksik olduğunu savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının fatura nedeniyle alacaklı olup olmadığı, mülkiyeti davacıya ait olup davalıda bulunan setlerin iadesinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, alacak ve mal iadesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dairemizin kaldırma kararında; "Davacı, 05/02/2016 tarihli 17.820,00 TL bedelli mal satımına ilişkin fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ve ödünç sözleşmesi ile davalıya verilen setlerin iadesi gerektiğini ileri sürerek alacak ve mal iadesi talebinde bulunmuş, davalı ise faturaya konu malların daha önce faturalandırılarak bedelinin ödendiğini, mükerrer faturalandırma yapıldığını, iadesi talep edilen malların konsinye olarak bedelsiz verildiğini savunmuştur. Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre dava konusu olan 05/02/2016 tarihli 17.820,00 TL bedelli fatura ve iadesi talep edilen setlerle ilgili düzenlenen 25/03/2016 tarihli 21.600,00 TL bedelli faturadan kaynaklı toplam 39.420,00 TL davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda ise, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, mal alım satım işleminin bulunmadığı, sadece 2015 yılından devreden gelen 3.321,00 TL borcun 30/05/2016 tarihinde ödendiğine ilişkin kaydın bulunduğu, bu borcun ödenmesinden sonra davalı defterlerinde davacı ile ilgili hiçbir ticari harekete rastlanılmadığı tespit edilmiştir. Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre, davalı faturaya konu malları teslim aldığını ancak mükerrer fatura düzenlendiğini savunduğuna göre ispat yükü davalı üzerinde olup davalının savunmasını somutlaştırarak dava konusu faturalar nedeniyle mükerrer olduğu iddia edilen faturalarla ilgili ayrıntılı beyanda bulunması sağlandıktan sonra dava konusu faturaya konu mallar için mükerrer fatura düzenlenip düzenlenmediği tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçelerine yer verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında davalı tarafından 12/12/2023 tarihli beyan dilekçesi sunularak mükerrer fatura savunmasına konu fatura bilgileri tek tek beyan edilmiş, dosya kapsamında bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki/ bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle Dairemiz kaldırma kararı uyarınca davalı tarafından yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı tarafından mükerrer fatura iddiası ile mülkiyeti davacıya ait olan dava konusu malların konsinye ve bedelsiz olarak davalıya verildiği yönündeki iddianın ispat edilememesine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.692,78 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.960,78 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 03/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."