11. Hukuk Dairesi 2013/10315 E. , 2013/15496 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2011 gün ve 2011/359-2011/76 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.03.2013 gün ve 2012/4310-2013/3892 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya
**11. Hukuk Dairesi 2013/10315 E. , 2013/15496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2011 gün ve 2011/359-2011/76 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.03.2013 gün ve 2012/4310-2013/3892 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ...Şubesi'nde döviz hesabı açtırdığını, rahatsızlığı nedeniyle banka şubesine gidememesinden dolayı tüm işlemleri yazılı talimatlar ile gerçekleştirdiğini, davalı bankanın işlemden önce arayarak müvekkilinden telefon teyidi aldığını, müvekkilinin böylece bankaya gidemese dahi hesaplarını kontrol edebildiğini, davalının sözleşmeden doğan yükümlüğünü yerine getirmeden, gerekli özen ve dikkati göstermeden sahte imzalı talimatlar ile hesabından para ödemesi yaptığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 USD'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen davada ise 15.504 USD'nin temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışının olmaması nedeniyle kusurunun bulunmadığını, davacının 3 yıl boyunca hesabını kontrol etmeyerek zararının doğmasına neden olduğunu, talimatlardaki imzaların iğfal kabiliyeti bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda tarafların olayda % 50 ve eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile toplam 12.752 USD'nin işlem tarihlerinden itibaren 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 04.03.2013 günlü ilamıyla onanmıştır. Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.