13. Hukuk Dairesi 2016/29824 E. , 2018/10904 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı ... vekili avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü …
**13. Hukuk Dairesi 2016/29824 E. , 2018/10904 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı ... vekili avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalının eczacı olduğunu, eczaneye ait aylık 3000 faturanın işlem gördüğünün saptanması üzerine detaylı inceleme başlatıldığını, yapılan incelemeler sonunda ... eczanesi işlemlerinde reçeteler üzerinde tahrifat yapıldığı, sahte ilaç reçetesi düzenlendiği, hastaların hiç doktora gitmemesine rağmen ve hastalardan habersiz karnelerine ilaç reçetesi düzenlettirilerek satış yapılmış gibi kurumdan parasının alındığı, hasta reçetelerine ilave ilaç ismi yazılarak haksız olarak bedelinin kurumdan tahsil edilmek sureti ile kurumun zarara uğratıldığının saptandığını, şu anda resmi belgesi olan 25.000,00 TL'lik zararın saptanmış olduğunu, tahmini zararın ise 500.000,00 TL civarında olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kesinleşen 25.000,00 TL'lik zararın, zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslah ile talebini 529.109,61 TL.ye yükseltmiştir. Davalı, ceza davasında beraat ettiğini, mahkemenin beraat kararı ile bağlı olduğunu, ceza davanın bekletici mesele yapılmasının gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile, 25.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 15/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 282.027,95 TL asıl alacak ile 228.081,66TL faiz alacağının ise ıslah tarihi olan 14/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Davacı, davalı eczanenin usulsüz işlemleri nedeniyle kurumu zarara uğrattığını ileri sürerek kurum zararının tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davanın reddini dilemiş, mahkemece, bilirkişi raporu, kurum müfettiş teftiş raporu dikkate alınarak davacı kurumun davalının işlettiği eczanelerdeki usulsuzlükler nedeniyle zararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davacı kurumun suç duyurusu üzerine davacı hakkında "Resmi Belgede Sahtecilik" suçundan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/296 Esas sayılı dosyasına dava açıldığı ve mahkemece davalı hakkında beraat kararı verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi tarafından hükmün bozularak yerel mahkemesine gönderildiği ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi (6098 sayılı BK.nun 74. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı değil ise de mahkumiyet kararı ve tespit edilen maddi olgularla bağlıdır. Bu nedenle açılmış bir ceza davası var ise ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekir. Mahkemece, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosyası beklenerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, ceza davası sonucu beklenmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1.630,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.