4. Hukuk Dairesi 2011/7333 E. , 2012/16310 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACI-BİRLEŞEN DAVA DAVACISI : ... vekili Avukat ... DAVALI-BİRLEŞEN DAVA DAVALILARI : 1-... vekili Avukat ... 2- ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. 3-... ... mirasçısı 4-... - ... mirasçıları 5-... 6- ... 7- ... vekili Avukat ... 8-... vekili Avukat ... -... mirasçıları 9-... 10-... 11-... 12-... 13-... -... mirasçıları 14-... 15-... Davacı-birleşen dava davacısı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı-bir
**4. Hukuk Dairesi 2011/7333 E. , 2012/16310 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACI-BİRLEŞEN DAVA DAVACISI : ... vekili Avukat ... DAVALI-BİRLEŞEN DAVA DAVALILARI : 1-... vekili Avukat ... 2- ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. 3-... ... mirasçısı 4-... - ... mirasçıları 5-... 6- ... 7- ... vekili Avukat ... 8-... vekili Avukat ... -... mirasçıları 9-... 10-... 11-... 12-... 13-... -... mirasçıları 14-... 15-... Davacı-birleşen dava davacısı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı-birleşen dava davalıları ... vdl. aleyhine 27/04/2004 gününde verilen dilekçe ile deprem nedeniyle ölümlerden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılardan ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve davalılardan ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.'nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a) Dava, 17/08/1999 günü meydana gelen depremde, yüklenici, ortakları, mühendis ve imal işlerinden sorumlu davalıların yaptığı binanın yıkılması nedeni ile desteklerin ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davacı ve davalılardan ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, yaşadıkları evin deprem nedeniyle yıkılması sonucunda yakınlarının hayatlarını kaybettiğini belirterek, asıl dosyada; destekten yoksun kalma, cenaze giderleri, yıkılan ev ve içindeki eşyaların bedelinden oluşan maddi tazminat ile manevi tazminat, birleşen dosyada ise; ev ve eşya zararından oluşan maddi tazminat taleplerinde bulunmuştur. -/- -2- 2011/7333-2012/16310 Davalılar, sorumlu olmadıklarını, yapının yıkım tarihi ile inşaa tarihi arasında 30 seneyi aşkın süre geçtiğini, zamanaşımı sürelerinin dolduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı ... İnşaat Ticaret Ltd. Şti, ... ve ... mirasçıları aleyhine açılan destekten yoksun kalma, cenaze giderleri ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı tarafından, ...'in mirasçısı olarak ev ve hasarlanmış eşya zararının tazmini talep edilmiş ise de; dayanak veraset ilamının iptal edilmesi nedeniyle davacının mirasçılık sıfatı kalmadığından bu konudaki talepler ile şirket ortakları aleyhine açılan davanın husumet, ıslah ile arttırılan bölümün zamanaşımı, davalı ... aleyhine açılan davanın ise sorumlu bulunmaması gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir. Yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 176. maddesinde "Taraflardan her biri yapmış olduğu usul işlemlerinin bir kısmını ya da tamamını ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilirler." Aynı Kanunun 177 maddesinde; "tahkikatın sona ermesine kadar ıslah yapılabilir." biçiminde düzenleme yapılmıştır. Dava dilekçesinde belirtilen dava konusunun (müddeabihin) ıslah yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğindedir. Yasada ayrıca düzenlenmiş olması ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ek dava niteliğinde kabul edilemez. Bu nedenle asıl davaya karşı ileri sürülebilecek zamanaşımı defi, ıslah edilen kısma karşı ileri sürülemez. Davacı süresi içinde tazminat davasını açtığından ve sadece miktar yönünden davasını ıslah ettiğinden ıslah ile artırılan bölümün süresinde olduğunun kabulü gerekir. Islah edilen bölümün zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle red edilmesi doğru bulunmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. b) Mahkemece, inşaatın teknik sorumlusu ...,... ve ... yetkilileri hakkında dava açılmadığından bahisle maddi tazminattan 5/24 oranında indirim yapılmıştır. Borçlar Yasası'nın 50. ve 51 maddelerinde düzenlenmiş bulunan teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açmaları ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna ilişkin olup zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir. Dayanışmalı sorumluluk kuralına göre olayda kusurlu olanların her biri zararın oluşmasına birleşen veya bağımsız davranışları ile katkıda bulunduklarından meydana gelen zararın tamamından, zarar görene karşı dayanışmalı olarak sorumludurlar. Dayanışmalı sorumlulukta zarar görenin dilediği sorumluya başvurma hakkı vardır. Dilerse sorumlulardan birine, dilerse hepsine veya bir kısmına karşı dava açabilir. Dayanışmalı sorumlulukta kural olarak borçlulardan her biri borcun tamamından sorumludurlar. Şu durumda, sadece davacıların kusuru oranında tazminata karar verilmesi doğru bulunmamış, mahkemece dava dışı sorumluların kusurları oranında indirim yapılması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3) Davalı ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti 'nin diğer temyiz itirazına gelince; Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli -/- -3- 2011/7333-2012/16310 olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın oluşumu, olayın meydana geldiği tarih ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarları çok fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a,b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davacı yararına, yukarıda (3) sayılı bentte gösterilen nedenle davalı ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, davacı ve davalı ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.'nin öteki temyiz itirazlarının ilk bentte belirtilen nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 07/11/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, 2/a bendinde yazılı bozma nedenine katılmıyorum.07/11/2012 ..