17. Hukuk Dairesi 2006/3416 E., 2006/5346 K. 17. Hukuk Dairesi 2006/3416 E., 2006/5346 K. - KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ - ZİLYETLİKLE İKTİSAP- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 12 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 17 ] "" Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayana…
17. Hukuk Dairesi 2006/3416 E., 2006/5346 K. **17. Hukuk Dairesi 2006/3416 E., 2006/5346 K.** **- KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ - ZİLYETLİKLE İKTİSAP**- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 12 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 17 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel kadastro sonucu davalı Hazine adına oluşan tapu kaydının iptal ve tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu 149 ada 53 parselin davacı Mehmet adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, taşınmazın davacının dayanağını teşkil eden ve 15 nolu parsele revizyon gören 02.12.1949 tarih 19 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı ve aynı zamanda zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğime ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Kadastro sırasında taşınmaz İsmail'in işgalinde olmakla beraber taşlık çalılık yerlerden olduğundan söz edilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Dava dilekçesindeki ileri sürülüşe, tespit nedenine ve savunmaya göre uyuşmazlık, taşınmazın dayanılan tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, kalmaması halinde davacı yararına zilyetliğe dayalı taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Tapu kaydının sınırları doğusu Ali tarlası, batısı kahveci Hasan veresesi, kuzeyi ve güneyi dere okumakta olup miktarı 1 hektar yani 10 dönümdür. Orijinal paftasından çıkarılan haritasında görüldüğü üzere taşınmaza doğrudan sınır teşkil eden dere bulunmamaktadır. Dere, her yerde rastlanabilen doğal sınırlardan olması karşısında tapu kaydında yazılı olup özel isimle anılmayan dere'den bilirkişi krokisinde 15 ve 53 nolu parsellerin güneyinden ve de 30 nolu parselin içerisinden geçen derenin kastedilip kastedilmediği de anlaşılmamaktadır. Bu durumda tapu kaydının taşınmaza uygunluğunun kabulü için doğu sınırında okunan Aii ile batı sınırında okunan kahveci Hasan yerlerinin arazi üzerinde belirlenmeleri zorunludur. Eylemli durumdan ve krokisinden de görüldüğü üzere taşınmazın güney ve batı sınırları Hazine adına tespit edilen çalılık alanlarla, kuzeyi kısmen Devlet ormanı ve yine Hazine adına tespiti yapılan 30 nolu parselle çevrili bulunmaktadır. 15 nolu parselin doğusundaki 72 nolu parselin de Çalılık niteliğiyle Hazine adına tespit edildiği ve ondan sonra da ormanlık alanın geldiği görülmektedir. Yerel bilirkişi Ali yerini göstermemiş ve fakat halen eşinin kullandığı bir yer olduğunu, kahveci Hasan yerinin ise Hazine adına tespit edilen 14 nolu parsel içerisinde kaldığını bildirmekle yetinmiştir. 14 ve 72 nolu parsellerin 1990 tarihinde Hazine adına yapılan tespitleri itiraza uğramaksızın kesinleşmiştir.