7. Hukuk Dairesi 2013/10399 E. , 2013/16381 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı …
**7. Hukuk Dairesi 2013/10399 E. , 2013/16381 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacının 25.08.2005 tarihinde davalı iş yerinde inşaat mühendisi olarak çalışmaya başladığını, en son ücretinin aylık 1.500,00 TL olduğunu, iş akdinin 31.08.2009 tarihinde davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini, 2008 yılı Ağustos ayından iş akdinin feshedildiği tarihe kadar aylık ücretinin ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ve ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının 01.07.2008-31.08.2009 tarihleri arasında asgari ücret ile çalıştığını, kendi isteğiyle istifa ederek işten ayrıldığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, yıllık izinlerini kullandığını ve işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında iş akdinin hangi tarafça feshedildiği dolayısıyla davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda; davacı iş akdinin davalı işverence haksız feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise davacının istifa ederek iş akdine son verdiğini savunmuştur. Davacı tanığı, iş yerinde ücretlerin gecikmeli ödendiğini, firma adına davacıya kredi çektirildiğini bir iki taksit ödendikten sonra kalan taksitlerin ödenmediğini, davacının da bu nedenle ve ücretlerini düzenli ve vaktinde alamaması sebebiyle işten ayrıldığını,davalı tanıkları ise aylık ücretlerin 1-2 ay gecikmeli ödendiğini ve davacının da bu nedenle işten kendisinin ayrıldığını beyan etmiştir. Mahkemece davalı işverenin istifa dilekçesi veya devamsızlık tutanağı ibraz etmediği, SGK kayıtlarında işten ayrılış nedeninin hizmet akdinin işveren tarafından haklı bir sebep bildirilmeksizin fesih olarak yazıldığı,delil durumuna göre davacının iş akdine davalı işverenin haksız ve bildirimsiz şekilde son verildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı alacağına hükmedilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 II (e) bendine göre işveren tarafından işçinin ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesi işçiye derhal haklı nedenle fesih hakkı verir. Dosyadaki yazı ve deliller ile dinlenen tanık beyanlarından iş akdinin davacı tarafından ücretinin ödenmemesi nedeniyle feshedildiği anlaşılmaktadır.