11. Ceza Dairesi 2021/5677 E. , 2024/6130 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/616 E. 2016/394 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayıl…
**11. Ceza Dairesi 2021/5677 E. , 2024/6130 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/616 E. 2016/394 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 18.05.2016 tarihli ve 2014/616 Esas 2016/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına, 2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 269 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Suç tarihinde kolluk görevlilerince 41 GK ... plaka sayılı araçta hakkında İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/184 sayılı kararıyla yakalama emri bulunan ve ayrıca İstanbul ili Pendik İlçesinde bir silahla yaralama eylemine karışmış olan sanık ...'nin bulunduğu bilgisi üzerine aracın durdurularak sanıktan kimlik ibrazı istendiğinde sanığın ilk olarak; ... adına düzenlenmiş sahte ehliyeti ibraz ederek kimlik bilgilerini de bu şekilde beyan ettiği; ancak henüz adli bir işlem yapılmadan ve soruşturma başlamadan samimi ikrarda bulunarak gerçek kimlik bilgilerini beyan ettiği ve ehliyetin sahte olduğunu bildirmesi şeklindeki eylemleri ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. Sanık aşamalarda eylemlerini oluşa göre ikrar etmiştir. 3.Sanıktan ele geçirilen sürücü belgesi üzerinde yapılan inceleme neticesi düzenlenen 17.10.2014 tarihli kriminal uzmanlık raporuna göre; sürücü belgesinin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatma niteliğine haiz olduğu tespit edilmiştir. 4.Mahkeme tarafından tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; sanığın Emniyet kontrolünde talep üzerine üzerinde bulunan ...'ye ait düzenlenmiş sahte sürücü belgesini hakkında bulunan yakalama kararlarının infazını ve hakkında cezai soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendisine aitmiş gibi polis memurlarına ibraz etmek suretiyle sahte resmi belgeyi kullanmak ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira suçlarını işlediği kanaatiyle ve sahte sürücü belgesini ibraz ettikten az sonra gerçek durumu polislere izah ederek ... hakkında soruşturma başlamaksızın iftirasından döndüğü kabulü ile hakkında 5237 sayılı Kanun'un 269 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık indirimi yapılarak temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1 .Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,mahkeme tarafından yapılan gözlemde davaya konu belgenin aldatıcılık niteliği olduğunun tespit edildiği, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık hakkında Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerekir. Somut olayda; başka bir olay nedeniyle aranan sanığın kolluk görevlilerince yakalandığında ... adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesini ibraz ettiği ancak kolluk güçlerinin sanığı tanımaları nedeniyle tutanağın gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlenip tüm soruşturma işlemlerinin buna göre yapıldığının anlaşılması karşısında; atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 18.05.2016 tarihli ve 2014/616 Esas 2016/394 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 18.05.2016 tarihli ve 2014/616 Esas 2016/394 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.