12. Ceza Dairesi 2020/4408 E. , 2025/1130 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/25 E., 2015/231 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat- Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilm
**12. Ceza Dairesi 2020/4408 E. , 2025/1130 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/25 E., 2015/231 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat- Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1.maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesine göre beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca "Onama-Bozma" kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kazanın sanık ...'ın yanlış ayırıcıyı açmasından kaynaklandığına, raporların hatalı olduğuna, yazılı forma talep etmeden TEDAŞ yetkililerinin telefon ile hukuksuz şekilde kaza mahalline elektrik vermekte aceleci davrandığına, sanığın kusurlu olmadığına, tayin edilen cezaya, paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına, cezaların şahsiliği prensibinin dikkate alınmadığına, mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kusur tespitine, sanığın kusurlu olmadığına, sanığın bahse konu ayırıcıyı sanık ...'ın tarifi üzerine açtığına, sanık ...'ın yanlış tarifi yüzünden sanığın yanlış ayırıcıyı açtığına, şirket yetkililerinin esasen sorumlu olduğuna zira sanığın kişisel koruyucu donanım kullanılması hususunda sorumluluğu bulunmadığına, tayin edilen cezaya, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. C. Sanık ...'in temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. D. O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; "...Sanık ...'nun ... Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. Firmasında iş güvenliği uzmanı olarak görev yaptığı, Şeyda MUTLU'nun C sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olduğu, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 9. Maddesine göre 26/12/2012 tarih ve 28509 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği'nin ekli listesine göre kaza olayının meydana geldiği iş kolunun çok tehlikeli sınıfta yer aldığı, çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerinde çalışacak iş güvenliği uzmanının A sınıfı iş güvenliği uzmanı olması gerektiği, bu sebeple savcılık aşamasındaki ve mahkeme aşamasındaki bilirkişi raporlarında C sınıfı iş güvenliği uzmanı olan Şeyda MUTLU'nun çok tehlikeli işler sınıfında iş güvenliği uzmanı olarak görev yapamayacağı belirtilerek kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmış ise de; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na tebliğ çıkarma yetkisinin verildiği, 14/07/2013 tarihinde resmi gazetede yayınlanan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın Çok Tehlikeli İşlerde Görevlendirilebilecek (c) Sınıfı İş Güvenliği Uzmanları Hakkında Tebliğ'inde C sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Çevre Mühendislerinin Çok Tehlikeli İş Sınıfında yer olan elektrik işlerinde görevlendirilebileceği hususunun yer aldığı, Şeyda MUTLU'nun çalıştığı firma tarafından 04/03/2013 tarihinde Tufanbeyli ... T.M. E.İ. Hattında iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirildiği ve kazanın meydana geldiği tarihte de fiilen söz konusu firmada iş güvenliği uzmanı olarak çalıştığı, mezkur tebliğin 26/12/2013 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı, dosyamıza konu ölüm olayının ise 22/11/2013 tarihinde meydana geldiği, dolayısıyla ölüm tarihinde sanık ... MULTU'nun Çok Tehlikeli işlerde iş güvenliği uzmanı olarak çalışabileceği ve kendisine kusur yüklenilebileceği; ... Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. Firmasında şantiye şefi olan ...'in kusurlu bulunarak mahkum edilmesine rağmen aynı firmada iş güvenliği uzmanı olarak çalışan sanık ...'nun yukarıda açıklanan hükümlere rağmen beraatine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı..." gerekçelerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ...'un ... Enerji Tic. ve San. A.Ş. isimli firmanın çalışanı olduğu ve olay günü çalıştığı firma ile Enerjisa Enerji Üretim A.Ş ile yapılan sözleşme gereği 350 KV 3B 1272 MCM, 112 kilometre Tufanbeyli ... TM Enerji iletim hattı projesi kapsamında 22/11/2013 günü Tufanbeyli ilçesi, ... köyü ve ... köylerinde yapılan çalışma sırasında çalışma kapsamında Toros Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine ait elektrik nakil hattı tellerini indirip ... Enerji İnş. Firmasına ait yüksek gerilim hatlarının elektrik direklerini bağlanacağı, daha sonra yeniden indirilen TEDAŞ a ait elektrik nakil hatlarının tekrar bağlanacağı ve buna ilişkin işlemlerin yapılacağı iş ile ilgili olarak Tufanbeyli TEDAŞ yetkilileri ile görüşmek üzere ... Elektrik firmasının ekip sorumlusu sanık ...'ın geldiği TEDAŞ şefi olarak görev yapan sanık ... ile görüştüğü, yapılan görüşmede sanık ...'ın Tufanbeyli ilçesi ... grubuna verilen elektrik enerjisinin kesilmesi gerektiğini söylediği, bu konuda tarafların yapılacak iş konusunda birbirini bilgilendirerek sözlü olarak anlaştıkları, olay günü de sanık ...'in de çalışanı olan tanık ...'a söz konusu yere verilen elektrik enerjisinin kesilmesi talimatını verdiği bunun üzerine ölen ...'un sanık ... ve tanık ... ile ... köyü civarına gelip çalışmaya başladıkları, çalışmaları bitirdikten sonra ... köyü konutgelmez mevkine geldikleri burada TEDAŞ'a ait elektrik nakil hattı tellerini indirdikleri ve kendi firmalarına ait yüksek gerilim hattı tellerini direklere bağladıkları akabinde havanın kararmaya yüz tutması nedeniyle o günkü işlerine son vererek indirmiş oldukları TEDAŞ'a ait elektrik akımı kesili vaziyette bulanan elektrik nakil hattı tellerini ağaç direklere bağlamaya hazırlandıkları bu esnada TEDAŞ da ekip şefi olarak görev yapan hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşen sanık ...'ün sanık ...'in talimatı ile sanık ...'ı arayarak ... grubuna enerji verileceğini söz konusu çalışmaların bitip bitmediğini sorduğu, sanık ...'ın ise 15-20 dklık bir işlerinin kaldığını söylediği, sanık ...'ün ise işlerin bittiğinde TEDAŞ'ı arayarak santralde telefona bakan görevliye bilgi vermesi gerektiğini söyleyerek telefonu kapattığı bu görüşmeden sonra sanık ...'ın sanık ...' yi aradığı ve bulundukları mevkide bulunan TEDAŞ'a ait seksoniyeri (ayırıcıyı) açmasını ... bölgesine elektrik verilmesini söylediği sanık ...'nin de yanına tanık ...'ü alarak bulundukları yerin biraz uzağında bulunan seksoniyeri açtığı ve sanık ...'ı arayarak söylemiş olduğu işi yaptığını belirttiği akabinde sanık ...'ın TEDAŞ veri operatörü olarak çalışan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşen sanık ... ile görüşerek ... grubuna enerji verilebileceğini hattın müsait olduğunu ancak ...'ta 15 dklık bir çalışmalarının kaldığını bura haricinde Enerji vermelerinde bir sakınca olmadığını söylediği, bunun üzerine sanık ...'ın sanık ...'ü arayarak enerjinin verileceği kök binasına geçmelerini sanık ...'la işinin bittiğini kendisinin de görüşerek akabinde enerji vermeleri talimatını verdiği ...'ünde ...'ı arayacağını söylediği bu sırada sanık ...'ın ...'ın kendisini arayacağını söylediği sanık ...'ün bunun üzerine ekibi ile birlikte kök binasına geldiği ve binaya geldiği konusunda sanık ...'ı aradığı, ...'nin ise ...'ı aradığı, ...'ın ...'ye söz konusu yere enerji verilebileceğini söylediği bunun üzerine sanık ...'nin sanık ...'ü arayarak enerjiyi verebileceklerini söylediği ve sanık ...'ünde enerjiyi verdiği, maktul ... ile birlikte sanık ... ve tanık ...'ün bu sırada TEDAŞ a ait elektrik nakil hatlarını ağaç direğe bağladıkları, ...'un ağaç elektrik direğinin tepesinde bağlama işini ifa ettiği sırada 3 adet elektrik nakil hattı telinin ilk ikisini bağlayıp 3 üncüsünü bağladığı esnada, söz konusu tellere elektrik enerjisinin verilmesi üzerine elektrik akımına kapılarak düşmesi sonucu öldüğü olayda; soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda, TEDAŞ firmasının Tufanbeyli İşletme Şefi olan sanık ...'in, üçüncü şahıslara ait ölüme sebep olan enerji kesme sırasında enerji kesme ve verme formu gibi bir tutanak hazırlamaması ayrıca iletim hattı çekilmesi işini fiilen yapmakta olan ... firmasında söz konusu çalışma ile ilgili kimin yetkili olduğu konusunda herhangi bir yazı almadan şifai olarak gelen talep konusunda işlem yapması, firma adına işlem yapması gerekli olan kişi ile iletişim kurmayıp başka kişi ile iletişim kurması nedeniyle asli kusurlu olduğu, yargılama aşamasında keşfe dayalı alınan bilirkişi raporunda ise sanığın yazılı olmayan sözlü ve telefon görüşmeli yetki araştırması yapmadan enerji kesme ve açma talimatı vermek suretiyle görevi ihmal yaptığı ve kazaya sebebiyet verdiği bu nedenle tali kusurlu olduğunun belirtildiği, sanık ... için soruşturma aşamasında alınan raporunda ve yargılama aşamasında alınan raporda da; sanığın ... firmasının ekip sorumlusu olduğu, kazanın meydana geldiği gün TEDAŞ işletme şefliğine giderek yetkililerle konuştuğu, akşam üstü TEDAŞ yetkililerinin sanığı arayarak işin bitip bitmediğini sorduğu, bunun üzerine sanığın telefon ile diğer sanık ...'yi aradığı ve enerji akışını keserek kendisine haber vermesini istediği, sanık ...'ın telefon geldikten sonra TEDAŞ yetkilisi ...'ı aradığı, ...'ın enerji vermelerinin sakıncası olmadığını söylediğini, oysa ki bölgeyi tanımadıkları için hat başı ayırıcısı açılması gerekiyor ise bu işi kendi çalışanlarının değil de sorumlu elektrik dağıtım şirketinin yetkili çalışanlarının yapması gerektiği halde kendisinin sorumluluk alarak hat başı ayırıcısı açıldı diye enerji isteyerek kazanın oluşmasında kusurlu davrandığı, bu hali ile sanığın asli kusurlu olduğunun belirlendiği; sanık ... Hele yönünden soruşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporunda olay sırasında ekip sorumlusu olarak görev yaptığı, çalışma yapacakları hattın enerjisi kesildikten sonra her iki tarafına topraklama işlemi yaptırmadan çalışmasına ve çalışanların kişisel koruyucu kullanmadan çalışmalarına müsade ederek kusurlu davrandığı, ekip sorumlusu görevini tam olarak yerine getirmediği, bu hali ile tali kusurlu olduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise ... 'ın yine aynı gerekçelerle ve ayrıca yanlış ayırıcıyı açarak ve emniyet yönetmeliğine aykırı kısa devre topraklamasını yapmayarak ölüme sebebiyet vermesi nedeniyle asli kusurlu olduğunun belirlendiği; sanık ... yönünden ise, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ve keşfe dayalı düzenlenen bilirkişi heyet raporunda belirtildiği üzere kusursuz olduğu kabul edilmiş, Mahkemece sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1.maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesine göre beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, sanığın mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçe gösterilerek verilen beraat kararının mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ... ve ...'in mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede; Mahkemece sanıklar hakkında tayin edilen cezalara yönelik kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede tayin edilen cezalara yönelik bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, TCK'nın 50/4. maddesi hükmü uyarınca taksirli suçlardan dolayı hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olduğu; dosya içeriğine göre; haklarında takdiri indirim uygulanan, sabıkası bulunmayan ve lehe hükümlerin uygulanması yönünde talepte bulunan sanıklar hakkında, ''...Sanığa bu suç için verilen sonuç ceza TCY'nın 49/2 maddesinde belirtilen kısa süreli hapis cezası olmadığından yasal olanak bulunmaması nedeniyle cezanın TCY'nın 50/1 maddesi uyarınca adli para cezasına ve diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına..." şeklindeki taksirli suçlarda geçerli olmayan yasal olmayan gerekçeler ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.