7. Ceza Dairesi 2021/2268 E. , 2024/626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/646 E., 2016/432 K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma A. Sanık ...'in Temyiz İstemine Yönelik Sanığın yokluğunda verilen ve 05.05.2016 tarihinde, bizzat kendisine, usulüne uygun olarak tebliğ olunan karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayı
**7. Ceza Dairesi 2021/2268 E. , 2024/626 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/646 E., 2016/432 K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma A. Sanık ...'in Temyiz İstemine Yönelik Sanığın yokluğunda verilen ve 05.05.2016 tarihinde, bizzat kendisine, usulüne uygun olarak tebliğ olunan karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.10.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, süresinde olmayan temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan Vekili ile Sanık ...'nin Temyiz İstemlerine Yönelik Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların her ikisi hakkında verilen cezaların artırılması gerektiğine, sanık ...'nin hapis cezasının ertelenmesinin yerinde olmadığına ilişkindir. B. Sanık ...'nin Temyiz İstemi Mağdur durumda olduğuna ve hakkında verilen cezasının kaldırılmasına karar verilmesini istediğine ilişkindir. II. GEREKÇE Güvenlik güçlerince yapılan istihbarî çalışmalar neticesinde, Ankara-Kazan yolu üzerinde bulunan madenî yağ satış noktalarında yapılan kontroller esnasında, sanık ...'in sahibi olduğu tabelası bulunmayan iş yerinin önünde, diğer sanık ...'ın sürücüsü olduğu kamyonun yakıt deposuna, basit hunili düzenek vasıtasıyla yakıt dolumu yapıldığının görülmesi üzerine, iş yerinde her biri 13 kg.'lık tenekeler içerisinde toplam 84 adet "HG Oil" ibareli madenî yağ tenekesinin ele geçirildiği anlaşılmış olup, sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun)3 üncü maddesinin onikinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Ele geçirilen madeni yağlar hakkında dosya arasında kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasının bulunmadığı, bilirkişi raporuna göre gümrüklenmiş yağların değerinin 4.520,95 TL olarak tespit edildiği görülmüştür. TÜBİTAK-MAM raporuna göre, ele geçen ürünlerin sınıf 1 ve sınıf 2 için tanımlanan grup, baz yağların fiziksel ve kimyasal özellikleri ile uyumlu olduğu belirlenmiştir. Sanık ... kovuşturma aşamasındaki savunmasında, sanık ...'ın iş yerine gelerek kendisinden yağ istediğini, iki teneke yağ verdiğini, dolum yapmasını istemesi üzerine yasak olduğunu kendisine söylediğini ancak ısrar edince iki teneke yağı doldurduğunu beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında kovuşturma aşamasındaki talimat yoluyla alınan 17.12.2015 tarihli beyanında 50,00 TL'lik akaryakıt aldığını, bu akaryakıtın yasak olduğunu bilmediğini beyan etmesine karşın, 12.01.2016 tarihli beyanında ise, enjektörün temizlenmesi için yağ katkı maddesini depoya koymak için geldiğini, iki teneke yağı alıp depoya koyarken görevlilerin geldiğini ifade etmiştir. Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup katılan vekili ile sanık ...'nin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğunun bozmayı gerektirmesi, 2.Ele geçen gümrük kaçağı eşyalar hakkında Gümrük İdaresi'ne KEMT varakası düzenlettirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken doğrudan aynı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ...'in Temyiz İstemine Yönelik Sanığın yokluğunda verilen ve 05.05.2016 tarihinde, bizzat kendisine, usulüne uygun olarak tebliğ olunan karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.10.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Vekili ile Sanık ...'nin Temyiz İstemlerine Yönelik Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.01.2024 tarihinde karar verildi.