11. Hukuk Dairesi 2010/9307 E. , 2010/10551 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.07.2008 gün ve 2007/379 - 2008/276 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.03.2010 gün ve 2008/12008 - 2010/3175 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine d
**11. Hukuk Dairesi 2010/9307 E. , 2010/10551 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.07.2008 gün ve 2007/379 - 2008/276 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.03.2010 gün ve 2008/12008 - 2010/3175 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalının sorumluluğunda bulunan rögarın aşırı yağan yağmur nedeniyle tıkanması sonucu taşan suların müvekkili tarafından sel ve su basması rizikolarına karşı teminat altına alınan işyerine dolduğunu, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 10.030 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sigortalı binanın atık su tesisatının suyun geri gelmesine engel olucu şekilde yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, sigortalı işyerinde atıksu tesisatının geri tepmeyi engelleyici şekilde yapılmadığı, bu nedenle davalıya atfedilecek kusurun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.03.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur. Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.