11. Hukuk Dairesi 2010/4850 E. , 2011/17676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2009 tarih ve 2004/710-2009/703 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/4850 E. , 2011/17676 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2009 tarih ve 2004/710-2009/703 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı sigortanın acenteliğini yapmakta iken sözleşmenin haksız olarak 14/02/1995 tarihinde feshedildiğini, haksız feshin ve fesihten önce düzenledikleri poliçelere fesihten sonra ek olarak düzenlenen zeyilnameler nedeniyle doğan komisyon alacaklarının mahkeme kararlarıyla hüküm altına alındığını, Toprakkale-İskenderun karayolu inşaatına ilişkin sigorta poliçesinin eki olan 54 nolu, Kürtün Barajı inşaatına ilişkin sigorta poliçesi eki olan 96 nolu zeyilnamelerden sonra düzenlenen zeyilnamelerden dolayı rejistro kayıtlarına geçiş tarihi itibariyle komisyon ve faiz alacaklarının doğduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL alacağın, 01/06/2009 tarihli ıslah dilekçesiyle 28.706,95 komisyon, 43.287,95 TL faiz alacağının asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle tahsilini talep ve dava etmiş, ilk talep edilen 1.000 TL’nin 900 TL kısmının asıl alacak, 100 TL kısmının faiz olduğunu bildirmiştir. Davalı vekili, 2002 ve 2003 yıllarına ait zeyilnameler bakımından zamanaşımının dolduğunu, fesihten sonra komisyon alacakları için açılan davada istenebileceği belirtilen muhik tazminatın ödendiğini, temerrüde düşürülmediklerinden faiz talebinin yerinde bulunmadığını, iki sigortaya ilişkin yeni poliçeler düzenlenerek zeyilnamelerin Nurol Sigorta Aracılık Ltd. Şti. portföyünden kesildiğini ve komisyonların da bu şirkete ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, BK’nun 125. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, Ankara mahkemelerinde açılan önceki davalarda dava konusu zeyilnamelerden önceki zeyilnamelere ilişkin komisyon ve faiz alacağına hükmedildiği, dava konusu zeyilnamelere ilişkin davacının alacağı olduğu gerekçesiyle 28.706,95 komisyon, 43.287,95 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline, komisyon alacağının 900 TL kısmına dava tarihinden, bakiyesine ıslah tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Dairemizin 2001/2565 E. 2001/438 K. sayılı ve 17.05.2001 tarihli ilamında yazılı nedenlere ve TTK'nun 134/1. maddesi hükmüne göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere dava konusu alacak 5 yıllık zamanaşımına tabi olup, davalı tarafta gerek davaya cevabında ve gerekse de ıslah talebine karşı beyanında zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Hükme dayanak yapılan 30.09.2009 tarihli ek bilirkişi raporundan ise hükmedilen alacaklar içinde 16.06.1999 tarihinden başlayarak değişik tarihlerde muaccel olan alacak kalemlerinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece her bir alacak ve faizi için zamanaşımı def'inin dava ve ıslah tarihi nazara alınarak değerlendirme yapılması ve buna göre bir hüküm kurulması gerekirken soyut ve genel bir değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.